İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sine Kritikler
  3. Sinekritik: Cehennem

Sinekritik: Cehennem

inferno-cehennem-filmi-ilk-fragmani-yayinlandi

Dan Brown’un Robert Langdon serisi çok güzel bir şekilde devam ediyor. Kitap ile sinema uyarlamaları arasında dağlar kadar fark var. Fakat son Cehennem filmi ile bu fark, devasa boyutlara ulaşmış durumda. Sinema endüstrisi kitabın verdiği hazzı beyazperdeye aktarma konusunda hala başarısız. Bunda yönetmenin tercihlerinin büyük etkisi var diye düşünüyorum. Sayfalarca tutan kitabı birkaç saat içerisinde anlatmak her ne kadar zor olsa da yine de kitaba saygı duyarak hareket etmek daha mantıklı olur diye düşünüyorum. Fakat yönetmen bunu yapmadı. Cehennem filmi, İstanbul’u anlatan güzel bir yapım olmasını umduğum bir yapımdı, bunu da pek başaramadı. Ünlü yönetmen Ron Howard kamera arkasındayken, oyuncu kadrosunda Tom Hanks, Ben Foster, Omar Sy, Irfan Khan, Felicity Jones gibi isimler yer alıyor. Senaryo da her kadar Dan Brown yer alsa da ben asıl etkiyi yönetmen ve diğer senarist David Koepp’in yaptığını düşünüyorum.

inferno-cehennem-filmi-ilk-fragmani-yayinlandi

Cehennem Sinekritik

Filmi sinemada izledim, hatta sinemada bilet kesen kadına “cehenneme 1 kişi dedim” ve kadın güldü. Merak ettiğim kısım, İstanbul’du. Cehennem filminin bizim için önemi farklı. Çünkü önemli bir kısmı İstanbul’da geçiyor. Bunun dışında insanlığın ve dünyanın geleceği hakkında çok güzel bir konuya, farklı bir açıdan yaklaşmış. Özellikle final kısmının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Fakat yönetmen final kısmına sadık kalmamış. Langdon’u neredeyse ergen bir aşığa evirmeye çalışmış. Kitabın sadece aksiyon kısmına odaklanarak, romanın çok önemli kısmı olan tarihi eserler ve gerçeklerini atlamış. Filmin temposunun yüksek olması, kitaba değil paraya yönelik olduğunu gösterir nitelikte. Aksiyon dozu iyi ayarlanmış, özellikle halüsinasyon sahneleri teknik anlamda gayet başarılı ve ürkütücü olmasına rağmen ne yazık ki iyi bir film olamamış. Karşımıza çıkan sonuç bizi tatmin etmeyen bir tekrardan ibaret oluyor.

Cehennem filminin konusuna gelince; Ünlü semboloji uzmanı Robert Langdon (Tom Hanks) Dante’yle ilgili ipuçları peşindeyken kendini bir anda Floransa’da bir hastanede bulur. Son birkaç günde yaşanan olaylara dair en ufak bir fikri bulunmamaktadır. Kaldığı hastanede doktorluk yapan Sienna Brooks’un (Felicity Jones) yardımıyla Avrupa’nın dört bir yanını kapsayan bir zorlu bir yolculuğa çıkarak anılarını geri getirmeye ve dünya nüfusunun büyük kısmını yok edecek bir virüsü yaymak isteyen çılgın bir adamı durdurmaya çalışacak, bir yandan kendisini ortadan kaldırmak isteyenlerden kaçacaktır.

Konu klasik. Dünya nüfusunun giderek artmasından oluşan “insan kirliliği” ve bu kirliliği düzeltmek için Zobrist denen milyarder ve bio-mühendisin bir virüs tasarlaması. Böylece insanların bir kısmı ölecek ve dünya kurtulacak! Klişe konu Dante’nin İlahi Komedya adlı eserindeki Cehennem(Inferno) kısmından ve sanat eserlerinden oluşan bir şifre ile korunmuş. Bu şifreyi çözmek için Langdon devreye giriyor, film şifreleri çözerken sürükleyici bir hal alıyor. Şifreleri çözerken İstanbul’a da yolları düşüyor. Geldikleri andan itibaren başroldeki kadının direkt başına eşarp bağlaması manidar. Zaten diğer kadınlara da dikkat ettiğinizde kapalı olduklarını göreceksiniz. Hollywood’un Türkiye ve İstanbul’u nasıl gösterdiğini bir kez daha görmüş oluyoruz. Zannedildiğinin aksine çekim için İstanbul’a gelmiyorlar. Yerebatan Sarnıcı sahneleri Budapeşte’de bir film stüdyosunda çekiliyor. Tarihi kısma zarar vermemek adına çekim yapılmadığını söyleseler de birçok kaynak terör olaylarından korkmaları nedeniyle gelmediklerini ileri sürüyor.

yerebatan-sarayi-sarnic_03

İstanbul’u yanlış tanıtan bir cehennem

Dan Brown’un kitabından uyarlanan 3. film olan Cehennem, Da Vinci Şifresi ve Melekler ve Şeytanlar’dan sonra Tom Hanks’ı yine Robert Langdon karakteri ile izlediğimiz bir uyarlama film olarak karşımıza çıkıyor. Seriyi ve bu türü sevenler açısından güzel bir film olabilir fakat mutlaka izlenilmesi gereken bir yapım değil. Kitaptaki ayrıntının filme aynen aktarılması, saatlerce sürmesine neden olabilir. Bu yüzden “kitabı iyi aktaramamış” demeyeceğim. Fakat özellikle final kısmının bu şekilde bitirilmesi, sinirlerimi bozdu diyebilirim. Finali okuyucuya bırakabilirdi veya kitaba bağlı kalabilirdi fakat tam tersini yaptı! Bu bence filmin en kötü yanı.

Tom Hanks ve Felicity Jones’un oyunculukları yerli yerinde. Oyuncularının hayranlarına ve türün meraklılarına önerebilirim. Film orta halli, oyunculuklar sıradan, mekanlar güzel ama boş vakitte izlenilebilecek filmlerden.

Yorum Yap