İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sine Kritikler
  3. Sinekritik: Fury

Sinekritik: Fury

Sinekritik: Fury

fury-posterAmerikalılar 2.Dünya savaşını her açıdan çektiler; uçaklar, çıkartmalar, sniperlar vs. Şimdi de tanklarla yine 2.Dünya savaşı nedeniyle Avrupa topraklarındalar. Fury’nin yönetmen koltuğunda David Ayer yer alıyor; oyuncu kadrosunda ise Brad Pitt, Shia LaBeouf, Logan Lerman, Xavier Samuel, Jason Isaacs gibi isimler yer alıyor. En son Arnold Schwarzenegger ve Sam Worthington’lu orta karar Sabotaj filmiyle karşımıza çıkan David Ayer, 2.Dünya savaşının en önemli figürü Nazileri kadrajın karşısına alıp yanına da Brad Bitt ve bu tip rollerde görmeye pek alışkın olmadığımız Shia LaBeouf gibi isimleri alarak ortaya Fury’i gibi bir savaş ve dram yapımı çıkartıyor diyebiliriz. Yönetmen Ayer, 2. Dünya Savaşı’nın sonuna yaklaşıldığı günlerde bir savaş tankının günlük hayat detaylarını yaratırken muazzam bir iş çıkarıyor.

Savaş araçları arasında uçaklardan sonra en çok ilgimi Tanklar çekmiştir. Sanırım bunda ‘ayaklarının yere basması’ ve ‘ağır hareket etmesi’ büyük etken; yükseklik ve hız bir arada ‘şimdilik’ pek mantıklı ve cezbedici gelmiyor. Tankların varlığı bu yüzden filme karşı bir sempati beslememe neden oldu diyebilirim; fakat etkileyici ‘tank’ sahnelerinden ziyade ‘daha gerçekçi’ bir zeminde ilerleyen yapım ile karşılaştım. Savaşın tam ortasında buldum ben de kendimi. Çatışma sahneleri etkileyicilikten uzaktı; özellikle final sahnesi fiyaskoydu ama film boyunca savaşın insanlar ve özellikle de çatışan askerler üzerindeki etkisini izlerken bu tip olumsuzluklarla pek ilgilenmiyorsunuz. Savaş ruhunu seyirciye aktarmak için ellerinden geleni yapmışlar; yaşama iç güdüsünün ne denli güçlü olduğunu, özgürlüğün ve hayatın ne denli kıymetli olduğunu en iyi şekilde hissettirmeye çalışmışlar. Ben özellikle savaşın kadınlar üzerindeki etkisi temalı sahnelerden çok etkilendim diyebilirim: bir et parçası olarak görülmeleri, yaşamaları için tek şanslarının ‘bedenlerini sunmak’ olması ve askerler için ‘tuvalet kağıdı’ gibi kullanıp atılmalık olmaları çok üzücüydü. Savaşta kadın olmak gerçekten zor dedirtti. Savaşa lanet okutan sahnelerdi bunlar; senaryoya bir de asker ile savaş mağduru güzel bir bayan ve tabii ki piyano üçlüsünü ekleyip duygusal ve vicdani bir açıdan seyirciyi etkilemeye çalıştılar ve bu da ‘bunlar hep film!’ dedirten türden hareketlerdi.

Fury; 1945 yılının Nisan ayında, İkinci Dünya Savaşı’nın son aylarında geçiyor. Avrupa Tiyatrosunda müttefikler son kozlarını oynarken, savaş ile yoğrulmuş ordu çavuşu Wardaddy (Brad Pitt), bir Sherman tankını yönetmektedir ve düşman hattı ardında ölümcül bir görev üstlenen beş kişilik bir ekibi vardır. Çok az sayıda ve yeterince silahı olmayan Wardaddy ve adamları, Nazi Almanya’sının kalbini vurmak için kahramanlıkları içerisinde tehlikeye atılmaktadır. Savaşın bitmesi umuduyla her adımda psikolojik olarak daha da çökmekte ve kurtuluşu farklı bir yol ile denemeye karar vereceklerdir.

fury-sinekritik

Fury, tamamen ABD propagandası yapıyor desem: yalan olmaz; fakat ABD çıkışlı bir filmden başka bir şey beklemek aşırı iyimserlik olur! Nazilere karşı aşırıya kaçan ifadeler var; Almanların ne tür tepkiler verdiğini merak ediyorum. Fakat görünüşte böyle olsa da filmin arka planında kaçırılan bazı şeyler var: mesela Amerikan askerlerinin kahramanca savaşını anlatsa da, yine bu kişilerin, tecavüzcü, katil (teslim olanları öldürmeleri anlamında), alkolik, psikopat ve saygısız olduğunu da gösteriyor. Filmin bir çok sahnesinde hepsinin ‘birer insan’ olduğunu anlatmak isteyen bölümler olsa da özellikle filmin final sahnesinde Nazilerden de ‘iyi bir insan’ figürü çıkabileceğini anlatan sahnenin olması; temelde insan olduğumuzu fakat şartların bizi ‘çığrından çıkardığını’ anlattığını söylemek mümkün. ABD propagandasının yanında Hristiyanlığa ait bir çok dini temanın diyalogların arasına sıkıştırıldığını da eklemek gerek. Yine de Amerikayı övüyor deyip içerisinde bulunan fedakarlık, umut, acı, sevinç gibi duyguları bu Amerikayı övme işine atfetmek yanlış olurdu. Teraziye doğru yerleştirmek gerek; ABD propagandası olacağını bilerek izlemek ve o sahneleri görmezden gelerek filme odaklanmak en iyisi.

Brad Bitt filme her zaman gibi çok yakışmış. Oynadığı her rolün hakkını veriyor ve tek bir karaktere bağlı kalmadan oyunculuk yaşamına devam ediyor. Oynadığı her karakter akıllarda yer ediniyor; buradaki oyunu da unutulmayacak cinsten. Logan Lerman‘ın performansına hayran kaldım. Hayatında ilk kez savaş gören, ilk kez adam öldüren bir askerin psikolojisini harika yansıtmış. Shia LaBeouf‘a bıyık çok yakışmış! Filmin kurgusunda çok fazla yer edinemese de 5 dinine olan bağlılığını her fırsatta dile getiren, kararlı ve sürekli ‘ağlak’ gözleri ile iyi bir oyunculuk sergilediğini söylemek gerek. Güney Amerikalı asker karakteri ile özellikle replikleri ile dikkat çeken Michael Peña ve ağzı bozuk, tersi kötü, kafayı yemiş asker karakteri ile Jon Bernthal‘ın da oyunculukları ile sırıtmadıklarını gördük. Filmin en iyi anları ise muharebeye odaklandığı anlardı.

fury-sinekritik-2

Her şey güzel giderken tüm bu güzellikleri yok eden ve yok artık dedirten bir final sahnesi ile karşılaştık. Yıllarca Cüneyt Arkın ile dalga geçen bizlere yabancı gelmeyecek bu sahneler, her şeyi alt üst etti dersek, yalan olmaz. Final hakkında daha fazla konuşup, izlemeyenlere haksızlık etmek istemem ama finalin çok abartılı olduğu ve saçma bir ‘kurtuluş’ reçetesi ile sonlandırıldığını söylemem gerek. Filmin daha gerçekçi bir son çatışma sahnesiyle tamamlansa daha da iyi olurmuş diye düşünüyorum. Ayrıca komplo teorisyenleri ne der bilmiyorum ama finalde tankın üstten çekildiği an o ‘gören göz’ ibaresini (dolardaki gizli işaret) görebilecekler mi bakalım?

Film, sinemalarda sıkça sömürülen anti nazi propagandası temelli bir yapım. Artık Hollywood’un Stalin gibi, Mussolini gibi, Churchill gibi diktatörler içinde bir şeyler yapması gerek! Tek Hitler yok değil mi? Ayrıca 12 Eylül ve İkiz Kuleler nasıl yıkıldı sorularının cevaplarının irdeleneceği filmleri de bekliyoruz Hollywood’dan… Değil mi?

Velhasıl; görsellik ve oyunculuk olarak iyi bir savaş filmi fakat senaryo olarak vasat bir yapım olmakla beraber finalinin de abartılı ve mantık hatalarıyla dolu olduğu bir yapım ortaya çıkmış. Sonu haricinde ve propaganda sözlerini bir kenara bırakırsak; özellikle savaşın iç yüzünü ve insanlar üzerindeki etkisini anlattığı sahneler ile sizleri mutlaka etkileyecek bir yapım, Fury.

İyi seyirler.

Yorum Yap