İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sine Kritikler
  3. Sinekritik: Bana bir soygun yaz

Sinekritik: Bana bir soygun yaz

featured

Bana bir soygun yaz filmi orijinal bir fikirle ortaya çıkan sıradan bir yapım olmuş. Başrollerinde Ayrılsak da Beraberiz, Yahşi Cazibe gibi dizilerden beğenerek izlediğimiz Hakan Yılmaz ile usta oyuncu Mehmet Özgür ve Sera Tokdemir, Mehmet Usta, Ömür Arpac gibi isimler yer alıyor.  Bana bir soygun yaz filminde 3 kafadarın başından geçen ilginç olaylar komik bir dille perdeye aktarılıyor.bana-bir-soygun-yaz

Bana bir soygun yaz filminin konusuna gelince; Bir iş için Ankara’ya gitmek üzere olan Onur’a, Hacamat Hüso bir arkadaşına gönderilmek üzere tanınmış bir pastanenin şekerlemelerinden bir kutu teslim eder. Aynı gün uzatmalı sevgilisiyle yaptığı tartışma sonucu aldatıldığını düşünen Leyla, Onur’un bütün eşyalarını ve şekerleme kutusunu benzin dökerek yakar. Sokakta kalan Onur, Leyla’nın onu her kapıya koyduğunda yaptığı şeyi yapar ve çocukluk arkadaşları olan Fiko ile Süleyman’nın birlikte yaşadıkları eve gider. İki gün sonra başlarına hiç düşünmedikleri bir şey gelir. Hacamat Hüso adamlarına apar topar yakalattığı Onur ve Fiko’yu bir depoya getirtir. Dayak yiyip hırpalanan Onur ve Fiko hala ne olduğunu anlamamışlardır. Öğrendiklerinde şok olurlar. Dayağın sebebi Onur’a teslim edilen ve Leyla yaktığı için Hacamat’ın arkadaşına ulaşamayan şekerleme kutusudur. Dahası, kutuda şekerleme değil elli bin euro vardır. İşte o an, kaderlerinin değiştiği andır…

bana-bir-soygun-yaz-film

Başrol oyuncusu Hakan Yılmaz oyunculuğu ile tam bir hayal kırıklığı, bu filmde gerçekten imajını kendi eliyle düşürmüş desem yeridir. Bunun yanında Mehmet Özgür’ün performansına da yazık olmuş. Türk sinemasının değil ama oyuncularımızın ve yönetmenlerimizin kafa yapısının değişmeli; biraz da ellerini taşın altına koymaları gerekli yoksa mehter takımı misali bir adım git bir adım gel iki adım git bir adım gel. Artık para için oyunculuk değil, kaliteli oyunculuk sergilemek için roller kabul edilmeli. Biz yine filme dönersek; yer yer güldüren, yer yer sıkan film boş zamanlarda değerlendirilebilecek bir yapım olmuş. En komik karakterin dindar bir insanı oynaması da ayrı bir ironi olmuş: kutsal kitabımızın ve Arapçanın mizahının devamlı yapılması, dinimizin alay konusu yapıldığına dair bir hoşnutsuzluk oluşturuyor insan da ister istemez. Fakat Hacamat abi karakterinin sinemamızda bugüne kadar hiç olmayan ilginç bir karakter olduğunu da ekleyelim. Onu izlerken benim gibi aklınıza “Fethullah Gülen” gelebilir; ilham kaynağı o olabilir diye düşünmedim değil. : )

O zaman yazımızı Bana bir soygun yaz filmi karakteriymiş gibi sonlandıralım: şimdi mübarekler; piyasada bu kadar lüzümsuz abuk sabuk film varken ne halt yemeye bu filmi çekiyorsunuz!

 

Yorum Ekle