1. Ana Sayfa
  2. Sine Kritikler
  3. John Q – Sinekritik

John Q – Sinekritik

Amerikan politikasını ve/veya siyasetini takip edenler özellikle son 2 seçimde başkan adaylarının verdikleri sözlerin neler olduğunu az çok bilirler: clintonlar ve son seçimde obama, özellikle amerikan vatandaşı olan 50 milyon sağlık sigortası olmayanlara bu sigortaların devlet tarafından sağlanacağını seçim kampanyalarında kullandılar; büyük ihtimalle de seçilmelerinde etki etti.

 

İşte, bu film clintonlar döneminde çekildi. O zamanın siyasetine destek veren bir film olduğu açık – seçik ortada… ya oyunculuk?.

Denzel Washington’u bu yüzden seviyorum işte, belki de bazılarına pek bir şey yapmıyor gibi gelebilir. Fakat bana kalırsa oynadığı karakteri birebir yaşaması gerçekten müthiş! Filmde, çocuğu ölüm döşeğinde olan zor durumda bir babayı mükemmel bir şekilde canlandırdı. Bir babanın oğlu için neler yapabileceğini tekrar gösterdi.

Film, bazıları için ise ” basit bir senaryo ” dan ibaret olabilir; evet bazı sahnelerdeki yaşananlar çok komik ve gerçekte olmayacak şeyler gibi gözüküyor ama bu bir film değil mi?.

Filmin konusuna gelince, ailesiyle mutlu bir hayat yaşamaya çalışan john bir gün oğlunun aniden rahatsızlanması sonucunda şok bir haber alır: oğlunun kalbi gereğinden büyüktür ve acil olarak kalp nakli gerekmektedir. Çalıştığı şirketten tam sigorta poliçesi aldığını bilen john ikinci bir haberle yine şoka uğrar: iş veren şirket poliçesini bir alt kademeye indirmiştir ve bu sigorta poliçesi ile john oğlu için gerekli ameliyat parasının ancak %10’unu karşılayabilmektedir. Ne yapacağını şaşırmış halde etrafından ve çevreden yardım alarak bir süre daha oğlunun hastanede kalmasını sağlayan john, ne hükümetten ne doktorlardan ne hastane yönetiminden ne de işvereninden gerekli desteği alır.. Perişan bir halde iken karısının ona söylediği ” ne yaparsan yap oğlunu kurtar ” sözü ile ani bir karar verir ve hastane acil servisindeki insanları rehin alır..

Evet, biraz basit. Ama özellikle rehin alındıktan sonraki süreçte; polislerin durumu ile ( emir gelir, yaparlar… duygu yok. ) siyasi erkanın durumunu ( seçim zamanı, kimse ölmeden çözün herşeyi mesajı ) gerçekten iyi yansıttı film; ve bunlar yapılırken yapılan basit hataları…. John tabii ki amacına ulaştı ama acil servisteyken doktorlarla yaptığı konuşma gerçekten etkileyici idi: ilaç şirketlerinin doktorlara akıttığı inanılmaz paralar ve insanlardan aldıkları haddi aşan ücretler…

Gerçekten bu sağlık sorununa el atması yüzünden başlı başına iyi bir film olmayı hakediyor, denzel washington ise baba rolüyle alkışı almaya hak ediyor..

Siyasi mesaj vermesi nedeniyle eleştirebileceğimiz bir yapıda olsa da; zenginlerle fakirlerin ” insan olma ” şartıyla eşit şartlarda değerlendirilmesi gerektiği mesajını vermesi bu handikapı bize unutturuyor…  Filmdeki tek sorun bana göre aslında hastane yönetiminin suçlu gösterilmesi idi.. Fakat bunu da şöyle anlayabiliriz; hastane yönetimi üzerinden aslında devlete bir mesaj verme amacı gütmüş olabilir yönetmen. tabii bunu bilemiyoruz ama hastane yönetimi her gelen parasız hastaı 250bin dolarlık masrafını karşılayarak muhayane edemez, değil mi?. Doktorlarında bu konuda suçu olamaz ama sadece bu konuda! Fakat ilaç şirketlerinden aldıkları paralar konusunda? Ve denzel’in şu lafı beni baya hüzünlendirdi:” – ben oğlumu gömmiyeceğim, o beni gömecek.

Çaresiz bir insanın neler yapabileceğini anlatan bu film yukarıda yazdıklarım ışığında denzel washington’un muhteşem performansını izlemek için izlenilecek cinsten…

sinemalar.com puanı 7.5 olan film için bende 7.5 puan verdim.

İyi seyirler.

Yazar Hakkında

1986 Rize/Çayeli doğumlu. Öğrencilik hayatında bir çok kulüp organizasyonlarında, etkinliklerde ve sempozyumlarda yer aldı. Sosyal medyayı aktif olarak kullanmasının yanında; bu blogu ile 2010 yılında Türkiye çapında yüzlerce katılımcının yer aldığı yarışmada 1. oldu. Kitap okumayı, araştırmayı ve yazmayı çok seviyor...

Yorum Yap