İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Kişisel Yazılarım
  3. Kısa Etek ve Mahalle Baskısı

Kısa Etek ve Mahalle Baskısı

Geçen gün, facebook sayfalarımdan birine ( evet, evet… 2. ci bir profilim daha var. ) kızların neden kısa etek giydiklerinden ziyade <kısa etek olayına erkekler ”bez yetmemiş” gözüyle bakıyorlar, acaba uzun etek ticaretine girsek, talep yok mu? belki zengin oluruz> benzeri bir ileti çaktım. Gelen yorumların, ticaret üzerinden komik yorumlar olacağını düşünmüştüm ama yanılmışım: insanlarımız balıklama dalmayı seviyormuş arkadaş!.

Ben de daha ciddi bir yazı yazmak istedim…

Konuyu enine boyuna kimsenin düşündüğünü zannetmiyorum. ‘kısa etek’ giyenleri eleştirenler olaya 2 açıdan bakıyorlar diye düşünüyorum, bir tarafolayı din ve namus açısından değerlendirirken diğer taraf abazan karakterin vermiş olduğu kısıtlı düşünce yapısıyla olaya yaklaşıyor. ‘kısa etek’ giyenleri eleştirenleri eleştirenler ise olaya hep ‘kendi’ açılarından bakıyorlar. Zaten sorunda bu son iki yazdığım seçeneklerden dolayı ortaya çıkıyor. Özgürlük kelimesinin yanlış tanımlamasının doğal sonucu ile insan fıtratında yer alan ‘bencillik’ birleşince açıkcası ortaya çok kötü sonuçlar doğuyor benim açımdan: ki kişinin kendisi bunu anlamadığından, çözümde bulunamıyor.

Ben kimsenin nasıl giyindiğine karışılmasının doğru olduğunu düşünmüyorum, bunu özellikle altı çizili olarak yazıyorum. Yani insan, istediğini giyebilir. Ama her insanın bir dünyası yok ki? Her şeyin bir sınırı vardır arkadaşlar, sizin özgürlüğünüz genellikle çapınız kadardır! Evet, evet: yanlış duymadınız. Çapınız kadar! Sokağa çıktığınızda ‘toplumsal özgürlük‘ ortaya çıkar: yani binlerce kişinin özgürlük duvarları birbirine karışır. Burada zaten sorunlar ortaya çıkıyor: iki zıt özgür insan düşüncelerini ‘ben özgürüm‘ kalıbıyla karşı tarafa dikta ettiğinde ortaya bir kaos çıkıyor. Ki bundan dolayı ben ‘toplumsal özgürlük’ vardır diyorum. Ama buna kimsenin inandığı yok açıkcası.

Bana göre toplumsal bir özgürlük benimsenmedikçe, tüm insanlar özgür düşüncelerini bencillikle süsleyip kaos ortamının oluşmasına ve kutuplaşmaya neden olacaklardır. O yüzden her zaman insanların kendi özgürlük alanlarının dışında toplumsal özgürlüğün benimsenmesi taraftarıyım. Zaten aslında dini inancımız, örf ve adetlerimiz de bunu söylüyor. Fakat modern zamanlarda buna artık ‘mahalle baskısı‘ diyorlar. Peki o zaman soruyorum: kuran-ı kerim’de kadınların nasıl giyineceği yazıyor… O zaman kitapta bir ‘mahalle baskısı’ mı yapıyor kadınlara? Ya da zorlama? Güya hepimiz dilimizle müslümanız demeyi biliyoruz, namusumuza vs. laf gelmesini istemiyoruz… Eeee, o zaman sorun ne? Bu konuda bayan arkadaşların daha mantıklı hareket etmelerini ve hayat denen bu yolda kopya çekmek için kutsal kitabımıza bakmalarını öneriyorum. 🙂 Çok basit aslında…

Her şeye rağmen şuan toplumumuzda, çevremizde ben bir baskının olduğunu düşünüyorum, bunun adı ister mahalle baskısı olsun ister başka bir şey… Ama iş öncelikle insanın kendisinde başlıyor. Kendisi tüm değerleri kendi içinde iyice erittikten sonra, topluma çıkıp bu kuralları da kendi iç dünyasıyla birleştirirse kaos ortamının çıkması için bir sebep kalmayacaktır diye düşünüyorum. Örneğin liseli bayan arkadaşlar… Çoğunun etek boyunun çok uzun olduğunu ve okula gelmeden önce bel kısmından katlaya katlaya dizlerinin teeeeeee üstüne kadar çektiklerini biliyorum. Zaten bu kısım da ayrı bir sorun: bilerek bir hareket var. Öncesi bir mahalli baskıyı, sonrası ise aşırı özgürlük ve değerleri yanlış yorumlamayı beraberinde getiriyor.

Kısaca şunu da ekleyeyim: kızlara kısa etek giydiği konusunda serzenişte bulunanları hemen köylü diye nitelendirmekte yanlıştır. Ayrıca o kadar kısa etek giyipte kimsenin bakmamasını beklemek, baktığında kızmak da ayrı bir salaklıktır. Ve bu durumu eğitim eksikliğiyle nitelendirmek de saçma bir bilimsel veri sonucudur, isviçreli misiniz yoksa? 🙂 ve daha da önemlisi: bu tip olaylarda aşırıya kaçan ve karşı tarafa şiddetli bir şekilde saldıran tiplerde var. Bence her şey sükunetle halledilebilir. Kısa etek giyen ve savunanlara dini açıdan bilgiler verilebilir. Yine de bildiğini okuyorsa: vizdanıyla başbaşa bırakılabilir. Yani iş, söylemden ve bilgilendirmeden daha uzağa gitmemeli. Bu işi daha kötü hale getirir kanısındayım. O yüzden karşılıklı diyalog konusunda her iki tarafında dikkatli olması gerek. mantıklı hareket etmek ve bazı şeylerin farkına varmak zaman alabilir ve tabii ki en önemlisi: herkes, kendi bacağından asılacak. 🙂

daha uzun yazmayı düşünüyordum ama bu kadarıyla umarım derdimi anlatabilmişimdir. 🙂

Saygılar…

Yorum Yap

Yorumlar (3)

  1. selamlar. Sanırım istanbuldan bahsetmişsin, rizede kısa etek pek giyemiyor bayanlar malum muhafazakar bir şehir.

  2. 8 sene önce

    İnsanların ne giydiğiyle filan pek ilgilenmiyorum ama şunuda belirtmek istiyorum. Çok sevdiğim bir arkadaşım -ki kendisinde bayandır- şöyle bir söz söylemişti “Aklı kısa olan kızların etekleride kısa oluyor özgür …” diye..

    Lütfen bu sözü çok aşağılayıcı olarak görmesinler. Mantık aslında çok basit. Kızların neden kısacık etekler kiydikleri? Bu soruya yanıt verecekler var mıdır bilinmez ama benim yanıtlarım basit:
    1. Erkeklere güzel görünebilmek için
    2. Bulundukları toplumda ön plana çıkmak için
    3. Diğer kızlarla sidik yarıştırdıkları için 🙂

    Bunun dışında bir neden bana göre yok. Lütfen bana yakışıyor demesin kimse banada boxer yakışıyor ama gidip ortalıkta boxerla dolaşmıyorum değil mi :).

    Yukarıda ki üç maddeyi ele alırsak zaten zeki kızın bunları yapmak için bacaklarını açmasına gerek yoktur. Zekasıyla zaten ortamdaki farkını belli eder.

  3. istanbuldan değil, genelden bahsettim. rizede de vardır muhakkak benzerleri – ki ben orada yaşamama rağmen bunları yazdım. –

    özgür, güzel özetlemişsin. 🙂 ekleyecek bir şey yok.