1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Sevişgen Yılmaz Özdil!

Sevişgen Yılmaz Özdil!

Yurdum insanı olduğu kadar, yurdum gazetecileri de(!) gerçekten çok ilginç. Sabah sabah Twitter gündeminde Yılmaz ÖZDİL’in bol sevişmeli bir yazısının tartışmasını görmek enteresan. Gazetecilik namına meslek icra edenlerin bir çoğunun gazetecilikten anladığını sanmıyorum. Sevişgen Yılmaz ÖZDİL, Başbakanı ‘herkesi sevişiyor zannediyor’ diye suçlarken, gençliğini bu şekilde yaşayamadığı için böyle davrandığını da ekliyor. Hem ön yargılı davranıyor hem de çamur atıyor. Özgürlüklerin kısıtlandığını iddia ettiği bir ülke de hem de!!! Ve başbakanı sevmeyen kin ve nefret dolu insanlar ‘Debil’ seviye de zekası olmayan bu insanın yazdıklarını pohpohlayıp hemen paylaşıyorlar ya: hem gülerek izliyorum hem de aynı havayı soluduğum insanların bu haline acıyorum…

Başbakanı ‘aklı hep sevişmekte’ diye suçlayan insanların düştüğü komik bir durum, sürekli ”sevişmekle” alakalı cevaplar vermek. Suçladıkları konuyu kendilerinin yapması, ne kadar basit ve sıradan bir düşünce ürettiklerini gösterir nitelikte. Ahlaki değerlerin ne olduğunu bilmeyen bu insanların batılı değerleri dinselleştirme, kutsama çabaları bu topraklarda dün olduğu gibi bugün de hayat bulamayacak. Özgürlüğü ise yaşadığı bir toplumda kişiselleştirip, kendi çapı ile ifade edenlerin bulunduğu bir ortamda kesinlikle toplumsal barış ve huzurdan bahsetmek mümkün olmayacak. ”Çiçekli başörtüsü ve daracık pantolonuyla Çamlıca Parkı’nın kuytularında sevgilisiyle öpüşen genç kıza; özgürlüğünü Mustafa Kemal’a borçlu olduğunu hatırlatmak istiyorum.” gibi sözlerinin yanında ” Biz ve Siz ” diyerek halkın meclisinde halkı ikiye bölerek kürsü de konuşma yapanların varlığı ise bize hiç bir katkı da bulunmayacak. Mustafa Kamal, sokakta insanlar rahat rahat sevişebilsinler diye değil; daha ulvi ve daha anlamlı şeyler için bu ülkeyi savundu ve onun yanında binlerce insan hayatını kaybetti! Olayı basitleştirip, çirkinleştirmek de neyin nesi be insaf!

Olay başbakanı savunmak değil.
Olay Yılmaz Özdil‘i suçlamak da değil.
Biz bizeyiz arkadaşlar.
Bu ülke bizim!
Fark etmiyor musunuz; bu şekilde her ikisi de bizleri bölüyor, paramparça ediyor, asimile oluyoruz?

….

Yılmaz Özdil’in fantazilerini okurken aklıma başbakanın sözleri geldi: ”Çok hevesliysen kızını gönder isteyen istediğini yapsın o zaman, doğru banane!”  İşin kötü tarafı, twitterde kızların çoğu ‘sevişgeniz’ diye yazıyı savunuyorlar ya, insan o zaman içinden diyor: ” yaz kızım 200 torba çimento, 20 kamyon çakıl, 15 tane kapı… ”

‘Gençliğini yaşayamayanlar, gençliği böyle zannediyor herhalde.’ diyor Sevişgen Yılmaz. Gençlik sevişgen mi yani? Gençlik bu mu yani? Kaç küsür yaşına gelmiş, hala aklı sevişme de demeyeceğim; onun düştüğü tuzağa düşerek. Ama gençliği yaşamak ‘sevişmek’ demekse: doğru, yaşayamamıştır. Gençlik demek, bu mu demek? Kalsın böyle gençlik!

‘İddia ediyorum, Haydar Dümen bile bizim başbakan kadar kafa yormuyordur bu işlere.’ diyen Sevişgen Yılmaz aslında aynaya bakarak yazarken, kendini tatmin ediyordu belki de. Ben de bu yüzden diyorum ki bu tip insanlar kadar sevişmeye kafa yoran yoktur herhalde! Mezhebi geniş olup kızlı erkekli kalmayı savunanlar arada sırada Yılmaz Özdil üstadınızı da çağırın da o da faydalansın.

Yorum Yap