1. Ana Sayfa
  2. Kişisel Yazılarım
  3. Kitap Yorum: Bozkırın Sırrı Türk Peygamber

Kitap Yorum: Bozkırın Sırrı Türk Peygamber

bozkırın sırrı türk peygamberYüz yirmi dört bin peygamber! Dile kolay. İnsanoğlunun dünyaya ayak basmasından beri, rivayetlere göre bu kadar peygamber dünyaya yaradanın kelamını anlatmak ve insanları düzene sokmak için gönderildi; bazen başıboş gezen kavimlere bazen ise kudretli hükümdarların yönettiği ülkelere gönderildi bu kullar. Bu peygamberlerin hiç biri ırk, kavim ayrılmadan sadece yaradanın desturu üzerine, düzene girmeleri ve ondan kopmamaları gibi bir çok sebepten ötürü dünyaya gönderildi; hepsinin bu görevi alma aşamaları farklıdır herhalde… İşte Öktem, göçebe Türk obalarından birinde yaşayan Öktem’e gelen peygamberlik görevi öncesinde ve sonrasında yaşananların anlatıldığı; kurgu olarak Türk kültürünü merkezine alıp, tarihi eski kelimelerle bezenmiş bir kitap ‘bozkırın sırrı türk peygamber’.

Bazen gözyaşları içerisinde okuyacaksın, bazen şaşıracaksın, bazen islam dininden bir çok benzerlik göreceksin, bazen kızacaksın, bazen acaba ne olacak diye meraka düşeceksin… Ahmet Turgut; ilginç bir kitap yazdı: belki de olayı milliyetçi bir başlıkla ortaya dökmesi eleştirilebilir. Fakat kitapta bir kavime gelen bir peygamberin yaşantısı anlatıldığı için böyle bir eleştirinin de yersiz olduğunu söyleyebilirim. Bu romanda peygamber öktem’in bozkıra gönderilişi ve düşüncelerini, cebrail vasıtasıyla ona gelen bilgileri halkına anlatışını okuyacağız.

Kitap için belki de ilk başta aklınıza dini bir kitap mı acaba? sorusu gelebilir: hayır, kesinlikle öyle değil. Daha çok tarihi bir kitap. Eski Türk dilinde yer alan onlarca kelime var kitap da; yer, mekan nereden geldiğimizi öğrenmemiz açısından iyi tasvir edilmiş. Dönemin şartları, imkanları dikkate alınarak yazılan bir roman.

İslam dini tarihinde yaşanan bir çok olayın benzerinin bu romanda da olduğunu göreceksiniz okurken; belki de kitaptan bir şey yazarak hata ediyorum ama mesela mağara olayı tıpkı islam dininin yayılmaya başladığı hira mağarasını çağrıştıran türden; öktem peygamber burada doğuyor, ilk emir burada ona geliyor ve ‘sır’ ilk defa burada ona açıklanıyor, demiri orada dövmeye başlıyor. Bu arada demir, öktem peygamberin mucizesi olarak kitap da karşımıza çıkıyor. Kullandığı kılıç ve at konusunda yaptığı yenilikler gerçek tarihimizden esintiler sunuyor bize.

Okurken keyif alacak mısınız sorunuza gelince…
Kitap da çok fazla eski türkçe yazıları var; bu sizi sıkabilir. Bir de heyecanlı bir anlatım yok; daha çok hani yaşlılar anlatır gençler dinler ya, efsunlu hikayeler gibi… Normal seyrinde ilerliyor olaylar; savaş esnasında bile masal anlatır gibi anlatıyor olayları… Öktemin kötülüklerle, ailevi sorunlarla başedişi sırasında yaşanan zamane sorunlarına da çözüm bulması; ilginç anektodlarla karşımıza çıkıyor…

Bir çoğunun elinden bırakamayacağı bir kitap. Yazarın kitabın içine serpiştirdiği güzel anlatımlarla bezenen cümleler sizi düşünmeye sevk edecek, kitabı okuduktan ve kitabın sonundaki açıklamaları iyice sindirdikten sonra size katkılarının olduğunu göreceksiniz.

Roman adına özel not: Bu romanla birlikte yazarın en büyük hizmeti bence şudur: Romanın çok iyi reklamı yapıldığı ve merak uyandırdığı için ömründe hiç Kur’an meâli okumayanlar bu kitapla mini bir meâl okumuş olacaklar. 🙂 Ayrıca bu kitabın kurtlar vadisi dizisinde de Polat Alemdar’ın elinde okuduğu kitaplardan biri olduğunu söylemek gerek. 🙂

İyi okumalar.

Yorum Yap