Ağaran Şelalesi Etkinliğindeydim

Sevgili Günlük,

Hehe, hep böyle başlanır ya günlüklere. :) Günlüğüm kategorisini yazım için seçtiğimde ilk aklıma bu cümle geldi.

Evet, rizenin elle tutulur turistik yerlerinden biri de ağaran şelalesi. Çayeli’nden yaklaşık 20 dk’da araba ile ulaşabileceğiniz bir mesafede bulunan ağaran şelalesi, doğa ile iç içe bir yer. Daha önce adı – şanı duyulmamış bir yer olmasına rağmen, gerek ağaran şelalesi için kurulan dernek vasıtasıyla gerekse istanbulda kurulan rize ve ilçeleri derneklerinin yardımıyla artık yöre halkının yanında az da olsa insanlar tarafından duyulan bir yer. Son zamanlarda turistlerden olsun, doğa turlarından olsun taleplerin olduğunu bizzat ben de gördüm, biliyorum.

Artık yöre insanı tarafından her yıl ağaran şelalesinde bir kaç etkinlik yapıldı; 16 mayıs 2010 tarihindeki etkinliğe ben de katıldım.

Etkinlik alanına giden yol tamamen beton veya asfalt değil; toprak yol ama gayet güzel. Beton olmaması doğallığı bozmamak için iyi bir tercih olur. Fakat etkinlik alanının doğayla iç içe olduğunu bilenlerin ” alan kısıtlı, toz duman içinde kaldık ” gibi eleştirilerde bulunması bana şunu söyletti: kafalarınızı çıkartın topraktan! İnsanlarımız eleştiri yaparken, yapıcı eleştiri ile gereksiz eleştiri arasındaki farkı bilmeden konuşuyorlar. Bu da sinirimi bozuyor.

Ailecek katıldık biz, bir de misafirimiz vardı: babamın lise arkadaşı. O da sevdi sanırım ağaran şelalemizi; ama burada şunu söylemek istiyorum: şelale ve çevresinden aslında çok fazla beklentinin olmaması gerek. İmkanlar şuanlık kısıtlı, bürokrasi yüzünden bir çok şey köyümüzü geç gidiyor. Ve doğal olarak dağlarla çevrili olduğu için bir çok şeyi yapmakta mümkün olmuyor: örneğin daha büyük bir otopark alanı isterdim ama yer yok, şimdi çıkıp ” otopark için yer yapmıyorlar bir de etkinlik yapıyorlar ” demek mi lazım? Diyenler var. Herşeyin zamanla olacağını insanımızın bilmesi gerek ama farkında değiller. Bu tip yorumları hep facebook sayfalarında gördüm; yazmak istedim. Arkalarından konuştum! Ama günlük benim değil mi?! Banane, banane..

Etkinlikte biz de horonumuzu oynadık, yemeğimizi yedik, çayımızı içtik, sohbetimizi ettik ve pazar günü olduğundan ben trabzon yollarına düştüm.. Malum, ertesi gün okul var. :) Fakat güzel bir gündü, sıcak bir gün… Yazın yeni etkinlikler olacaktır…

Yazı dolaşımı

Exit mobile version