1. Ana Sayfa
  2. Paylaşacağım Yazılar
  3. Siz Ağaran’ı Bilir misiniz?

Siz Ağaran’ı Bilir misiniz?


Siz Rize’yi bilirmisiniz? Hani Yeşilin maviye, mavinin yeşile hasret olmadığı Rize’yi..Hani varya bulutların ülkesi kaçkarların eteklerindeki Rize’yi, evet evet çay diyarı Rize’yi.. Bilmezmisiniz tabiki bilirsiniz. Karadenizin dalgalarıyla, kimi zaman hırçın kıyılarını dövdüğü, kimi zamanda sevdiği, okşadığı Yeşil şirin Rize’yi. İşte o Rize yeşile maviye hasret olmadığı gibi suyada hasret değildir. Rize’de yeşilin sadece kırk tonunu değil, kırkbir tonunu görebilirsiniz. Her rengin tonları var, insanı alır bir yerlere götürür de getirir de…Siz sanıyormusunuz ki sadece yeşilin tonlarının kırkbir tonu var. Suyun kırk tonunu bilirmisiniz? Suyun rengini bilirmisiniz? Suyun akıntısını seyrederken alıp seni bir yere götüreceğini, yüreğinden bir şeyler koparacağını bilirmisiniz?

Doğu Karadeniz de bir çok yayla ve mesire yerleri vardır. Bunlardan biri de Rize’li olup da hiç gitmediğim Ağaran şelalesi, Çayeli’ni arkamıza alarak 12 km kadar tepeye tırmandık. Buz gibi havada zirveye doğru şelalenin bulunduğu yere çıkarken, sıra dağların doruğundaki kar görüntüsü muhteşemdi, İçimden kaç kere o kar görüntüsünün içinde bulunmak istedim. Ama maalesef sadece oraya bakınmakla yetinecektik, çünkü oraya çıkmak için hazırlıklı değildik.

Nihayet şelaleye vardık tam şelalenin eteğinde bir kulubeyle karşılaştık, kimse orda yaşamıyordu sanırım orayı yapan kişi yazları şelalenin sesini dinlemek için gelip orda konaklıyordu, güzel olan ne biliyormusunuz, hemşerimin kulubeye kilit vurmaması, içinde herşey mevcutdu, soba, mutfak malzemeleri, masa, sandalye vs.. oraya gidenler malzemesi eksikse kulubeden temin edebiliyordu. Hemşerimin bu davranışı beni şaşırtmamıştı biz çünkü bu kültürün içinde yoğrulmuşuz hayattaki herşeyin paylaşım ve sevgiyle güzelleştiğini biliriz.. Kulubenin önünde hemen bir mangal yaktık buz gibi hava vardı inanılmaz soğuk olmasına rağmen o mangal keyfine değerdi eşsiz manzaranın karşısında mangal keyfi..

Ağaran ismini yüksek dik ve yalçın bir kayadan köpürerek, köpük köpük akmasından almış olsa gerek.. Şelale yaklaşık 50 m yükseklikten dökülüyor, Ormanlık bir vadi sonunda ki şelale daha henüz dinlenme tesisiyle tanışmasada ordaki hemşerimin kulubesinde kendin pişir kendin ye usuluyle de içler açıcı. Suyun bol olduğu zamanlarda, şelaleden karşıya doğru, bir çiğ tabakası rüzgarla birlikte hareket edermiş ve karşısındaki şimşir dallarını hareketlendirirmiş, Yağmurlu havalarda bir ucu şelalede olan gökkuşağınıda görmek mümkünmüş ne yazık ki biz bu güzellikle karşılşamadık.Yüksekten akan şelale, yere çarparak oluşturduğu bir göle dökülüyor ve küçük ırmaklar oluşturuyor. Şelalenin sadece bir eksiği hiçbir tesisin ve alt yapının bulunmaması ve inanıyorum ki bu altyapı ve tesisi en kısa zamanda yapacaklardır doğallığını bozmadan tabii ki.

Rize’ye gidipte o muhteşem doğallığı görmeden sakın geri gelmeyin derim Kaçkarın muhteşem güzelliğinden sonra gezeceğiniz ikinci yerde Ağaran Şelalesi olsun..

***********************************

Evet, Arzu MUŞDAL kendi blog sayfasında doğa harikası Ağaran Şelalesi hakkında bunları söylüyordu…
Yıllardır tanıtım eksikliği yüzünden bir türlü keşfedilemeyen bir yer, ağaran şelalesi… Yöre halkı tarafından bilinmesine ve her yaz etkinlik düzenlenmesine rağmen, daha yüksek sayıda ziyaretçiyi çekemiyordu kendine… Ta ki , ağaran şelalesi turizm derneğinin kurulmasına kadar; sonrasında yapılan tanıtımlar, dernek binasının inşası, yolların düzeltilmesi, kaymakamlığın az da olsa desteği ve yerel kanallarda gösteriminden sonra yavaş yavaş ilgi çekmeye başladı. Geziler düzenleyen kişilerinde karadenizde ve özellikle kaçkarda alternatif bir yürüyüş alanı olarak ağaran şelalesini seçmesi, daha çok kişinin gelmesine vesile oldu.

Daha çok eksikliği var şelalemiz çevresinin; ama yavaş yavaş…

Arzu hanıma teşekkürler.

Ve bir kaç resim ekleyeyim:

Yorum Yap