İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sine Kritikler
  3. Sinekritik: Galaksinin Koruyucuları

Sinekritik: Galaksinin Koruyucuları

guardians-of-the-galaxy-poster1

guardians-of-the-galaxy-poster1Marvel, uzayı fethetmeye kararlı gibi gözüküyor! İron Man, Yenilmezler gibi serilerinin yanında Galaksinin Koruyucuları çizgi romanını da kendi ifadeleriyle ‘büyük bir risk alarak’ sinemaya aktarmaya karar verdiler. Aslına bakarsanız; Guardians of The Galaxy ekibi Marvel’ın en köklü ekiplerinden biridir; Yenilmezler serisinden önce çizgi romanları yayınlanmış olmasına rağmen pek ilgi görmedi ve haliyle popüler olamadı: bunun yanında değişik versiyonlarının da çizgi roman halinde yayınlandığını biliyoruz. öyle olmasına rağmen maalesef ki The Avengers kadar ilgi görmedi ve haliyle çok da popüler olamadı. Genel hatlarıyla  31. yüzyılda yaşayan ve her nesilin son temsilcisinin kaldığı bir kahramanlar grubunu anlatan Galaksinin Koruyucuları çizgi romanları, 1969 senesinde Arnold Drake ve Gene Colan tarafından oluşturuldu. Fakat Marvel bu film için 2008 yılında yayınlanan Dan Abnett ve Andy Lanning çizgi romanını kaynak almak istemiş. Filmin baş rollerinde Chris Pratt, Zoe Saldana, Benicio Del Toro, Karen Gillan, Lee Pace gibi isimler yer alıyor. Filmin en önemli yanının -bana göre- müzikleri olduğunu da söylemem gerek, müthişti!

Marvel sinema evrenini, maceracı Peter Quill’in, tüm evreni tehdit eden ihtiraslara sahip bir kötü adam olan Ronan’ın gıpta ettiği esrarengiz bir küreyi çalıp, amansız bir insan avının hedefi olduğu kainata doğru genişletiyor. Quill, inatçı Ronan’dan kurtulabilmek için birbirleriyle hiç benzeşmeyen dört uyumsuz kişiden oluşan bir ekiple zorlu bir ortaklığa soyunuyor: Silah taşıyan Rakun Rocket, ağaca benzer bir insansı olan Groot, ölümcül ve gizemli Gamora ve intikam ateşiyle yanıp tutuşan Yokedici Drax. Ama Quill kürenin gerçek gücünü kainata karşı taşıdığı tehlikeyi fark ettiğinde, bir tarafta galaksinin kader dengesi dururken, diğer tarafta, son ve çaresiz bir karşılaşma için ayak takımı düşmanlarını toplamak üzere, elinden geleni yapması gerekiyor. (sinemalar com) – filmin kısa hikayesi.

galaksinin-koruyuculari-guardians-of-the-galaxy

Film 5 karakter etrafında dönüyor; ana karakter ise Peter Quill. Chris Pratt, Peter Quill karakterini canlandırırken gerçekten Star Lord olmuş diyebiliriz: hani RDJ nasıl Tony Stark’sa, Hugh Jackman nasıl Wolwerine’se Chris Pratt de gerçekten Star Lord olmuş. Konuşan rakun Rocket Raccoon da kendine has bir tarzı var. Silahına düşkün. Aslında duygusal bir yapısı olmasına rağmen içine atmış her şeyi: bu izlenimi iyi veriyor. Seslendirmesini ise sinemada ilk seslendirme deneyimini gerçekleştiren ünlü oyuncu Bradley Cooper yapıyor. Bu projenin tamamını bir eğitim süreci olarak nitelendiren Bradley Cooper, film hakkında şunları söylemiş: “Bu filmde çok espri ve duygu var. Tüm ilişkiler çok net ve duygusal. Riskler çok yüksek ve yapımcı James Gunn’ın etkisiyle, eğlenceli bir tarafı da var. Sanırım insanlar bu filmin özgünlüğünden ve yeniliğinden çok etkilenecekler.” Koruyucular takımının diğer üyesi Vin Diesel’ın seslendirdiği, sıra dışı bir ağaç yaratığı olan Groot. Hüzünlü bir hikayeye sahip olan Groot, Rocket’ın en yakın dostu. Vin Diesel, kendisine üç kelime konuşan bir ağaç karakterini canlandırmak isteyip istemediği sorulduğunda hiç düşünmeden kabul etmiş. Paraya ihtiyacı mı vardı acaba? : ) Zoe Saldana karakteri için pek bir şey yapmasına gerek kalmamış; yeşile boyadılar, tamamdır! : ) Yok edici Drax filmin kas yığını eksikliğini gidermek için ortalarda saçma sapan dolaşmaktan başka bir işe yaramadı; bir esprisi yoktu yani varlığının! Filmde Benicio Del Toro’nun da ufak bir rolü var; ilk başta onu Brad Pitt’e benzettim! Yönetmen James Gunn ise beni gerçekten çok şaşırttı; özellikle bu kadar vasat filmler çeken bir adamdan bu kadar harika görselliklerin çıkması çok şaşırtıcı ve de güzel oldu.

Filmin müzikleri ve jeneriği gerçekten dinlemeye değer; bunları da sizlerle paylaşmak isterim. İşte galaksinin koruyucuları müzikleri:

Filmin kalan diğer müzikleri, baş karakterlerden Star-Lord’un eskilerden kalma bir karışık kasetinden oluşuyor. Kasetteki parçaların bir kısmı şöyle; Blue Swede – Hooked on a Feeling Raspberries – Go All the Way Norman Greenbaum – Spirit in the Sky David Bowie – Moonage Daydream Elvin Bishop – Fooled Around and Fell in Love 10Cc – I’m Not in Love Jackson 5 – I Want You Back Redbone – Come and Get Your Love The Runaways – Cherry Bomb Rupert Holmes – Escape (The Pina Colada Song) The Five Stairsteps – O-O-H Child Marvin Gaye/Tammi Terrell – Ain’t No Mountain High Enough. Film sonrası bu müzikleri dinleyip biraz geçmişe de yolculuk yapmanızı öneririm; çünkü içinde 60 lı yılların şarkıları dahil çok eski şarkı var. Fakat filmde Star-Lord’un yaptığı gibi kızları bu müziklerle tavlamaya çalışmayın! : )

Her şeye rağmen bu filme ‘mükemmel’ diyenler sanırım Mesaj, Star Wars, Terminatör gibi bilim kurgu filmlerini izlememiş olsa gerek: çünkü, bu filmin türü aslında bilim kurgudan ziyade ‘komedi’ ile karışık ‘eğlenceli’ bir film olmalıydı! Tamam: Marvel yine usta işi görsel efektler ile karşımıza çıkmış; kabul ediyorum: ama bilim kurgu sadece görsellik değil ki; görsellik bilim kurgunun tamamlayıcısı. Filmde tutarsızlıklar, basit aşk denemeleri, zoraki espriler var. Tutarsızlıktan kastım: saçma sapan işler değil; yani güzel ve etkileyici bir sahne ile başlıyor ama bunu filmin kurgusuna bir türlü oturtamıyor. Ayrıca ‘bence’ yönetmenin kendi fantezisi olan ‘kaset çalar’ sahnelerini sürekli ön planda tutması da diğer bir sorun. Eğer sizin için senaryo önemli değilse; sadece görsel şölen ve sıkı bir aksiyon yani kısaca eğlenmek istiyorsanız bu film sizin için biçilmiş kaftan. Ama sağlam bir hikaye, güçlü bir senaryo, başarılı bir kurgu istiyorsanız; Star Wars serisini – Stargate ya da İnception -Yıldızlararası gibi filmleri izleyin. Bu filmin ailece rahatlıkla izlenebilir olduğunu söylemekte mümkün.

İyi seyirler.

Yorum Yap