Kitap Yorum: Cengiz Han’a Küsen Bulut

Cengiz Aytmatov'un yazıldığı dönemde yasaklanan, dönemin totaliter rejimini usta işi bir şekilde eleştirdiği, yalın bir anlatıma sahip eseri hakkında kitap incelemesi.

Cengiz Han'a Küsen Bulut

Cengiz Han'a Küsen Bulut

Kırgız Türkü ünlü edebiyatçı Cengiz Aytmatov tarafından kaleme alınan “Cengiz Han’a Küsen Bulut” adlı eser “Gün Olur Asra Bedel” adlı romanın bir bölümüdür. Sovyetler Birliği’nin istihbarat ve gizli servisi Komitet Gosudarstvennoy Bezopasnosti yani Devlet Güvenlik Komitesi yani bildiğimiz anlamıyla KGB tarafından yayımlanmasına izin verilmemiştir. Abutalip Kuttubayev adlı kahramanımızın, yazarın en ünlü eserlerinden Gün Olur Asra Bedel adlı romandaki akıbetini bu eserde öğreniyoruz. Yazarın aynı zamanda ismini aldığı Cengiz Han’ın döneminde yaşanan bir efsanenin ana kurgu olduğu kitap, ustalıkla yapmış olduğu sistem eleştirisinin yansımasıdır. Öncelikle Gün Olur Asra Bedel adlı romanın okunması, sonrasında bu yaklaşık 110 sayfalık eserin okunmasını öneririm. Gelelim kitap incelemesine…

Cengiz Han’a Küsen Bulut Kitap İncelemesi

Cengiz Han’a Küsen Bulut adlı eser, aynı zamanda KGB ajanı olan Tansıkbayev isimli askeri savcının, mesleğinde terfi etmek için sistem içerisinde adaleti, gerçekleri nasıl eğip büktüğünü ve bu süreçte aynı zamanda öğretmen olan Kuttubayev’in hissettiklerini bize ustalıkla anlatıyor. Kuttubayev terör örgütüne üye olmakla suçlanır ve o dönem Rus düşmanlarını bulup, ortaya çıkarmak; meslekte zirveye çıkmak için bir araçtır. Tansıkbayev totaliter sistemin tüm çarklarını çalıştırmak ve kullanmak istemektedir. Kitapta yazdığı gibi totaliter sistemlerde “devlet bir sobadır, o ateş sürekli yanmalıdır ve odunlar da insandır.” (s. 23) Yazarın kitapta sistem eleştirisi yaparken “nasıl olsa tarih sizi mahkum edecektir ve siz şeytan gibi lanetle anılacaksınız” (s. 17) cümlesi (Kuttubayev’in ağzından) gerçekten anlamlı ve gülümsetti. Yazar resmen o yıllardan günümüze, bize sesleniyor ve “Demiştim size” diyor adeta…

Cengiz Han’a Küsen Bulut adlı eserin bendeki baskısı yukarıdaki gibi.

Makam ve mevki için uydurma bir kurban arayan Tansıkbayev’in adeta hayatına çöktüğü öğretmenin yaşadıkları, günümüzde belki sıkça karşılaştığımız bir durum değil. Ancak son yüzyıl içerisinde özellikle Orta Doğu ve Türki Cumhuriyetlerde benzer birçok olayın yaşandığını tarihi belgelerden, haberlerden biliyoruz. KGB döneminde olduğu gibi Cengiz Han döneminde de – tüm dikta rejimlerde olduğu gibi – insanların nasıl “harcandığı” sizi rahatsız edecek bir tonda aktarılıyor ama ustalıkla… Her ne kadar sistemsel eleştirileri içinde barındırsa da okuyan herkese birçok ders içerdiğini de belirtmek lazım. Tabii ki, anlayabilene. Bu arada kitapta anlatılan hikayedeki atın adı Küba idi. Sosyalizm, Sovyet Rusya gibi etmenler bir araya gelince acaba Küba ismi rastlantı mı? diye kendi kendime sormadım değil… :)

Eser usta işi bir sistem eleştirisi

Devlet bir sobadır ve yakıtı da yalnız insandır. Yakacak insan olmazsa soba söner. Sönen yanmayan bir sobanın da hiçbir yararı yoktur. Ama öte yandan bu insanlar da devlet olmadan yaşayamazlar. Sobayı tutuşturan yakan onlardır. Sobayı yanar tutmakla görevli olanlar da ona yakıt temin etmelidirler. Her şey buna bağlı!

Cengiz Han’a Küsen Bulut (s.23)

Kitabın dilinin oldukça yalın olduğunu belirtmek isterim. Usta işi dil ve örneklemeler, okurken tat almanızı sağlayacaktır. Kitap dönem Rusya’sını tanımak adına biz okuyuculara oldukça örnek sunuyor satır aralarında… Sovyet Rusya’nın dağılmasından sonra Gün Olur Asra Bedel adlı roman içerisinde ancak kendine yer bulan ve yazar tarafından ayrıca da kaleme alınan bu roman Stalinizmin ve totaliter devletlerin güçlü bir eleştirisi. Cengiz Aytmatov hayranlarının kütüphanesinde bulunması gerekiyor. Yaklaşık 112 sayfalık eseri – ismi de kitapla çok haşır neşir olan – Ötüken Yayınları tarafından 31. Basım’ı okudum, sizlere de öneririm. Çevirisi yeterliydi.

Kitaptan altını çizdiğim yerlerden diğerleri;

  • Ormanı olmayan, tek ağaç bulunmayan bu bozkır düzlüğünde, göçebeler çok eski zamanlardan beri idam hükmünü yerine getirmek için iri bir deveyi darağacı yerine kullanırlardı. (s. 77)
  • Yeryüzündeki bütün yaratıkları arasında Şeytan’la hemen uyuşan, anlaşan tek yaratık insan idi. (s. 93)

Yazı dolaşımı

Exit mobile version