İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Din - Tasavvuf
  3. Mini etek giymeyi savunan Müslüman

Mini etek giymeyi savunan Müslüman

Mini etek giymeyi savunan Müslüman
2

13615Bir bayan arkadaşın paylaşımını okurken, inanın içim o kadar parçalandı ki…
Arkadaş yorumunda kısaca şunları söylüyordu: ‘’ Mini etek giydiğim için, açık giyindiğim için arkamdan konuşanlara hakkımı helal etmiyorum. Peygamber efendimizin sözlerini çarpıtıp, benim hakkımda konuşanları anlamıyorum. Ben kapalı olup da neler neler yapanları biliyorum. Müslümanlığı siz mi daha iyi biliyorsunuz? Yaptığınız günah. ‘’

Yazdıkları o kadar açık ve bir o kadar da cahilceydi ki…
Ağlayasım geldi.

Sözleri açıktı, çünkü 1.si Mini etek giyen, açık giyinen bir bayan olduğunu kabul ediyordu. 2.si Müslümanlığı birçok kişiden daha iyi bildiğini iddia ediyordu. 3.sü peygamber efendimizin sözlerini referans olarak kullanıyordu. 4.sü günah olan şeylerden haberdardı.

Yazdıklarını okudum.
Ekrana bir süre bakakaldım.
Harbiden cahillik bu kadar büyük bir meziyet miydi? Beyin cidden bedava mıydı? Ne zamandan beri aklımızı kiraya vermiş, kıçımızla konuşuyorduk? Bu bayan mı anne olacak ve insan yetiştirecek? Kafamı salladım birden; hayır, hayır…
‘Hakan sus’ dedim kendi kendime. Çünkü bunları düşünmek bile içimi bunalttı diyebilirim. İki taraflı bir sorunun, karşılıklı laf atılarak çözülemeyeceğini anlamayanların sürekli kendi aralarında -yukarıdaki örnekte olduğu gibi- kavga etmeleri ise sinir bozmaktan başka bir şey değildi.

Fakat…
Günahın ne olduğunu bildiğini iddia eden ve peygamber efendimizden vs. bahseden bir kadının, mini etek konusundaki ‘bencil’ tavrını eleştirmeden geçemeyeceğim. Bu sadece o bayan arkadaşın değil, toplumumuzun da genel bir sorunu. Benzer düşünceler içinde olan arkadaşlarım(mız)da var. Sosyal medya sayesinde aşırı tartışılan ve bir türlü çözüme kavuşturulamayan bir konu olmasının yanında cevabının ufak bir araştırma ile beraber birazcık bilgi gerektirdiği bir durum aslında, bana göre…

Açık ve net söylüyorum:  Bir bayan olarak Müslümanım diyorsan ve samimiysen, açıp Nisa Suresi 31. Ayeti okursun. Cevabı o kadar net ki; mini etek – saydam elbise gibi tartışmalara girmezsin bile. Ama ben sözde Müslümanım diyorsan; o zaman başka… Seninle dini bir konuyu konuşmaya bile gerek yok. Fakat toplumun bu konuda yanıldığı bir konu var ki o da şu: sanki koskoca dini kitapta sadece kadınlar hakkında yazılar yazılmış. Hayır! Erkeklerinde gözlerine tesettür örtmeleri, kadınlarına sahip çıkmaları gibi birçok şey var. Bunlarında farkında olmak gerek; sadece kadınları değil, yanlış yapan erkekleri de yermek gerek.

Para ile imanın kimde olduğu bilinmez fakat imanlı biri de nasıl giyineceğini ve davranacağını da bilir. Yani örnek vermek gerekirse; Fenerbahçe forması giyen birine gidip ‘sen galatasaraylısın’ demezsin değil mi? Yani Fenerbahçe formasını Fenerbahçeli olanlar giyer. O yüzden özellikle mini etek giyenlerin veya açık giyinenlerin, gelen tepkilere ‘’ Sen kalbimdekini biliyor musun? ‘’ veya ‘’ Senin Müslümanlığını da biliyorum ben! ‘’ veya ‘’ Benden iyi mi bileceksin Müslümanlığı ‘’ veya en şeytani olan ‘’ Bu benim hayatım, kimse karışamaz. ‘’ şeklinde cevap vermeleri bilgisizlik, cahillik ve ‘bencillik’ kokan ifadelerdir ve şeytanla boş mukavele imzalamak gibidir! Kimse mükemmel değil tabii ki; her şeyi dört dörtlük yapamazsınız ama eksiklikleriniz söylendiğinde buna çirkefçe cevap vermek de pek akıl kârı olmasa gerek. Eleştirileri ‘ ahlak bekçisi misin, din zabiti misin? ‘ diye hor görenlerin yaptıkları bu duruma örnek gösterilebilir. Yine bilgi eksikliğinden kaynaklanan bu canavarca cevaplar, sorunu çözmeye katkı yapmaz. Müslümanın Müslüman üzerinde hakkı vardır; yanlışlıklarını ve eksikliklerini söylemesi bir görevdir, sünnettir ve gereklidir.

Tabii burada eleştiren tarafında suçu var: örneğin, mini etek giyenlere ‘Müslüman değilsin’ gibi ithamlarda bulunuyorlar veya ‘zoraki’ emirler kullanıyorlar. Bunlar yanlış hareketler; ne yani mini etek giyince ateist, diz altı giyince Hristiyan, biraz kısa giyince Musevi mi olacaktı? Dini, etek boyuna bağlamak ise yobazlıktır, görgüsüzlüktür. Ben mini etek giydiği halde namaz kılan veya oruç tutan hanımlarda gördüm; burada yanlış olan onun Müslümanlığı değil, eksik bilgisi veya durumu anlamamasıdır. Benim de anlatmak istediğim kısım zaten budur.

Bayanın ‘arkamdan konuşuluyor’ cümlesi de ‘gıybet yapmayın’ demek bir nevi. Fakat bu da yanlış; açıkça ve zevk alarak işlenen ‘günah’ hakkında konuşmak bırak günah olmayı, zorunludur. ‘’ Ne şiş yansın ne de kebap ‘’ diyen, dini anlamamış veya iyi öğretilmemiş insanların eleştirilere verdikleri bu tip cevaplar acınacak halde olduklarının göstergesidir adeta. Çünkü sokaklarda Allah korkusu olmayan sürülerce adamın vücuduna yiyecek gibi bakmasına ‘’ benim hayatım, benim bedenim ‘’ kılıfını uydurmuş ve bakışlardan hoşnut bir şekilde dolaşmaktadır ki bu durumun kesinlikle Müslümanlık ile alakası yoktur. Böyle kişilerin, eleştirilere ‘benim Müslümanlığım daha iyi’ diye beyinsiz cevaplar vermesi de küstahlıktan başka bir şey değildir. Herkesin dini kendine cümlesi yanlıştır, İslam dini tektir ve her normal zekâ insanın anlayabileceği haldedir. Bu tip bayanlar, Müslüman olduğunu iddia ettiği süre dâhilinde her Müslümana yorum yapma, müdahale etme hakkı verir; bu dinen de gereklidir. Hem dini yanlış anlamışsın hem dini yanlış yorumluyorsun hem de dini yanlış tanıtıyorsun. Böyle olmaz.’’ Eleştirilere, sözlere, yazılara, söylenenlere kızıp kendi bilgisizliğin ile cümleler kurmak yerine; açıp oku, samimi ol, doğruları gör bari ‘’ diye uyarmak istiyorum bu insanları…

Yine de…
Kimseye kızmıyoruz.
Kimseye zorla ‘giyme’ baskısı yapmıyoruz.
Kendi ‘samimi’ olduğuna inancına ve yaşantısına uygun şekilde, görülen eksiklikleri veya doğru olanı söylemeye çalışıyoruz.

Bütün bunlar eşliğinde, kısaca:
Yaptığının günah olduğunu kabul ederek giyen bayan, günahkâr Müslümandır. Yani kimse kısa etek giydi diye Müslümanlıktan çıkmaz; bu Allah’ın bileceği bir iştir. Ve bu durumda ‘mini etek giydi, Müslümanlıktan çıktı’ gibi ithamlarda bulunmakta Allah’a şirk koşmaktır, kendini -haşa- onun yerine koymaktır. Birbirini yermek yerine, anlamak ve nefse veya ‘empoze edilen Batılı düşünceye’ uymak yerine, şeytana hizmet eden günümüz ‘özgürlük’ kavramına kapılmak yerine; doğru olana inanmak ve görmek daha mantıklı geliyor bana…

Umarım anlatabilmişimdir; her iki tarafın yanlışlarını ve birbirlerine saldırmak yerine düzeltmeleri gerekenin kendileri olduğu gerçeğini…

Yorum Yap

Yazar Hakkında

1986 Rize/Çayeli doğumlu. Öğrencilik hayatında bir çok kulüp organizasyonlarında, etkinliklerde ve sempozyumlarda yer aldı. Sosyal medyayı aktif olarak kullanmasının yanında; bu blogu ile 2010 yılında Türkiye çapında yüzlerce katılımcının yer aldığı yarışmada 1. oldu. Kitap okumayı, araştırmayı ve yazmayı çok seviyor...

Yorum Yap