İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sine Kritikler
  3. Sinekritik: Pek Yakında

Sinekritik: Pek Yakında

pek-yakinda

pek-yakinda-afisPek Yakında filmini yakın bir zaman da izlemek isterdim ama kısmet bugüneymiş: DVD’sini takıp, izlemeye koyulduğumda, kendimi Yeşilçam’ın ünlü Eşkiya filminin sahnesinde bulmak hoş oldu. Zaten bir nevi ” yeşilçam’a saygı duruşu ” diye nitelendirilebilecek bir film olmuş, pek yakında. Cem Yılmaz, yine ekurileri ile beraber: Ozan Güven, Zafer Algöz, Özkan Uğur gibi isimler yine ekibin sağlam isimleri. Yönetmenliğini ve senaristliğini Cem Yılmaz’ın yaptığı filme yeni isimlerde katıldı:  Tülin Özen, Çağlar Çorumlu, Cengiz Bozkurt, Zerrin Tekindor, Hare Sürel, Ayşen Gruda ,Ülkü Duru, Emin Gürsoy, Metin Coşkun, Tuğrul Tülek ve çocuk oyuncu Ata Berk Mutlu gibi zengin bir kadro var yani. Pek Yakında’nın Cem Yılmaz’ın ilk tek başına yönettiği film olduğunu, daha önceki filmlerinde Ali Taner Baltacı ve Ömer Faruk Sorak ile birlikte yönetmenlik yaptığını hatırlatalım. Genel kültür olması için de Cem Yılmaz’ın onuncu oynadığı, dördüncü yönetmenlik yaptığı film olduğunu ve ülkemizde 2.165.661 tarafından izlenildiğini de ekleyelim.

Pek Yakında filminin konusuna gelince; sinemalar.com dan aşıralum şu özeti: Eski bir figüran ve korsan DVD satıcısı olan Zafer (Cem Yılmaz), hayatta dikiş tutturamamış bir adamdır. Karısı Arzu ondan ayrılmak isteyince ona kendini kanıtlamak için son çaresine başvurur: 1970’lerde yazılmış ancak hayata geçmemiş bir film projesi olan Şahikalar’ı çekmek ve artık boş işlerle uğraşmadığını ona gösterecektir. Bu planında ona eski Yeşilçam emektarı arkadaşları yardımcı olmaya çalışacaktır, Zafer filmde Arzu ve diğer arkadaşlarıyla birlikte ünlü oyuncu Boğaç Boray’ı oynatacaktır. Zafer hem yeteneklerini ispat etmek, hem karısına güzel bir film hediye etmek, hem de onu ayrılıktan caydırmak için bu yetenekleri kısıtlı ekiple zorlu ve eğlenceli bir maceraya atılır. 

pek-yakinda-2

Cem Yılmaz, gerçekten ilginç bir insan. Hayallerini bir bir gerçekleştiriyor. Kıskanmıyorum tabii ki! Fakat son zamanlarda hayatının akışının filmlerine daha çok yansıdığını düşünüyorum nedense. Yıllardır insanlarla resmen ‘alay’ ederek geçinen ve hala iki ayak üstünde duran Cem Yılmaz’ın özellikle ” evlenmeden çocuk yapan ” insanları espritüel olarak eleştirdiği olayı hatırladım da: evlenip, çocuk sahibi olduktan sonra ayrılması gerçeğini bir kenara koyamadım. Güldüğü komşusunun güldüğü hareketini yaptığını gördüğüm Cem Yılmaz, o günden sonra daha bir insan oldu sanki! Ve gerçek hayatta yapamadıklarını, sinemasal olarak anlatmaya çalışıyor. Ailevi olarak sorunlar yaşadığı ve çocuklara düşkün olduğu belli: gerçek hayatında barışamadığı hanımlarıyla filmlerinde barışmak için koşturuyor. Av mevsimi ve Pek Yakında filmleri bu duruma örnek gösterilebilir. Yani bir nevi hayatta düzeltemediklerini filmde düzelterek mutlu sonla bitiriyor. Ne kadar acı!

Filmde sponsorlar çok göz önünde; her adımda bir sponsorun reklamını görmek mümkün. Galasını da sponsor desteğiyle yapmıştı ya! Sponsorları iyi kullanıyor gerçekten kutlamak lazım. Oyuncu kadrosu hakkında bir şeyler yazmak gerek: neden ünlü cips markası reklamında birlikte oynadığı Ersin Korkut’un filmde olmasını beklerdim. Ayşen Gruda gibi bir isim vardı filmde ama daha içi dolu bir karakterle karşımıza çıkmasını isterdim; zira kendisini izlemeyi özledik! Eşkiya sahnesinde Şener Şen olsaydı tadından yenmezdi. Tabii bunlar istekler; belki de filmden önce bunlar düşünülmüştür. Ama izleyici bunları da görmek istiyor. Yeni katılan isimlerin hepsi de karakterlerini çok iyi bir şekilde aktardılar diyebilirim: özellikle Gora filminde komutanın yatağından çıkmayan bücürün bu filmde ses düblörü olması gerçekten ince bir zekanın ürünü olduğunun göstergesi!

pek-yakinda

Pek Yakında, Türk sinemasını yakından takip edenlerin mutlaka izlemesi gereken bir film. Her ne kadar bazı sinema sitelerinde komedi türü diye eklense de bence komedi ile uzaktan yakından alakası olmayan çok güzel bir dram filmi. Ailevi olay çok iyi anlatılmış, kostümler özellikle filmde yer alan senaryonun yazıldığını döneme (ki o dönemde Dünyayı Kurtaran Adam’ı çekmiştik!) uygun tasarımlar olarak karşımızda idi. Fakat yine de Kick-Ass filminden esintiler olabilir mi acaba diye filmde düşünmedim değil! Bir nevi Kick-Ass’ın Türk versiyonu gibi olmuş. Film içinde film yaparak kısa bir klip gibi de olsa filmin sonuna eklediği Şahikalar filmi ise bence çok ilgi çekici. Mutlaka çekilmeli! Set arkasında yaşananları, olayları, oyuncuların kaprislerini çok az ama yerinde anlattığını da söylemek gerek…

Velhasıl…

Cem Yılmaz’ın daha çok film çekmesini istiyorum.
Fakat artık yeni isimlere de daha çok yer versin.
Bir de yeni isimleri ezik karakterlere vermesin!

Mutlaka izleyin.

İyi seyirler.

 

Yorum Yap