1. Ana Sayfa
  2. Google Aramalarım
  3. Bilim Yaratıcıyı Ortadan Kaldırmıyor

Bilim Yaratıcıyı Ortadan Kaldırmıyor

bilimvedin

bilimvedinBilim ve din tarih boyunca tartışma konusu olmuştur. Ünlü bilim adamları, profesörler, din adamları ve daha bir çok insan bilim ve dinin birbirini tamamlayıcı olmadığı ya da birbirini tamamladığından tutunda yaratıcının olmadığına veya olduğuna kadar bir çok konuda açıklamalar getirmeye çalışmıştır. Bunun son örneği ise ünlü İngiliz fizikçi, evren bilimci, astronom, teorisyen ve yazar Stephen Hawking. Evren konusunda daha önce bir çok konuşmasına ait videoları izlemiştim; fakat ilgi alanım olmadığı ve bilimsel terimler konusunda cahil kaldığım için kitaplarını okuma(ya)dım diyebilirim. Yine de yazmış olduğu kitaplardan biri olan ‘ Büyük tasarım ‘ adlı kitabı hakkındaki eleştirileri ve kitabın içeriği konusundaki bilimsel makaleleri, sözlük yorumlarını vs. okuma şansım oldu ve genel hatlarıyla normal bir birey olarak konu hakkında bilgi sahibi oldum diyebilirim. Bu yazımda sizlere Stephen Hawking’in bu kitabı hakkında bir konuşma yapan Oxford Üniversitesi’nin tonton ve sevimli matematik profesörü John Lennox’ın yaklaşık 30 dk’lık videosunu ve bu videonun içeriğinde geçen bilim adamlarının yine bilim ve din konusundaki düşüncelerini içeren bir kaç videoyu paylaşacağım. Şunu da belirteyim burada salt İslam dini üzerinden olaya bakmak yerine Hristiyanlık ve Ateizm savunucusu olan kişilerin evrenin yaratılışı konusundaki konuşmaları üzerinden sizlere bilgi vermeye çalışacağım. (Videolar bana ait değildir. Emeği geçenlere teşekkür ederim.)

Öncelikle tonton hocamızdan bahsedelim: John Lennox, ingilizce, almanca, rusça, fransızca ve ispanyolca bilen bir matematik profesörü. Aynı zamanda Oxford Üniversitesinde bilim felsefesi dersleri de vermektedir. Bir çok kitabı var ve bunlardan bir tanesi de Türkçe: ” Aramızda kalsın tanrı var. ” (Kainattaki hassas ayarın etkilediği fizikçilerin, ayrıcalıklı bir gezegende yaşadığımız gerçeğinin şaşırttığı kozmologların, dna’daki bilginin imana getirdiği felsefecilerin, genetikçilerin, tanrı dememek için umutsuzca çırpınan dawkins ve şürekâsının hikayesini bu kitabın sayfaları arasında bulacaksınız. *Ekşisözlük guardianofnight2015 yorumu) Kitapları karşı tarafın görüşünü de olabildiğince yansıtarak hazırlanmıştır. Hristiyan olduğunu ve bir yaratıcıya inandığını hiç saklamayan biridir. Ünlü ateist savunucusu Richard Dawkins‘in belalısı olarak bilinir ve dawkins’in tezlerindeki mantıki tutarsızlıkları bulmasıyla ünlenmiştir. Kendisini Müslüman cemaati çok sever fakat Hz. Muhammed’in sahte peygamber olduğuna inandığı söylenir fakat buna dair bir kanıt bulamadım. Sevenleri olduğu kadar sevmeyenleri de var; bunların kim olduğunu tahmin etmek de zor değil: genelde ateist tipler bu tonton hocamızı sevmezler. Hepsinin ortak tepkisi: koskoca bilim adamlarının yazdıklarına saçmalık demesi. Hakikaten bunu nasıl yapar yahu(!). Bunu söyleyenlerin, ateist bilim adamlarının koskoca argümanları bir çırpıda yok edip saçmalık demekten daha beter hale sokmalarına ne söyleyeceklerini de merak ediyorum açıkçası. Ayrıca kelime oyunları yaptığını söyleyenler varsa da aşağıda videolarını izledikten sonra siz de aslında gayet anlaşılır bir dilden konuştuğunu göreceksiniz. Hani ondan ” Allah vardır. ” diye bir söylem beklemekte bu durumda saçma olur fakat bir yaratıcının varlığına inanmakta ve bu durumu eleştiren ünlü bilim adamlarına cevap vermektedir.

Gelelim videolarımıza;

 

Stephen Hawking’in kitabının ana kurgusunu M teorisi oluşturuyor. Bir diğer güçlü argümanı ise yer çekimi kanunu. Yaratıcının olmadığına ve her şeyi yaratanın bilim kanunları olduğuna okuyucuyu ikna etmeye çalışıyor. Fakat kitabındaki ana düşünceye kanıt olarak sunduğu M teorisini anlatış tarzı; yaratıcının yapabildiğine inandığımız her şeyi M teorisinin yaptığını anlatması ile birleşince acaba M teorisine inanan bir M’ist mi? sorusunu sordurdu bana açıkçası. Ayrıca felsefe gibi bilim dalları içerisinde ayrı bir önemi olan ve çok gelişmiş bir geçmişe, bilim dünyasına muazzam katmış çalışmalara ‘ölü’ deme gafletini gösteriyor. John Lennox’da öncelikle bunu eleştiriyor ve sonrasında da yaratıcının varlığını anlamada özetlerken klasik bir felsefe öğrencisinin bile anlayabileceği konuları böylesine büyük bilim adamlarının anlamamalarını eleştiriyor. Ayrıca yazarın okuyucuyu ikilemler arasında bırakıp seçeneklerden birini seçmeye yönlendirme çabasını da kurnazca buluyor. Mantıklı düşünen her bireyin bu tuzağa düşmeyeceğini fakat ateist kesimin balıklama dalarak kendilerini haklı durumda daha gururla göreceklerini (Bir nevi aptallar ama aptallıklarını da anlamayacak kadar zavallı durumda demek istiyor) eklemeyi de unutmuyor John Lennox.

John Lennox, yaratıcının varlığının sorgulanması konusundaki mantıksızlığı anlattıktan sonra buna bir de örnek vermeyi ihmal etmiyor. Kullandığı örnek ise Turbo jet ve bu jetin icat edilmesi. Turbo jet’in varlığı onu icat eden kişinin varlığını görmezden gelmeyi gerektirmez fakat günümüz bilim adamları bilimsel sorular sorarken yaratıcı başlangıcın dışında tutarlar ve sonrasında ise gereksiz olduğunu söyleyip onu son tahlilde yok sayarlar. Bunu turbo jet örneği ile güzelce ifade etti. Bu tür bilim adamlarının bu düşüncelerinin temelinde bilimsel düşüncelerinin değil ateizmin etkili olduğunu söylüyor matematik profesörü. Bunun yanında maddenin saf halinin bilim adamları tarafından hala icat edilemediği gerçeğini ekliyor. Aklıma bu kısımda CERN deneyleri geldi; hani maddenin yeniden oluşturulacağı ve saf halinin bulunacağı haberlerini hepimiz okuduk değil mi? Var olan bir maddeden yeni bir madde oluşturmayı maddeyi sıfırdan oluşturma işlemi olarak insanlara sunan haberleri okuduk ve buna inananlarda cabası! Muazzam bir ateizm propagandası var. Bilim dünyası da buna alet edildi bir nevi. John Lennox’un özellikle ” saçmalık her ne kadar bilim adamı olsan bile saçmalıktır. ” sözü gerçekten yerinde ve anlamlı bir tespittir bana göre.

Videoyu izledikten ve hem kitap hem de bu konuşma hakkındaki bir çok yorumu okuduktan sonra şunu söylemek zor olmasa gerek: Yaratıcı gücü ile bilim kanunlarının birbirinden ayrı olmadığını ve birbirini tamamladığını; dolayısıyla ikisinin bir bütün olduğunu ve son tahlilde bir yaratıcının olduğunu. Bilimin görevi yaratıcının varlığını sorgulamak değil onu anlamak olması gerektiğini…

Stephen ise kitabında yer çekiminin özellikle var oluşta önemli bir işlevi olduğunu, bilim kanunları neticesinde her şeyin meydana geldiğini iddia ediyor ve tökezliyor.

Yukarıda vermiş olduğum ilk iki videodan önce aşağıdaki uzun videoyu da izlemek isteyenler olabilir. Büyük Tasarım adlı kitabın yazarının evren hakkındaki bilgilerini anlamak için izlenilmesi gerekir diye düşündüğümden bunu da paylaşıyorum.

http://www.youtube.com/watch?v=rUSCqFSshJk

Büyük Tasarım kitabında her ne kadar yaratıcıyı sorgulayıp onu görmezden gelerek sonucunda ‘yaratılışımız bilim kanunlarının sonucudur’ ile bir nevi kitabına nokta koyan ünlü bilim adamının bir başka konuşmasından görüntüleri buldum youtube de. Burada ise yaratıcı yoktur gibi bir orta karar, siyasi yorumda bulunuyor. İlginç!

İlk 2 video da ismini sıkça duyacağınız, 21. yüzyılın en ateşli ateistlerinden olan bilim adamı Richard Dawis’in de videolarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Aşağıdaki video, ilk videoda bir diğer bilim adamı Stephen Hawking’e cevap veren tonton amcamız John Lennox ile Richard Dawis’in tartışmalarından kesit içermekte. Bu videoyu izledikten sonra Richard Dawis hakkında bir çok videoyu yine izleyebilirsiniz.

Ateizm konusundaki açıklamaları ile ünlü Richard Dawis’in bana göre en önemli sorunu; evrim teorisi gibi bir çok bilimsel konuda yaratıcıyı kabul etmeme ve denklem dışında tutma çabalarının yersiz ve yetersiz oluşu. Bunu yaparken, yaratıcıya inanan kişilere hakaret ve üstten bakacak kadar da kibirli biri olduğunu söylemek gerek. Bu kişiyi ülkemizde alkışlayan kişilerde mevcut; hatta bunların bazılarının (içlerinde ünlü simalarda mevcut) DNA’lardaki mükemmel uyumu bilimsel olarak inceleyip görmelerine rağmen ‘inanamamaları’ ve böylesine muazzam bir düzenin ‘imkansız’ olduğunu söylemeleri sorunsalı da garip bir durumdur. Richard’ın her konuşmasında ‘iman’ ve ‘yaratıcı’ kelimelerinin bilimsel olmadığını ve insanların geçmişte yazılmış kutsal kitaplar dışında açıklama yapmamalarını (yani kutsal kitapta yazanlara aynen araştırmadan inanmalarını) eleştirir; fakat kendisi de bilim adamı olmasına rağmen sanırım bugüne kadar eleştirdiği bu kutsal kitapları okumamış olsa gerek diye düşünüyorum. Bunu neden söylüyorum, şu açıdan: bugün Kuran-ı Kerim’in mucizesi olarak bir çok bilimsel konuda ayetlerin yer aldığını ve günümüzdeki araştırmaların da bunları doğruladığını bilseydi böyle konuşamazdı. Ya da konuşurdu değil mi? Nasıl olsa ‘kibirli’. : ) Aslında ateistlerin en önemli sorunları gördüklerine inanamama durumu olsa gerek. DNA’nın mükemmel dizilimini görüp, bunu biri yapamaz kendiliğinden oldu demek sanırım büyük bir kolaya kaçma.

Bu videoda ise ikili arasında daha uzun bir tartışmaya tanıklık edeceksiniz.

http://www.youtube.com/watch?v=XrYGIi5CsFM

Tarafsız davranmak adına Richard Dawkins’in yaratılış konusundaki bir röportajını da sizlerle paylaşmak istedim. ‘Tesadüf’ kelimesi en sık kullandıkları argümanların başında geliyor. Sırf yaratıcıyı redetmek adına böyle bir argüman kullanmak bana ters geliyor; bilimin içinde olan ve en basitinden DNA’lardaki mükemmelliği görmüş olan bu insanların ‘tesadüf’ diyerek geçiştirmeleri saçma ve sıradan geliyor. Evrim Teorisinin ise son 30 – 40 yılda bilimsel olarak çürütüldüğü de bir gerçek. ‘Yaratıcı kendini gösterseydi’ gibi sözler ise dini hiç anlamamanın ve ateistik düşüncesini haklı çıkarmak adına sorulabilecek sorulardan biri olması dışında herhangi bir şey ifade etmemenin aciz göstergesi adeta. ” Madde yoktu, yaratıcı zaten yok, zaman ise sonsuz ve bummmmm! Her şey tesadüfen oldu, gitti. ” tarzı bir düşünce bana hiç bilimsel, olağanüstü ve ilginç gelmiyor açıkçası.

http://www.youtube.com/watch?v=Jlb7tJMaqtc

Bu video yine John Lennox’a ait. Aslında İngilizceniz varsa daha fazla içeriğe ulaşma şansınız var fakat gönüllü arkadaşlar sağ olsunlar bir çok videosunu Türkçe alt yazılı halde yayınlamışlar. Bu da onlardan biri. Ateistlere cevaplar içeriyor yine. Videoda kısaca söylemek istediği şu: Biz bilgimizde ki eksikliklerle değil, artan bilgimizle Allah’ın sanatına tanıklık ederiz.

Aşağıdaki video ise konudan bağımsız olmakla beraber izlenilmeye değer bulduğum bir video. Kur-an’ın mükemmel olduğuna, geldiği günden kıyamete kadar varlığını koruyacağına ve herkese hitap ettiğine inananlar olarak biz iman ettik ama tabii ki bu kitabımızda hatalar vs arayanlar olacaktır. Daha da ileri gidip peygamberi, dini kötüleyenler; ispatsız cümleler kuranlar olacaktır. İşte bunlara hocamız çok iyi bir cevap vermiş olsa gerek:

http://www.youtube.com/watch?v=cL_ixRz8tg4

Bu kadar video yeter…

Herkesin inancına saygım sonsuzdur; ben bu videolarda bilim adamlarının gayet düzgün ve olması gerektiği gibi (gerektiğinde ezen ama hakaret etmeyen) tartıştıklarını gördüm. Sonuçta herkes anladığı kadar vardır. İnsanları ‘zorla’ bir şeye inandırmak bana da saçma gelen bir şey. Zaten İslami açıdan da ‘zorla’ birini inanmaya zorlamak yanlıştır. Bu yüzden ateistlere hor bakmaktan çok onlara bazı şeyleri açıklamak daha doğru olsa gerek. İnsanların sadece kendi düşüncelerine uygun şeyleri okumasını, izlemesini anlayamıyorum: tek tip bir insan olmak kadar saçma bir şey yok. Bu videoları paylaştığıma bakmayın; karşıt görüşlü insanların videolarını da sayarsak en az 40 a yakın video izledim, bir çok içerik okudum. Fakat ‘yaratıcının varlığına’ olan inancım hiç değişmedi.

Yazımı İhlas süresinin meali ile bitirmek istiyorum:

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah’ın adıyla.

  1. De ki: O, Allah birdir.
  2. Allah sameddir.

  3. O, doğurmamış ve doğmamıştır.

  4. Onun hiçbir dengi yoktur.

….

Bilim Yaratıcıyı Ortadan Kaldırmıyor adlı makalemi okuduğunuz için teşekkürler.

Okuyup, faydalanırsınız umarım.

Hayırlı günler.

 

Yorum Yap