İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sine Kritikler
  3. Sinekritik: Kaptan Harlock ( Space Pirate Captain Harlock )

Sinekritik: Kaptan Harlock ( Space Pirate Captain Harlock )


kaptan harlockBu yazıyı Japonya’dan yazıyorum! Eylül ayında Japon sinemalarında gösterime giren Kaptan Harlock maalesef ülkemizde 21 Mart 2014’de gösterime girecek. Ama ben sizler için teeeeee Japonya’ya gittim, filmi izledim ve bu yazıyı yazıyorum. (Yaptığım yanlışı kamufle ediyorum) ” Amerikanların dünyayı kurtarmasından daha kötü bir şey varsa oda Japonların dünyayı kurtarmasıdır. ” derler ya genelde; işte sinemasal açıdan söylenen bu cümle ne kadar doğru tartışılır: fakat, özellikle teknoloji konusunda bir dev haline gelen Japonya’nın artık sinemaya yönelmesi gerektiğini düşünenlerden biriydim. İşte bu filmde o yönelimin belki de başlangıcı: Bütçesi yaklaşık 30 milyon dolar olan Kaptan Harlock, Hollywood yapımlarına denk CGI ve sanal kamera teknolojilerinin kullanıldığı yapım aynı zamanda Saint Seiya’nın 2013’de gösterime giren filmi ile birlikte Toei’nin tarihindeki en pahalı proje olacak. İlk olarak 2011 yılında bir Anime fuarında süpriz şekilde gösterilen basına kapalı Trailer’iyle açığa çıkan projenin vizyon tarihi defalarca ileriye atılmıştı. Gundam Unicorn’un yazarı Fukui Harutoshi (Aimless Aegis, Sengoku Jietai, C Blossom: Case 729) tarafından yazılan bu yeni Harlock filminin yönetmenliğini Shinji Aramaki (Appleseed, Halo Legends, Starship Troopers: Invasion, Megazone 23, Madox 01, Viper’s Creed) üstleniyor. Demek o ki 70’lerdeki klasik sezonu ve bağlantılı diğer yapımları izlemek için hala zamanınız var. (Özellikle filmlerin bazılarının rötarlı Blu Ray çıkışlarını düşünürsek) Klasikleri seven ve tür ayırt etmeyen gerçek Anime hayranlarının zaten ıskalamayacakları bu yapımları 3D filmin gelişi ziyadesiyle diğer bütün arkadaşların da takip listelerine almalarını öneririm.

Film hakkında konuşmadan önce şunu belirtmekte fayda var; film, eski bir çizgi animenin yeni çekim versiyonu. Tıpkı hollywood gibi öncelikle elde ne var, onu sömürme yarışına girmiş Japon sineması sanki! Doğru mu? Eskileri canlandırmak gerek; avengers gibi bir seriyi yeniden ekranlara taşıyan Marvel’i nasıl suçlamak anlamsızsa bu yeniden çekimi de suçlamak o kadar anlamsız olur! Kaptan Harlock çizimleri çok havalı, çok karizmatik oluşturulmuş. İlk fark ettiğim bu oldu. Bir de Japon kültüründe de inanılmaz bir batı hayranlığı var; Japon bir karakter denince akla çoğunlukla çekik gözlü, minnacık insanlar geliyor ama artık hem gerçek hayatta hem de filmlerinde ‘özenti’ gençliği görmek şaşırtıcı olmuyor. Ana karakterlerin neredeyse hepsi ‘kırma’! Film, Japon dilinde izlediğim belki de ilk animasyondu. (Daha önce anime izlemiştim ama bu tip değildi hiç biri!) Konuşmalar uzak doğu filmlerine alışkın olanlar için hiç sırıtmıyor; özellikle anime manyakları(!) hiç sıkılmayacaktır. Aksiyonu gayet güzel ve hızlıydı: zaten izlenilir olmasının en büyük avantajı da bu. Konu olarak biraz karmaşık gibi geldi; bu yüzden sakin kafayla izlenilmesi iyi olur ki bu karışıklığın nedeni daha önce dizi versiyonunda çekilmiş bir yapımın film versiyonu olması olarak gösterilebilir. Filmin grafik motorları yeter de artar bile: teknoloji devi sinemaya yöneliyor bence güzelde olacak gibi…

Space Pirate Captain Harlock filminin konusuna gelince; yıl 2977. Kainat devasa bir galaksiler arası savaşa ev sahipliği yapıyor. Ataları Dünya’dan sürülmüş olan milyonlarca insan ise halen daha evi olarak gördükleri bu gezegene geri dönme arzusunu taşımaktadır. Dünya tüm gezegenler arasında en değerli olandır, çünkü sunduğu kaynaklar diğer gezegenlerden kat kat fazladır. Ancak tek sorun tüm galaksideki insan ırkını yöneten Gaia koalisyonunun kontrolü altında olmasıdır. Sürülen ve aşağılanan Kaptan Harlock, Arcadia gemisindeki ekibiyle birlikte dünyaya geri dönüp kendilerine ait olanı almaya karar verirler. İnsanlığın tek umudu olan bu ekip Gaia‘nın (Bu arada gaia ismi aklıma avatar filmini getirdi ama ufak bir araştırmadan sonra Gaia veya Gaea, Yunan mitolojisinde yeryüzünü simgeleyen, arzın tecessümü (cisimleşmiş hâli) olan tanrıça ismi olduğunu öğrendim.) sırlarını keşfedip gücüne son vermeye çalışacaktır.

Filmin seslendirme kadrosu ise bizlere tanıdık gelmese de ünlü isimlerden oluşuyor. Aktör Shun Oguri (Azumi, Crows Zero, Densha Otoko, Detective Conan, Gokusen, GTO, Hana Yori Dango, Space Brothers, Sukiyaki Western Django, Wangan Midnight, FMA Movie: Conqueror of Shamballa, Highlander, Rainbow) Kaptan Harlock’u seslendirirken Haruma Miura (Akihabara@Deep, Gokusen, Kimi no Todoke) film için yaratılan yeni bir rakip karakter olan Yama’yı canlandırıyor. Arcadia mürettebatı ise şu isimler tarafından seslendiriliyor: Arata Furuta, Toshiyuki Morikawa, Maaya Sakamoto, Miyuki Sawashiro, Kiyoshi Kobayashi, ve Chikao Ohtsuka. Filmin uluslararası tanıtım elçiliğini ise ünlü yönetmen James Cameron üstlendi. Kendisi film hakkında şunları söylüyor: “Film mistik, epik ve görsel olarak sınırları zorlayıcı. Harlock izleyiciyi yeni fikirlerle dolu bir okyanusa sürükleyebilecek türden bir yapım.” ve buna şu satırlar ekleniyor. “Filmi izlemiş olmak sarsıcı bir deneyim, özellikle istisnai kalitede animasyona sahip olduğunu düşünürseniz. Filmi izlerken 1977’de Star Wars’ı ilk kez izleyen jenerasyonun hissiyatını gerçek manada anlayabileceksiniz. Kendinizi 90 dakikadan uzun süre boyunca derin uzayda buluyor ve ekrandaki karakterlerin gerçekten de rollerini kusursuz şekilde yerine getiren oyuncular olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Film sahip olması gereken herşeye sahip.”

Şunu söylemek doğru olur: Japonların hayal gücü, hollywood sinemasına nazaran daha iyi! Karakterleri giydirirken, mükemmele yakın tercihlerde bulunuyorlar. Star Wars filminde gördüğümüz o uzay askerlerinin karşısına, yeşil bir (ki askerler koyu yeşil tonunda elbise giyerler) zırh içeren kamuflaj giymeleri hoşuma gitti mesela. Bunun yanında diyaloglar her ne kadar başarılı olmasa da (çok sıradandı, grafikle uğraşmaktan onlara vakit ayıramadılar) aksiyon hızlı olduğu için, konuşmalara pek takılmadan siz de seyre dalıp ilerliyorsunuz. Filmin özünde ise; bilindik anime felsefesi çok güzel bir şekilde işlenmiş: her saniyede, akılda kalan sorulara cevaplar bularak ilerliyoruz. Sürprizler yok mu? Fazlasıyla! Aksiyon? Fazlasıyla! Aslında, daha uzun bir film olarak çekilebilirdi diye düşünüyor insan: konu geniş, imkan da var… Dünyanın insanlar açısından ne kadar önemli olduğunu çok güzel bir şekilde vurgulayan bir yapım olarak akıllarda kalacaktır.

Filmin 3D seçeneğinin de olduğunu söylemekte fayda var; 3D zevki ayrı olacağı için, ülkemizde gösterime girmesini beklemenizi öneririm. Anime severlerin zaten kaçırmayacağını düşünüyorum.

İyi seyirler.

Yorum Yap