İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sine Kritikler
  3. Sinekritik: Exodus Gods and Kings

Sinekritik: Exodus Gods and Kings

exodus_gods_and_kings

exodus_gods_and_kingsÖzgürlük. Herkesin kendine göre yorumladığı ama ‘evrensel!’ bir kavram olması gereken önemli bir kelime. Dillerden düşmeyen, çıkara göre şekillenen günümüz dünyasının bana göre ‘vebası’. Bu veba, sinemaya da ne yazık ki sıçradı: ” ben istediğim gibi çekerim, istediğim gibi yayınlarım, kafama göre yorumlarım, kimse karışamaz. ” şeklindeki ‘özgürüm ben!’ temalı düşüncenin ne sinemaya, ne izleyiciye ne de dünyamıza katkı sağladığını düşünmek aptallık olur diye düşünüyorum. Exodus Gods and Kings de bu düşüncenin ürünü bir yapım. Güya (!) tarihi bir olayın senarist tarafından yorumlanıp, ekrana yansıtıldığı bir film olarak lanse edildi. Baş rolde ise Christian Bale gibi ünlü bir isim var. Filmin hem yönetmeni hem de senaristi de olan Ridley Scott de ünlü bir isim. Filmi izlenir kılan bu iki ismin bir araya geldiği Tanrılar ve Krallar filminin ana teması ise dini: Hz. Musa‘nın hayatından bir kesit. Tabii ki daha çok yahudi inancı açısından ama gerçekte öyle mi?

Son dönemde ilahi dinleri veya peygamberleri ayrı ayrı beyaz perdede görmeye başladık: Nuh peygamber ile başladıktan sonra ekranda sıra Musa peygambere gelmişti; Hz. Muhammed’in ise müslüman bir yönetmen tarafından yakında sinema ekranlarında sinemasal hayatını izleyeceğiz. Bu tip filmleri izlerken ve yorumlarken önümüzde iki seçenek var: ya filmleri tarihi olarak değerlendirip, doğru ve yanlışları değerlendireceğiz ya da tarihten bağımsız bir şekilde ele alacağız. İsimlerin tarihi birer kişilikler ve dünyada milyonlarca inananlarının olması ikinci seçeneğe göre yorum yapılmasını ‘bana göre’ engelliyor. Özgürlük kılıfı altında, tarihi kişilerin hayat hikayesinin ticari bir şekilde ‘kafalarına göre’ sömürülmesini ise doğru bulmuyorum. Zaten bunun özgürlük ile alakası yok; tamamen tarihi bir olayı farklı bir şekilde aktarma hamlesinin ise kötü sonuçlar doğuracağı açık. O yüzden tehlikeli bulduğum bu tür hamlelerin sinemaya ve izleyiciye faydadan çok zarar getirdiğini düşünüyorum. ‘Yahudiler açısından ekrana yansıtıldı’ denilen bir filmin yahudi olmayanlar üzerindeki etkisini düşünün? Bir de yahudiler arasındaki etkisini? Bu bir film, bir senaryo deyip geçmek bana göre çok basit bir düşünce…

exodus-gods-and-kings-christian-bale-joel-edgerton

Sinemanın ilahi dinleri insanlara aktarma konusunda kendine ‘doğru’ ve ‘evrensel’ bir görev biçmesi gerekirken kolaya kaçıp, peygamberleri ve yaratıcıyı normal birer insanmış gibi tasvir etme çabası; dini değerleri yok etmek demek değil mi aslında? Tarihi tamamen bir kenara bırakıp, farklı bir insanmış gibi davranılması; hem dinin takipçileri hem de izleyiciler ile alay etmekten başka bir şey değil bana göre. Bu durumu ” yapılan bir sanat eseri be! ” şeklinde savunmanın da elle tutulur bir şeyi yok; sanat eseri ama eser tamamen başkasını sömürerek yeni bir şey ortaya çıkarma çabasından başka bir şey değil ki?! Yaratıcının çocuk figüründe, kafasında ellerinde yaralar ile ‘insan gibi’ tasvir edilmesi de cabası: hiddet, intikam gibi insani duygular ile bezenmiş bir ‘yaratıcı’ figürü karşısında ” ama yönetmen bir sanat eseri ortaya çıkartıyor. ” demek, akıl tutulması olsa gerek! İnsanların onun karşısında diz çökmesini isteyecek kadar ‘egosu’ ve ‘ihtirası’ olan biriymiş gibi lanse edilmesini de ekleyelim. Moshe’nin yaratıcı ile iki insanmış gibi konuşması, firavun’un denizden canlı çıkması ve hala ‘Yüce Ramses’ diye konuşması ki bilindik hikayede son anında pişman olduğu ve boğulup öldüğü aşikar iken (cesedi de ingiltere de) filmin diğer eksileri olarak göze çarpıyor. Baştan sona Moshe’nin bir peygamber değil de daha çok aracı veya komutan veya ibrani halkının beklediği lidermiş gibi anlatılmaya çalışılması ise Yahudi inancı açısından da sorunlu bir yaklaşım. Yaratıcının Mısır halkı üzerine önce timsah, sonra kurbağa, çekirge, sinek vs. salarak sanki strateji oyunu oynarmış gibi hareket ettiğinin anlatılmak istemesi ise filmin arka planındaki alaycı düşüncenin ekrana yansıyan hali olsa gerek.Exodus2

Film islamiyeti kötülemiyor; zaten filmin tarihi konusu islamiyetten çok ama çok önceyi anlatıyor. Fakat islami kaynaklarda anlatılan olaylar ile örtüşmeyen bir kurguya sahip olduğu açık. Dini istismara tamamen açık olan film Russel Crowe’un ‘ Noah ‘ filmindeki ihtişamdan uzak, tamamen görsel efektlere sırtını dayamış durumda: yine de Moshe’nin denizi yarma mucizesini görsel şov anlamında daha başarılı bir şekilde sahneleyebilirlerdi diye düşünüyorum. Filmdeki düğün sahnesinde Türkçe uzun hava söylendiğini de belirteyim. Son sahnede Moshe’nin Flash TV’nin yaptığı yaşlandırma tekniklerini andıran yaşlı haliyle karşımıza çıkması ise filmin ne kadar kötü olduğunu özetler nitelikteydi. Dönem şartlarının anlatıldığı kısımdaki gecekondu mahallelerini andıran İbranilerin yaşadığı yerlerin Brezilya’nın o ünlü gecekondularını andırır şekilde bir tepede olması ise kopyacı zihniyetin göstergesi. Kurgu kopya (tarihten), yorumlama kopya (sinemanın tanrısal olayları insani gösterme çabası), içerik kopya (denizin çoşması dahil neredeyse tüm görsel sahneleri bir çok filmde gördük) iken film hakkında olumlu şeyler söylemek mümkün gibi gözükmüyor.

Ben beğenmedim; hem tarihi açıdan hem de kendi içerisinde anlatmak istediklerini farklı niyetler ile ekrana yansıttığı için beğenmedim.

İyi seyirler…

Yorum Yap