İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sine Kritikler
  3. Sinekritik: Hobbit Beklenmedik Yolculuk

Sinekritik: Hobbit Beklenmedik Yolculuk

hobbit beklenmedik yolculukHobbit, daha yüzüklerin efendisi serisinin son filmi LOTR sinemada izlenirken konuşulan ve çekilmesi için bir kaç yönetmenin ve senaristin elinden geçtikten sonra en son Peter Jackson’un elinde kalan bir film oldu. Uzun zamandır beklenen bu yapımın bu kadar uzamasının bir çok sebebi vardı fakat hayranları için bekleyiş son buldu ve büyük bütçeli bu film sinemalarda yerini aldı.

Öncelikle belirtmeliyim; film şuan ben bu yazıyı yazarken sinemalarda olduğu için bunu yazıyorum: filmi 3D ile izlemenizin gerçekten bir anlamı yok. Böyle bir seçenek hem cebinize zarar hem de gözünüze… Gerçekten 3D ile izlerken bir de altyazı okuma çilesi ile karşı karşıya kalmanız gözleriniz için iyi bir sonuç olmayacaktır. Zaten çekim metodunda Peter Jackson’un yaptığı ve yenilik(!) olarak adlandırdığı bazı değişiklikler 3D seçeneği için iyi sonuçlar doğurmamış. Ve bir de bilgisayar efektli bir çok sahne bu yüzden çizgi film havasında olmuş. Filmin o ciddiyetine ve ruhuna aykırı olarak gördüğüm bu seçenek yerine 2D seçeneği ile yani normal bir şekilde filmi izlemenizi öneririm.

Filme gelince;

Hobbit kitabını okuyanlar bilir; kitap, yüzüklerin efendisi serisi ile boy ölçüşemeyecek düzeydeydi ve daha masalımsı bir yapısı vardı. Smaug gibi ejderhalarla savaşırken Bilbo‘nun ‘maceraya gidiyorum’ mattosu ile peşinden sürükleniyoruz 13 cüce ile beraber. Yüzüklerin efendisinin öncesini anlatan filmde, başyapıttan hatırladığımız ve özlediğimiz bir çok karakter var; mesela Gandalf yine iş başında ama artık yaşlandığı gerçek, tabii ki sadece Galadriel’i gördüğü sahneyi saymaysak!

Film hakkında konuşmaya başlarsak veya filme gitmeden önce hep kafamızda yüzüklerin efendisi ile karşılaştırmak zorunda kalıyoruz; bu da bu tür seri filmlerin sonrasında geçmişi anlattıkları yeni filmlerde başa gelen sonuçlardan biri. Savaş sahneleri yüzüklerin efendisi serisinde mükemmeldi ve kendini izlettirmişti; fakat hobbit filminde bunları göremedik: orklarla savaşılan o uzun soluklu bölümlerin bile tamamen bilgisayar efektleriyle çekilmesi ve hatta ve hatta gandalf’ın bile kaçış esnasında diğer oyuncularla beraber efektlerle betimlenip bize sunulması, filmin ruhuna ve insanı/oyuncuları ön plana çıkartan yapısına ters düştü diyebilirim. Bu sahnelerden aklımızda kalan en önemlisi dev kayaların savaşması olsa gerek… Hele ki orklarla olan savaşların tamamen bilgisayar efektleri ile yapılması, yüzüklerin efendisi serisindeki makyaj ile yapılan orkların yerine kullanılması beni şaşırtan bir durum oldu. Orkların lideri ise tamamen komediydi! Kötü adam rolünde karşımıza çıkan kolu kesik düşmanımız ise hele daha da komedi! Neden tüm düşmanlar ve kötüler bilgisayar efekti ile yapıldı bilmiyorum ama onların yerine makyaj ile daha görsel ve canlı bir karakter yapılabilir ve bizlere izletilebilirdi. Zamanları da vardı! Yanlış seçim!

Hobbit kitabı kalın bir kitap ve 3 filme sığdırılmaya çalışılması belki de doğru bir karar gibi gözükebilir fakat tamamen çocuklar için yazılmış bu masalsı kitabın fantastik kitaplardan ayıran bir çok sahnesi var bana göre; bunlardan biri de gollum ile bilbonun bilmece sahnesidir ki bu sahnenin neredeyse aynen çekilmiş olması filmi sıradanlaştırmaktan öteye gitmemiş. İyi ki kitapdaki gibi 1-2 gün sürmedi! Gereksiz uzatılmış sahnelerle, birbirinden kopuk sahneler bir araya gelince ortaya çok güzel bir filmden ziyade bilgisayar efektleriyle süslenmiş bir çocuk filminden başkası çıkmıyor.

Filmin bu haliyle Peter Jackson‘un daha çok çalışması gerektiğini gösteriyor; ne doğru düzgün bir senaryo – ki tamamen kitap kopyası gibi olmuş – ne de oyuncu kadrosu vardı; tabii yüzüklerin efendisi serisinden kalan ve eski anıları depreştiren karakterlere laf yok; gollumu callandıran Andy Serkis yine başarılı bir iş çıkarmış ve bu sefer filmin yardımcı yönetmen koltuğuna bile oturmuş! Gandalf zaten sanki bu büyücü rolü için doğmuş gibiydi ama yeni 13 cücemiz filmin ağırlığı altında çok ezilmiş gibiydi. Zaten krallığı kaybetmiş bir prensi canlandıran Thorin karakteri tamamen aragorn kopyası olduğu için oraya koyulmuş gibiydi ama oyunculuğu da cüce kaldı diyebilirim! Daha iyi çalışmaları gerekirdi. Ama aslına bakarsanız onlara da fazla kızmanın anlamı yok; yönetmen efektlerle o kadar uğraşmış ki onlara pek bir şey yaptıramamış olsa gerek!

Filmin 2. yarısı ilk yarısına nazaran daha hareketli; bu yüzden sinemada izlerken ilk yarısında uyuya kalmayın derim! Müzikler yine başarılı; daha az karakter ve daha az sağlam senaryo ile karşımıza çıkan film belki de kitabı okumayanlar için tatmin edici düzeyde olabilir fakat serinin fanları filmi beğenmekte biraz zorluk çekecek gibi gözüküyor. Aralık 2013 de karşımıza çıkacak hobbit serisinin 2. filminde bakalım ne gibi değişiklikler olacak; bu filmde karanlık güçlerin yavaş yavaş uyandıklarına şahit de olduk… Bakalım karanlık güçler nasıl ortaya çıkacak?

Ufukta görünen Yalnız Dağ ile sonlanan film için benim kısa olarak görüşüm ise: Tatmin edici değil.

İyi seyirler.

Yorum Yap