İlginizi Çekebilir
Mahallemizin Delisi

Türkiye Süper Ligi, herkesin beklemediği bir sonla bitti.Bir yılın daha sonuna geldik.Kazanan her zamanki gibi türk futbolu oldu belki de; ama ya öyle değil se? Buzdağının görünmeyen kısmı ne?.

Öncelikle fenerbahçeden başlamak istiyorum. Ben de bir fenerbahçe taraftarıyım ama sene boyunca hep trabzonsporu destekledim, özellikle Şenol Güneş takımının başına geçtikten sonra…

Fenerbahçe sezona iddaalı bir takımla girmişti, milyon dolarlık oyuncuları vardı. Bunlardan biri de Guiza idi. İspanyada yaptıklarını irdelemek istemiyorum; bazen derler ya: 40 senede bir olur bu! İşte bu sözün canlı örneği guiza… 40 senede bir gol kralı olcaktı, oldu ve fenerin yolunu tuttu. Ya sonuç? Taraftarı kahreden bir oyun, atılamayan goller, sayesinde yokolan saç yığınları… Bu takıma katkısı ne? Semihin günahı ne? Takımı yöneten daum’mu, yönetim mi? daha çok soru sorulabilirdi.

Yönetim; takıma çok karıştı. Daum bunu sürekli yalanlasa da bunu bariz bir şekilde söyleyebilirim. Aziz yıldırım sürekli soyunma odasındaydı, kendi olmasa da ruhu oradaydı. ( Komik ) Guiza transferine Daum mecburen okey vermiştir; yönetimin yaptığı bir ” ses ” çıksın politikası sonucunda yapılan transferdi. Ses çıktı, hala çıkıyor: ama şuanki ses ” artık bu takımdan guiza gitsin, hatta gerekiyorsa yönetimi de yanına alsın gitsin ” sesidir. Duyuyor musunuz?

Daum, bu sene takımı oynatamadı. Zaten ben bu adamın nasıl teknik direktör olduğunu anlamıyorum. Trabzon sokaklarında ya da kahvelerinde oturan her hangi biri ondan daha iyi teknik direktörlük yapar diye düşünüyorum. Bir insanın standartları olmalıdır evet ama daum’da bu biraz inatçılığa kaçıyor; hep aynı oyuncuları oynatması, sürekli aynı dakikalarda oyuncular değiştirmesi, değiştirdiği oyuncularında hep benzer olması insanı bıkıp usandırıyor. Futbol zeka oyunu, sürekli değişen taktikler ve oyun stilleri var. 4-4-2 de karar kılıp çıkın oynayın demekle olmuyor bu iş yani, hiç olmassa bu yıl gördük. Hep saç baş yolan taraftarlar gördüm; nedense ben pek önemsemem ama sene sonu alınan sonuç artık ” yeter ” dedirtti.

Taraftarada bir eleştirim var: gaza çok çabuk geldiler. Yani o stadda yaşanan ilk sevinç görüntüleri belki de yanlış anlaşılma neticesinde oldu fakat sonrasında yaşananlar? taraftarlığı anlarım ama holiganlığı anlamıyorum: ne gerek vardı ki? Protesto yapmanın çok çeşitli yolları var bunu illa zarar vererek yapmanın bir anlamı yok.

Bursaspor .. Bu sene geçen yıl sivas’ın yapamadığını yapıp bileğinin hakkıyla şampiyon oldu. Tarih yazdı. Umarım önümüzdeki yıllarda alacağı doğru politika kararları ile daha başarılı olacaklar. Ülkemize sevinç gösterileri yaşatmaya devam edecekler. Bence ülkemizde şampiyonluğu trabzondan sonra hakeden 3 şehirden biri bursa. ( Diğerleri, eskişehir ve izmir ) Son maçta beşiktaşı yenmeyi başardı ve şampiyon oldu: hem de onca eksiğine rağmen.

Ertuğrul Sağlam konusunda ayrı bir parantez açmak gerek; türk futbolunun yetiştirdiği en iyi futbolculardan biri değildir; fakat karakter olarak en iyilerinin başında gelir. Futbol yaşamı boyunca sahanın bir çok yerinde görev almasının katkısını teknik direktörlüğünde yaşıyor sanırım. Sahayı iyi okuyor, doğru hamleler yapıyor. Fakat kendini daha çok geliştireceğin farkında olması, maçın 90 dk olduğunu bilmesi kendisi için önemli artılar. Fatih Terim ve Şenol Güneş’ten sonra böyle bir genç teknik direktöre türk futbolunun ihtiyacı vardı.

Bursaspor nasıl kazandı? Öncelikle şehir olarak bu şampiyonluğa inandılar. Şampiyonluğa ilk önce içlerinde inandılar. Sonra futbolcular ellerinden geleni yaptılar; takımın yeni olmasına rağmen… Hatta çok bilinen futbolcuları da yok, 4 büyüklerden gelen futbolcular ve bucaspor gibi futbolcu fabrikasından gelen futbolcuların katkısıyla 1. ci oldular.

Fenerbahçeyi 3-2 yendikleri maçı unutamam. İşte şampiyon bu takım olmalı dedirten bir maçtı o. Zaten o maç 3-2 bitmeseydi şuan bursa değilde fener şampiyon olacaktı…

Maç sonrasında yaşananlara gelince…

Milyon dolarlık bir futbolcu alıp, bunu diğer taraftarların gözüne soka soka haber yaparsan ve sonuçta 2-2 gibi bir anonsun kurbanı olursan şu espriye bir şey diyemessin kardeşim:

” 20 milyon euro verip futbolcu alacağına, 2 tl verip bir radyo alsaydın da skoru doğru anons etseydin! “

Daha çok espri var, karikatürler var; hatta bir kaçını buraya eklemek isterdim ama biraz da taraftarlık ben yapayım. hehe.

Maçlar sonrası beni üzen tek şey holiganlık anlayışın devam etmesi oldu. Ve özellikle galatasaray, beşiktaş taraftarlarının sözleri… sanki kendileri şampiyon olmuş gibi! Sadece tebrik etmeleri yeterliydi. Fakat haklısınız, şu anons var ya anons… Herşeyi berbat etti… Milletin diline feneri düşürdü.. Oh olsun!

Şampiyonluk maçlarında herhangi bir maça etki edecek pozisyonların olmaması da türk futbolu için iyi bir gelişme oldu. Hiç olmassa sancı çekmeyecek.

Bursaspor, haketti. Kupayı aldı. Yoluna şampiyonlar liginden devam edecek. Bundan sonra yapması gereken tek şey: doğru bir transfer politikası. Stadı ile şehir ile zaten futbola yabancı bir kent değiller; sadece takımı doğru kurmak kaldı geriye… Başkan ve ekibi, ellerine geçecek bu parayı doğru bir şekilde ertuğrul sağlam’ın direktifleri doğrultusunda harcarlarsa ben seneye bursadan benzer bir başarı daha bekliyorum açıkcası. Çünkü imkanları daha da arttı. Ellerine bolca para geçecek…

Haydi Bursa, bizi şaşırtmaya devam et!

Yorum Yap