aşk meğerSon konuşmalar….
Son sözler….
Aslında bir taraf gururuyla, bir taraf kalbiyle konuşur; kimse aklını kullanmaya çalışmaz o an da. Bir taraf iyilikle, bir taraf kötülükle beraber hareket eder… Ama sonuçta iki taraf da bir şeyi ‘kaybetmiş’ olur… Bunu bile bile bu yola aşkın iki ucundan biri, kendini sokar…

Son serzenişler…

Deli gibi aşıksınızdır ama süregelen tartışmalar, kavgalar sizi yorgun düşürür: artık her an pes diyeceğinizi sanarsınız ama kalbinizden gelen ses size ‘hayırrrr’ der…

İçinde ne olur ayrılmayalım, beni bırakma diyerek çığlık çığlığa ağlamalar var ama mesajlarında soguk sert tavırlar… Ve belli etmezsiniz o anlarda o lanet olası gurur yok mudur? Çıkardığı saçmasapan sorunlarla sonunda alınan kararlar işte seni kahreden seni senden alan sonuç : AYRILIK ! …

Yalnızca ”ayrılık” kelimesini duyduğunda bile bir anda kendini hissetmezsin hayattan kopacağını düşünürsün. Ayakların çözülür, ne olduğunu şaşırırsın. O kadar yaşanan her şey bir ‘yalan’ oluverir. Yaşadığın bu komik olaya mı yanarsın yoksa sevdiğinin bu tavrına mı yanarsın; bön bön kalırsın ortada…sevgiliye ayrılık mektubu

İşte şimdi yalnızsın…
Hayatına karışan, seni düşünen, seni senden çok seven, değerli olduğunu hissettiren kişi çekilmiştir hayatından. Aynı şey onun için de geçerlidir; artık hayatında senin gibi bir seven yoktur. Belki de bu durum onun umrunda değildir; korkak ve kötü insanlar gibi, ruhunu orospulaştırdıktan sonra kendine yeni yeni insanlar/kurbanlar bulabilecektir. Senin hayallerini onunla paylaşacak, yaşamına bir şekilde devam edecektir. Ama sen…

Onun sıcaklığını onun gülüşünü onun dokunuşunu kimsede bulamayacağını bilirsin; bu gerçek seni kat be kat maffeder. Öyle bir hale gelmişsindir ki; ölüden de farkın yoktur artık…

Bir tek bedenin kalır geriye, ruhun çekilmiştir köşesine; onsuz yaşayamayacağını düşünüp ağlıyordur sürekli. Bedeninse kendine düşen rolleri oynuyodur çevresine. Pişman değilim, onsuzda olabilirim, mutluyum tavırları…( Aynı şeyi ayrılan tarafta bir süre yapacaktır mutlaka; fakat o süre zarfında ruhundaki tüm iyiliklerde solmaya başlamıştır büyük ihtimalle… )

Halbuki kalbin paramparçadır. Hep ağlıyosundur içinden, nereye baksan o, tatlu gülüşü… Bir an kokusu gelir burnuna, heyecanlanıp etrafına bakarsın sap gibi ama nafile; sende bilirsin aslında olmadığını, ama belki’yi aklından çıkaramazsın!!!

Geceler üstüne yürür sanki. Hergece yastığını ıslatarak dalarsın uykuya. Uyku uykumudur sanki, yine o, yine rüyalarında ağlayarak uyanır, telefona bakarsın. Yoktur, ne bi çağrı ne bir mesaj. Dipsiz karanlık bir boşluktasındır…

Böyle daha mı iyi?
Sevmek varken daha çok birbirini?
FARKINA VAR AYRILIK NASIL BİR ŞEY.

Yorum Yap