1. Ana Sayfa
  2. Paylaşacağım Yazılar
  3. Müslüman Kadın?

Müslüman Kadın?

müslüman kadınBu yazıyı yani aşağıda okuyacağınız yazıyı ben bir blogger arkadaşın blogunda okudum.
Yazılarını aralıklarla da olsa takip ediyorum.
Kadınca dünyasından bakış açısı gerçekten takip edilecek cinsten.
Son yazısı ise özellikle %90 ı müslüman denen ülkemizde son yıllarda yaşanan değişimin bir özeti nitelikte…
Siz de fark etmişsinizdir: son zamanlarda mesela ‘oruç tutuyorum’ dendiğinde bile ters gözle bakılır duruma geldik.
Halbuki herkesin ağzında bir ‘özgürüz’ yaftası yapışmış gitmiş.
Özgür bir insanın ne yaptığı neden ilgilendirsin ya da neden ön yargıya dönüşsün?
Neden ‘öcü görmüş’ gibi bakılır ki bu insanlara?
Hem de %90 ı müslüman bir ülke de?

Neyse, fazla uzatmayayım ki yazının devamını okuyun.
Gerçekten güzel bir yazı, güzel bir tespit ve aslında iç dünyanızda düşündüğünüz de Türk ve Müslüman bir toplum olarak özgürlük bayrağının peşinde nasıl acınası bir duruma geldiğimizin göstergesi…
Yorumu sizlere bırakıyorum.


Efenim benim haddim değildir burada oturup müslüman kadının tarifini yapmak. Erkek olsaydım, evet yapardım kesinlikle. Öyle bir atar, tutardım ki.. Fakat kadın olunca işler öyle yürümüyor. Ne söylesek yapacağız ne de olsa. Fakat değinmek istediğim bir konu var ki içler acısı. Buyrun:

Geçenlerde içkili mekanda bir eğlenceye katılmayacağımı belirttim. Bulunmak zorunda olduğum bir yer. Fakat içkili. İçeceklerine emin olduğum ve zil zurna insanlardan bahsetmek bile istemiyorum ki, konuyu hiç bi şekilde değiştirmez bu. Yani “Ben sudan başka bi’şey içmem abi” diyecek insanlar da olsa konu değişmez. Gitmem!

Gitmeyeceğimi söylediğim zaman şaşkınlıkla karşılayan insanlar oldu. Beni ilgilendirmezmiş çünkü. Ben içiyor muymuşum? İçmiyormuşum, o halde benimle alakası yokmuş. Benim gibi bir insanın işi ne orada olacağına cümleler, öyle söylendi. Şaşkına döndüm. Afalladım. Öyle bir tepki beklemiyordum açıkçası. Benim ne işim vardı orada? Ben ayyaş mıydım, içici miydim? Ben ömrümde içkiyi ağzına sürmemeye adanmış bir insandım. İçki haramdı. Bile bile nasıl giderdim? O insanlar haram işlerken, ya da yediğimiz yemekler içkiler yüzünden mundar olurken ben nasıl otururdum orada huzurla?

Huzur dedim de aklıma geldi. Ömründe alnı secdeye değmemiş, abdest bilmez bir insanı “Hayde gel bizim camiiye seni cemaatle tanıştırayım. Sen namaz kılmazsın. Biz orada kılacağız tüm gece, sen bize bak-dur” demem gibi saçma bir olay bu. Gereksiz. Aslında bana teklif edilmesi aptalca.

Dinim gereği müslümanlar birbirlerine sorulacak. Ben orada “arkadaş, dost” bildiğim insanları uyarmadığım için, diğer tarafta boynuma yapışacaklar. Böyle söylediğimde ise, “Eee şimdi neden uyarmıyorsun?” deniyor. “Orası içkili olduğu ve bana uygun olmadığı için gelmiyorum!” cümlesi tüm tribiyle yeterince açıktır bence. Kainatı yaratan Allah, bi sürü nimet vermiş. Üzerine Kur’an göndermiş. Açıp okumamışlar, okusalarda anlamamışlar, anlasalar da yanlış anlamışlar üzerinde benim etkim ne olabilir ki? Etki edemiyorsam, olaya dahil olmam. Hata karşısında susan da hatayı yapmış kadar olur. Ben başkalarına ayıp olmasın diye ayak uyduramam! Hele ki yanlış yola gideceklerini bildiğim halde.

Neden mi üzgünüm? Neden mi moralsizim? Neden mi kararsızım? Heh işte. Anlam veremediğimden. Hee şimdi “içerim be sanane?!” diyebilirsiniz. Elbette banane? Ama beni o tip yerlere sürükleyemezsiniz. Gitmeme sebeplerimi de yazarım, sebeplerime de saygı duymanızı isterim. Hee sizlerde içme sebeplerinizi sıralarsanız, zevkle dinlerim

Hakan KARA

1986 Rize/Çayeli doğumlu. Öğrencilik hayatında bir çok kulüp organizasyonlarında, etkinliklerde ve sempozyumlarda yer aldı. Sosyal medyayı aktif olarak kullanmasının yanında; bu blogu ile 2010 yılında Türkiye çapında yüzlerce katılımcının yer aldığı yarışmada 1. oldu. Kitap okumayı, araştırmayı ve yazmayı çok seviyor...

Yorum Yap