Geçen gün yolda yürüyordum… Bir şeyler eksikti sanki, konuşmak istiyordum. Ama insanlarla değil, nasıl anlatsam? Kendi kendimle belki de ama kendim de değildim ki? Evet, benim gibi olanlarla… O an benim durumumda olanlarla… Veya dağlarla, taşlarla, çiçeklerle belki de… Çünkü onlar da benim gibi içlerinde binbir sıkıntı barındırıyorlardı… İşte, şu karşıdaki dağ… Kim bilir kaç kişinin derdine şahit olmuştur, onların derdini üzerinde taşıyordur… Aynı benim gibi; bir çok insan, sayısız sıkıntı, dertler ve yaşam… yaşamak… Hayat ne sıkıcı bir şeymiş böyle? Hep kötü şeyler… Belalar üst üste geldikçe insanda sanki kötüleşiyor, hiç iyi bir şey düşünemiyor. Bende sanırım şuan o haldeyim, canım sıkılıyor, içim içimi yiyor…

Aslında bu kadar sıkıntı, dert, tasa insana vız gelebilirdi, hele ki bana… Hiç takmazdım dünyayı, carpediem tarzı bir hayat yaşardım… Ama aşk… Yine olur olmadık yerde hayatıma girdi, bir çokları gibi… Ne illet bir şeymiş bu! Unutamıyorum onu, ama karşılıkta alamıyorum… Ne olcaktı benim bu halim? Sorular beynimde uçuşuyordu; hem de cevapsız sorular… Bir insan sürekli cevapsız sorular sorar mı? Hem de kendi kendine? İşte aşk böyle bir şey olsa gerek… Vah halime!.

Peki, Hayaller… İşte yardıma yetişmesi gereken en insani duygular, hayaller… Ama hayallerim bile sıkıntılı… Ya da sıkıntılarım hayallerimi etkiliyor… Benden kaçmak isiyorlar, hayallerimde; kendim gibi…

Ama bunlar geride kaldı…

Şuan karşımda sessiz ve muhteşem dağlar var… Deniz de onlara eşlik ediyor… Deniz, mehtap ve bana şuanda çok güzel dansözleri hatırlatan, rüzgarla kıvıran ağaç dalları… Onlarda eşlik ediyor işte bana…

Bir de içimi sızlatan aşk… Bir yudum daha diyor bana, bir tane daha… hani carpediem en büyük hayat felsefemdi diye de ekliyor, çakal… Beni kandırmayı çok iyi biliyor işte… Zaten o yüzden esiriyim ya…

Ve hayallerim… Ama bu sefer tek hayalim vardı karşımda… Şuan yanımda olmasını istediğim mecnun tam karşımda duruyordu… Bir eliyle yeri kazıp hala Leyla’sını olur olmadık yerlerde aradığını görüyordum; fakat diğer elinde…

Evet, diğer elinde benim uzattığım bir şişe efes pilsen dark vardı… ” Mezeden de faydalan ama önce ellerini yıka ” dedim ona, mehtaba karşı dönerken… Sonra bir yudum efes pilsen dark daha aldım elime, şerefine dünya diye mırıldanarak…

Yorum Yap

Yorumlar (2)

  1. bugün sınavım vardı kimle oturdum

  2. 9 sene önce

    çıktığım kişi kim