İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sine Kritikler
  3. Asteriks Olimpiyat Oyunları’nda – Asterix at the Olympic Games – Sinekritik

Asteriks Olimpiyat Oyunları’nda – Asterix at the Olympic Games – Sinekritik

Evet! İşte yine bom boş bir film daha, demek isterdim ama bu film fransada izlenme rekorları kırınca; onlara hakaret etmek istemedim 🙂

Bu sahnelerden alttaki at arabalarının olduğu bölüm hariç hiçbiri filmde yok.

 

Bu, Asterix ve Oburix serisinin 3. filmi. ilk iki filmde Oburix’i oynayan arkadaşımıza ne oldu bilmiyorum ama yerini artık çizgi filmdeki asterix’e daha çok benzeyen bir oyuncu aldı ve bence gayet  başarılıydı. Özellikle sezarla konuşurken uzaktan çekimlerde sanki çizgi karakterle birebir örtüşmüş görüntüsünü vermesi rolünün hakkını verdiğinin göstergesi idi. Onun dışında Oburix’imiz yine gayet obur 🙂 ve yine fransız sinemasının usta oyuncusu karşımızda bu rolde. Ayrıca köyün büyücüsü de değişmiş, bunu da belirtmekte fayda var ama tabii ki önemli olan rolün hakkının verilmesi kişiler önemli değil… ( Başrolde oynayan mecnunix’in sevdiği kızın ismi aynen verildi: irina. bence burada da leylaix benzeri birşey yapılsaydı süper olurdu! ve söylemeden geçemeyeceğim, irina yani Venasse Hessler adlı italyan asıllı amerikalı manken bir çok katalogdaki resimlerine nazare yaparcasına güzeldi! Bu hali gerçekten muhteşemdi… )

Bu film, diğer seri filmlerinden farklı olarak ticari kaygısı yüksek olan bir film idi bana göre… çünkü bizim için süpriz sayılacak oyuncuların görev aldığı filmde, bütün bunların izleyicileri sinemaya çekmek için yapıldığını düşünüyorum. Çünkü filmin bütçesi fransanın en büyük bütçeli filminin çekildiğinin göstergesi idi. Her ne kadar almanya ispanya ortaklığında yapılsa da film fransız filmiydi. Fakat neden yunanistanı ortak etmediklerine şaşırdım, çünkü filmin başından sonuna kadar bir nevi onların reklamı olmuştu halbuki!

Film, dediğim gibi: fransız filmi… Filmi izleyenlerin çoğu ( Türkiye’de bahsediyorum ) sinema da filmi Türkçe Dublaj’la izlemişlerdir. Alt yazı ile izleme şansım olmadı, bende türkçe izledim. Fakat, hemen anladığımız kadarıyla ( ki fransızlar babamızın oğlu değil ya böyle yapacaklar ) filmin karakterlerinin isimlerinde ve yapılan esprilerde değişiklik yapılmış. Bunun sebebi; fransız dilinin ve espri anlayışının bize uzak olması gösterilebilir. Örneğin, filmin baş karakterlerinden şair aşık ( ki aslında şair değilmiş, oburix biliyorsunuz daha önceki seri filmlerde veya çizgi filmlerinden hatırlarsak bir kıza aşıktı; sanırım bu filmde onun faydalarını görüyoruz ) filmdeki gerçek adıyla değil dublajlı adıyla: mecnunix ile isimlendirilmiş! gerçekten hoş bir şey oldu fakat burada bildiğimiz Mecnun ile alay mı edildi yoksa Sosyal – Asosyal gibi bir benzetmeye mi gidildi anlam veremedik ama iyi niyetli davranarak Mecnun’u çağrıştırmak için yapıldığını düşünmekten öteye gidemiyoruz. Bunun gibi filmde bir çok karakterin ismi değiştirilmiş. Bir çok espri de değiştirildi dediğim gibi; örneğin aynacıbaşı ( ki bu da değiştirilmiş hali karakter isminin ) ayna karşısında ” Oy Oy Eminem ” şarkısını söylemeye başlaması gibi ( burada da hafiften erkeklerle alaymı edildi sanki? )

Filmin başında konuyu işlemeye başlayan yönetmen, süprizleri hep sona saklamış! Yarış arabalarının ( atlı arabalar ) yarıştığı bölümden sonra filme heyecan geliyor. Bu bölüme kadar klasik asterix-oburix muhabbetleri ile filmlerindeki sıradanlıklar yaşanıyor. M.Schumacher’in sahne aldığı bölüm ve öncesi gerçekten başarılı yapılmış ve atlı arabaların yarışında pit-stop yapılması ( her zamanki gibi schumi eskiyi hatırlatır şekilde ilk pite girdi ve ” daha pit yapmayacağız ” uyarısıyla çıkış yaptı. ) gerçekten çok komik bir durumdu ve başarıyla gerçekleştirildi 🙂

Sonrasında, ong bak filminde rastladığımız devasa ( ben hayvansı diyorum ) insan yine ringe çıktı ve hünerlerini gösterdi. Zidane, monica cruz, tony parker gibi yıldızlarla son bölümde sırf filmi biraz daha uzun yapması için çekilen bölümler eğlenceli değildi fakat onları filmlerde görmek insanların hoşuna gidiyor doğrusu…

Yazmadan edemeyeceğim; haberlerden gördüğüm kadarıyla eskiden bir çok kadının kalbini çalmış Alain Deon’un Julias Cesar rolu gerçekten ona yakışmıştı ve oyunculuğu gerçekten başarılı idi. İçlerinde sırıtmayan tek o idi. Oğlu brütüs de gerçekten başarılı bir iş çıkardı, rolünün hakkını verdi.

Film, sıradan bir film. Şuan imdb, beyazperde gibi film paylaşım sitelerinde serinin en az oylarını aldı bu film. Fakat bana göre en eğlencesiydi diyebilirim. 

Benim puanım 10 üzerinden 5,5

İyi seyirler.

 

 

Yorum Yap