İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Kişisel Yazılarım
  3. Kitap yorum: Aklından Bir Sayı Tut

Kitap yorum: Aklından Bir Sayı Tut

aklından bir sayı tutBolca övülmüş bir arka kapak yazısı… Merak uyandıran bir önsöz ve giriş… Kafanızda soru işaretleri uyandıracak, gizemli 9 rakamın yer aldığı bir kitap… Yurtdışında aldığı olumlu tepkiler… Bir kitabı almak için herhalde yeteri kadar neden bir araya toplanmıştı; bende adını sanal alemde dolaşırken gördüğüm bu kitabı almaya karar verdim.

Aklından bir sayı tut kitabı, bilindik polisiye roman kitaplarına nazaran içerisinde daha az kişi, daha az rol, daha az mekan barındıran, sığ bir yapıda kitap. Kurgu olarak çok güzel bir konuya değinse de, konuya başladıktan bitirene kadar hep şu soruyu sordum: ” Neden lanet olasıca bir güvenlik kamerası yok! ”

Yazar ilk romanında, okuyucuyu çekecek güzel bir kurgu buldu ve bunu yer ve mekan tasvirlerini çok iyi yazamayarak bizlere sundu diye düşünüyordum. Fakat sözlüklerde ve sanal alemde yaptığım ufak bir araştırmadan sonra, kitabın çevirisinin eksik/yanlış olduğunu öğrendim. Bu yüzden kitabı alacaklara bu ufak bir uyarı olsun.

Kitap için söylenecek şey: kurgu güzel, kahramanlar güzel ama çeviri berbat…

Okumasanız, bir şey kaybetmessiniz… Kitabı bitirdiğimde, normal bir polisiye film izlemiş gibiydim: herhangi bir extra bilgide vermedi.

İyi okumalar yine de…

Kitabın yazarı: john verdon

Yorum Yap

Yazar Hakkında

1986 Rize/Çayeli doğumlu. Öğrencilik hayatında bir çok kulüp organizasyonlarında, etkinliklerde ve sempozyumlarda yer aldı. Sosyal medyayı aktif olarak kullanmasının yanında; bu blogu ile 2010 yılında Türkiye çapında yüzlerce katılımcının yer aldığı yarışmada 1. oldu. Kitap okumayı, araştırmayı ve yazmayı çok seviyor...

Yorum Yap

Yorumlar (7)

  1. Herşey güzel hoş ama benim anlayamadığım bir şey var. Polisler Dermotun evindeyken; Katil telefonla evi arıyor, telefonu bayan polis açıp katil ile konuşuyor ve daha sonra telefonu Dermota veriyor yani kitabın katil diye gösterdiği kişi(Gregory Dermot) telefonda katil ile konuşuyor sizcede bir gariplik yok mu ??? ve ben buna eminim çünkü kitapta iki kez Dermotun katil ile telefon görüşmesi yaptığı bahsi geçiyor isterseniz kitabı açıp bakabilirsiniz sayfalar: 382 ve 404. Beni aydınlatabilecek veya rahatlatabilecek biri varsa lütfn bana e-maıl atsın. (halilacar47@windowslive.com)

  2. halil, çok güzel bir noktaya değinmişsin. 🙂 haklısın. belki tercüme de hata vardır ya da kurgu da… ya da onun da bir açıklaması vardır.

  3. kitabı severek okudum zekice bir kurgusu vardı. çoğu kez şaşırttı. çevirinin bir çeviri olduğunu bilerek biraz toleranslı davranmak lazım bence her çeviride hatalar göze batan şeyler vardır. tavsiye ediyorum.

  4. Aynı soruyu bende hep sorup durdum ve merak ettiğim hani şu Mark Mellery cinayetinde hiç bir yere gitmeyen ayak izleri çözülüp çözülmediği. Tamam botun tabanını ters çevirerek gittiğini varsaydılar ve bu seferde hiç bi yerden başlayan ayak izleri sonucuna da vardılar ama yani nedir olay o ara kafamdan neler vardı da anlamadım bilmiyorum bu konusmaların geçtiği sırada çözüldü mü yoksa buldukları tek hipotez katilin bot tabanını ters çevirip yürümüş olabileceği mi yani bu sorun cevapsız mı kaldı ya da okudum hatırlayamıyorum ve birşey daha sizce de dermott’un romanın sonunda öldürülmesi yazarın kolaya kaçması sayılmaz mı gerçi kitap şahane ama bunları cevaplarsanız sevinirim

  5. bu kitabı nasıl beğenmiyorlar anlamıyorum, bence betimlemeleri kesinlikle sıkıcı değil ,sadece bütün dedektiflerin konuşmasını anlatırken ve en son mektubu kaç kişiye neden atmış olabileceğini tartıştıklarını anlattığı yerde biraz daha heyecansız okuduğumu hatırlıyorum, yeterince ilgi çekici bence, evet sonunda tüm ihtimaller açıklanmıyor ama zaten neyin ne olduğunu anlayabiliyorsunuz bence mükemmel bitiyor…