1. Ana Sayfa
  2. Kişisel Yazılarım
  3. Kitap yorum. Kayıp Gül 2 Ölümsüz Kalp

Kitap yorum. Kayıp Gül 2 Ölümsüz Kalp


kayıp gül 2 ölümsüz kalpEdebiyat dünyasının da ticari kaygı ile hayatını devam ettirdiği dönemlerdeyiz sanki. Tamamen pazarlama taktiğine dayanarak milyonlar satan kitaplar var; bunun yanında kitap piyasasını yönlendiren sistemlerde oluşmuş durumda: new york bestseller gibi… Veya zaten ünlü olan insanların belki de okumadıkları kitaplar hakkında yorumlarda bulunup hayranlarını yönlendirmeleri gibi…

İşte Kayıp Gül 2: Ölümsüz Kalp gibi de böyle bir kategori de.. Ünlü gazetelerde ismi yazıldı, onlarca dile çevrildi ve ilk kitabının pazarlamadaki başarısı sonucunda elde ettiği kazancın da etkisiyle bir çok yayınevi tarafından basıldı. Ve karşımıza çıktı…

Serdar ÖZKAN için genel düşüncem; parasal kazancın onun için daha ön planda olduğudur. Yani isminin duyulmasını, tanınmayı ve bunun sonucunda para kazanmayı isteyen bir yapısı var gibi… Tabii tanımıyorum; bu ilk izlenimim ve hakkında kötü de düşünmek istemiyorum: fakat kendisinin bu kadar ‘başarılı’ olduğunu okumak/görmek sadece pohpohlamanın sonucunda olduğunu bize gösteriyor. Çünkü hadi ilk kitabı neyse de; bu ikinci kitabını okuduktan sonra bizi böyle bir sonuca gitmeye itiyor…

Kayıp Gül 2; daha çok belirli bir okuma tarzı olan okuyuculara hitap edicek türden. Yani her roman okuyan bu kitabı beğenmeyecektir; derinliği olan bir kitaba benziyor belki de ama yazar okuyucunun hayal kurmasından ve olayları yaşamasından çok kendi kurguladığı hayal dünyasında yanında ilerlemesi için elinden geleni yapıyor! Bu da tekdüzelik ortaya çıkartıyor; tamam aralarda çok güzel sözler var. Anlatılmak ve verilmek istenen mesajlar var. Tamam. Ama bu kadar! Fazlası yok. Okuyucu tutup götürmekten öte, okuyucuyu bir an önce kitap bitse de gitsek havasına sokuyor… Hani Alice Harikalar Diyarında havasında bir kitap da denilebilir ya da uyumadan önce bir kaç kelime okuyayım diye ele alınan kitaplardan da olabilir. Ama fazlası değil! Yani övüldüğü kadar değil…

Yazarın 3. kitabı ve yazar her yeni romanında daha da kötüye doğru gidiyor diyebilirim; romanları her ne kadar balon olsa da yine de bir emek vardı: ilk kitap güzele yakındı ama zamanla kalitesi de düştü diyebiliriz. Tamamen ilk kitabın gölgesi altında yayına verilen bu kitap da bana göre belirli bir tarzı olan okuyucular ile çocukların okuyabileceği bir düzeyde ve kesinlikle edebiyat dünyamızda bu kadar pohpohlamayı hakedecek düzeyde değil..

Kitap hakkında da konuşmak gerek; küçücük bir kızın hayal dünyasında gezintiye çıkıyorsunuz. İçerisinde arkadaşlık, bağlılık, sadakat, iyilik etmek gibi bir çok olguyu tanımasını sağlayan ve tekrar özüne dönüp ben canavarından kurtulmasını sağlayan olayları yaşadığı bir hayal dünyası bu…

Keyif alarak okumadım; sırf ilk kitabının pohpohlanması ve doğru pazarlama taktiği ile – ki beni bile kandırmışlardı bu yolla ve satın almıştım kitabı – bir çok okuyucuyla buluşan bu kitabı ben uzun süre elimden düşüremedim! Çünkü sıkıcı geldi; masal gibi geldi; tarzı hoşuma gitmedi; bir şeyler anlatmak isteyip aslında anlatamaması zoruma gitti; tam patladım derken uzun süre sonucunda bitirdim kitabı…

Okumak mı istiyorsunuz?

Bence küçük bir yeğeniniz varsa bu kitabı ona alın ve okumasını isteyin. Ve ekleyin: İçinde yaşadığın her duygunun bir zıttı vardır; zıt olan kötü duyguları yenmek için kendi içinde iyi duyguları beslemelisin. İşte sana bu konuda yardımcı olacak bir kitap. İyi okumalar. 🙂

Not: Kitabı okurken altlarını çizdiğim bir kaç cümleyi sizinle paylaşmak istiyorum.

“Bu arayışın sırasında o vahşi canavardan daha tehlikeli tek düşmanın var, o da başaramamak düşüncesi.”

“Tüm samimiyetinle denediğin zaman, başaramazsan bile başarmış sayılırsın.”

“Kalbinde hep oda oda ilerlemelisin. Bir sonraki odaya geçmeden, daha sonraki odayı düşünürsen, yol gözünde büyür ve cesaretsizleşirsin ve belki de pes edersin.”

“Hedef sahiplerinin en büyük düşmanı kuşkudur. Onları hedeflerine giden yolda önce yavaşlatır, sonra durdurur, sonra da geriletir.”

“Cesaret korkmamak değil, bazı şeylerin senin için güvende olmaktan daha önemli olmasıdır.”

“Arayan mutlaka bir şey bulur. Ne aradığını bilen ise aradığını bulur.”

Yorum Yap