İlginizi Çekebilir

kirazeTarihsel hikayeler her zaman ilgimi çekmiştir; fakat bu tarihi bilgilerin gerçekliğinin ne olduğunu bilmek ve öğrenmek daha zevkli. O yüzden gerçeklikten uzak tarihi romanları pek sevmiyorum; fakat sefarad yahudileri yani Osmanlı’nın destek olup topraklarını açtığı yahudilerin yaşadıklarını anlatan kitap okumamıştım. Benim de bu konudaki bilgilerim tarih kitaplarımızda yazanlardan ibaretti; fakat sefarad yahudileri ismini çoğu kitapta duymuştum. Bu kitabı almamda ki amaçta bu konudaki bilgi eksikliğimi gidermekti; kitap bu bilgileri bana tam olarak sağlayamadı diyebilirim ve okuduktan sonra çok da memnun olduğumu söylememem.

Neden derseniz?

Çünkü kitap taraflıydı bi kere. Muhteşem Yüzyıl dizisi kıvamında anlattı yaşananları; ara ara savaş meydanlarından olaylar yazmaya çalıştı ama ayrıntıya girmedi. Yaşananlar hep saray içinde olanları anlattı; tabii öncesinde hikayenin bütünlük kazanması için içler acısı, yürek burkan bir aile dramını bizlere anlattı. Aslında bu anlatım üzerinden sefarad yahudilerinin yaşadıklarını izleme şansımız oldu belki de ama onlarda tek düze kaldı. sonrasında saray içerisinde yaşananları, çok sıradan ve tek pencereden anlatması; kitabın objektifliğini kaybetmesine sebep oldu. Belki de kurgu yazarı böyle bir anlatıma itmiş olabilir; fakat sarayı rüşvetle tanıştıran Ester Hanım’ın hikayesi yine de okumaya değerdi. Tabii aralarda, dünyayı inleten sultanlarımızın hep ‘dezavantajlı’ yönlerini anlatarak onları betimlemeye çalışmasaydı daha da iyi olurdu.

Kitabın dili akıcıydı ama tarihi gerçeklerle, olayın anlatıldığı anın betimlenmesi arasında geçişler yaparken sanki kopukluk vardı; yani resmi bir yazıyı okurken sonrasında amatörce hareketlerin olduğu bir anı yaşamak gibi… Tabii ki tarih kitapları denince akla hep ‘ya bu kitaplar sıkıcı olur’ düşüncesi geliyor ama bu kitapta sıkılma gibi bir şey söz konusu değil. Sadece tarihsel olayları takip ederken biraz kopabilirsiniz kitaptan; çünkü bir olayı anlatıp bitirirken yazar o kadar acele ediyor ve sonuca bir an önce ulaşmak için öylesine çabalıyor ki bir an kendinizi zaman tünelinde sık sık tarih atlamak zorunda kalıyorsunuz. Bu da o an yaşananların öncesini ve sonrasını anlamakta biraz zorluk çektiriyor. Fakat kitabın anlaşılır bir dili olduğunu söylemekte fayda var.

Safiye Sultan kitabını da Türkçemize çeviren Solmaz Kamuran, bu kitabında o kitaptan pek ilham almadan kendi yolunda ilerlemiş. Belirli konulara eğilerek, sadece sefarad yahudilerinin çektiği sıkıntıları ve onların Osmanlı üzerindeki etkilerini anlatmaya çalışmış. Belki de tek pencereden olaya bakarak kurgunun daha güzel işleyeceğini düşünmüş. Bir çok konuya da kitabın sonuna doğru cevaplar vermesi güzel bir hamle olmuş. Ama yine de tarihi gerçeklerin değiştirilerek ya da kendi yorumunu empoze etmeye çalışarak yayınlanmasına hala karşı olan biriyim. Yahudilerin göç etmeden önce yaşadıkları insanı ağlatırken, Osmanlı gibi büyük bir devleti yönetenlerin zayıf yönleriyle kitapta yer alması milliyetçi duyguları depreştirip olaylara keşke daha radikal ve objektif bakılsa diye düşündürüyor…

Her ne olursa olsun; bizim tarihimiz bu kitapta kendine yer bulmuş.
Bir de Yahudiler tabii.
Arada Hristiyanlarda giriyor işin içine; siyaset yüzünden. Ki papa hakkındaki ithamlar gerçekten ses getirecek cinsten.
Osmanlı Padişahlarının zayıflıkları yine kitapta ağır ithamlarla karşımıza çıkıyor.
‘Evlat katli’ olayını sık sık kitapta görüyoruz.
Ve tabii ki fesatlık neticesinde koskoca devletin nasıl yok olmaya yüz tuttuğunu da…

Her şeye rağmen okunmalı…

iyi okumalar.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

1986 Rize/Çayeli doğumlu. Öğrencilik hayatında bir çok kulüp organizasyonlarında, etkinliklerde ve sempozyumlarda yer aldı. Sosyal medyayı aktif olarak kullanmasının yanında; bu blogu ile 2010 yılında Türkiye çapında yüzlerce katılımcının yer aldığı yarışmada 1. oldu. Kitap okumayı, araştırmayı ve yazmayı çok seviyor...

Yorum Yap