İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sine Kritikler
  3. Sinekritik: 6 Underground

Sinekritik: 6 Underground

Hollywood sineması ile başlayan "ABD propagandası" Netflix ile devam ediyor; yine Batı sineması Doğu kültürünü hiç anlamadığını gösteren bir yapım ile karşımıza çıkıyor.

6 Underground
4

6 Underground, ülkemizde Netflix üzerinden izlenebiliyor. Orijinal adı Six underground olan aksiyon ve gerilim öğelerini içinde barındıran bir yapım olarak izleyicilerin beğenisine sunuldu. Pandemi sürecinde zaten kapalı olan sinema salonlarının yanında fazla filmin piyasaya bu nedenle çıkmaması, izleyici farklı yollara itiyor. Ben de bu ‘boşlukta’ diyelim, 2019 yapımı olan filmi fazla seçenek olmadığından izledim. Kaldı ki yönetmen koltuğunda Armageddon, The Rock, Pearl Harbor, Bad Boys gibi filmlerden tanıdığımız Michael Bay gibi önemli bir isim yer alıyordu. Kendisi son dönemde daha çok – bana göre tabii – ticari kaygı güden, sinemasal anlamda bir amaç gütmeyen yapımlar ile karşımıza çıkıyordu. Bu filmi de onlardan biri. Gelin hep beraber değerlendirelim.

6 Underground film kadrosunda son zamanların ünlü oyuncusu Ryan Reynolds ile birlikte Mélanie Laurent, Manuel Garcia-Rulfo gibi isimlerde yer alıyor. Yine de 150 milyon dolarlık bütçesi ve arkasında Netflix gibi sektörde artık gücünü kanıtlamış olan bir yapım ekibinin yer aldığı film, Ocean’s Eleven (2001), Mission: Impossible (1996) gibi örneklerin yer aldığı kulvarda en alt sıralarda kalacaktır bana göre. Sinema değerlendirme sitelerinde verilen puanlara bakınca filmin zaten vasat ile orta karar arası bir film olduğu sinemaseverler açısından da netleştirilmiş. Fazladan yaklaşık 1.5 saatlik boş vaktiniz varsa, günün stresini atmak istiyorsanız, hareketli bir film arıyorsanız bu film size göre. Ancak sinemasal anlamda bir katkısı olmayacağı gibi, izlendikten sonra unutulacak bir yapım.

6 Underground konusu

Her yıl dünyayı kurtaran bir takım toplanıyor; bunu Hollywood sineması genelde çizgi film karakterleri ile son zamanlarda sıkça yapıyordu. Bu furyanın tuttuğunu bilen / gören Netflix de benzer hamle ile güçlü bütçesi ve kadrosu ile karşımıza çıkıyor. Filmde kendilerini ölü olarak göstererek kanun dışı yollarla suçluları avlayan 6 kişilik milyarder grubunun hikayesini izliyoruz. Son yıllarda “çöp” filmlerle karşımıza çıkan Michael Bay, yine teknolojiyi dibine kadar sömürerek bol aksiyon dolu bir filme izleyiciye sesleniyor. Harika bir araba sahnesi ile başlayan film aynı hızda iki saat boyunca devam ediyor; görüntü yönetimi gerçekten kaliteli, komik öğeler var ama nedense bu komik öğeler – Deadpool sonrası alışkanlıktır gidiyor – genelde bol küfürlü. Peki hikaye?Tırt‘ denebilecek bir hikaye, karakter derinliği olmayan, dağınık anlatıma sahip, baş döndürücü kurgusu ile yerlerde sürünen bir yapım olmuş, bu açıdan. Klişe sahneler cabası…

6 underground filminde teknolojiden çokça faydalanıldı; filmin afişinde de... : )
6 underground filminde teknolojiden çokça faydalanıldı; filmin afişinde de… : )

6 Underground özeti

Milyarder zenginimizin adeta ‘canı sıkılmış‘ dünyayı kurtaralım diye Orta Doğu’da diktatörlükle yönetilen Turgistan adlı bayrağında ay yıldız olan (yeşil bayrak) bir ülkeye “Biz barış yanlısıyız, insanları kurtarmaya geldik” edalarıyla silahlanıp dalıyorlar. (Size tanıdık geldi değil mi bunlar?) İşte burada “film” deyip geçemiyorum arkadaşlar, size de öyle oluyor mu? Film değil bu aslında… Zaten sonuna doğru propagandanın zirvesini yaparak amaçlarını gösterdiler. Yıllarca Hollywood ile yapılan ABD propagandası, Netflix ile devam ediyor. Filmin bir sahnesinde Sultan 1. Ahmet’ten bahsedilerek Osmanlı’ya gönderme yapılması da cabası… Turgistan = Türkiye ? Yeşil Bayrak = Osmanlı ? Ay Yıldızlı Bayrak = Türk Bayrağı ? Yani bunlar bir tesadüf olamaz, akla getirdikleri ile… Ancak işin garibi şu: Turgistan öyle bir yer ki halkı sefaletten gidiyor ama şehirleri Katar gibi, Suudi Arabistan gibi, lüks mekanlar, araçlar, yüksek binalar, çöl, kadınlar… Yani şu Batı insanının kafasında Türkiye ve Doğu kültürü bir türlü oturamıyor işte bu tür yapımlar yüzünden.

Velhasıl…

Konu olan ülke ile hangi ülke hedef alındı, ne ima edildiği, siyasi detayları ne olabilir gibi sorular irdelendiğinde farklı – istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu detayları es geçersek eğer görsel ve aksiyon bazında doyurucu, sinemasal anlamda ise vasatın altı bir yapım olmuş. Diktatörün “Beni Amerika yarattı, Rusya silahlandırdı, bana bir şey yapmazlar” sözü dışında akılda kalır – gerçekçi bir yanı olmadığını da ekleyelim.

İyi seyirler.

Yorum Ekle