İnsan Neyle Yaşar? (Kitap Yorum)

İnsan Neyle Yaşar - İnsana Ne Kadar Toprak Lazım

İnsan Neyle Yaşar? adlı eser, Rus yazarları arasında adını sıklıkla duyduğunuz dünyaca ünlü yazar Tolstoy’un kısa eserlerinden bir tanesi. Eser, yazarın hristiyanlığa olan bakış açısının da bir yansıması olsa gerek, yeni ahitten sözlerle başlıyor(Bu sözlerde Tanrı, kardeşlik ve sevgi konulu sözler yani eserin içeriğine de uygun): örneğin “Tanrı’yı seviyorum” deyip de kardeşinden nefret eden yalancıdır. Çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen, görmediği Tanrı’yı sevemez.” Peki, İnsan ne için yaşar sizce? Bu soruya hepimizin vereceği bir cevap mutlaka vardır. İşte Tolstoy 19. yy. da sormuş, bizde 21. yy. gibi modern çağda tekrar bu soruyu soralım; tabii önce bir kitabı okuyalım.

Klasik eser yazarları arasında önemli bir yere sahip olan Tolstoy bu kitabında insan neyle yaşar sorusunu irdelerken yalın, kısa, sorgulayan bir anlatımla siz okuyucuya sesleniyor. Hümanist bir bakış açısına sahip eser sıkılmadan okuyabileceğiniz, kısacık bir kitap. Ben Karbon Kitaplar tarafından çıkan eserini okudum ancak piyasada fotoğraflı eserlerinde olduğunu (İş Bankası gibi) ekleyeyim. Bu yüzden çevirisi daha sağlıklı olan ve fotoğraflarla zenginleştirilmiş İş Bankası yayınlarını tavsiye ediyorum sizlere…

İnsan Neyle Yaşar sizce?

Okurken insanı başka bir dünyaya taşıyan, tek başına sanki yazılanları izleyen bir hüviyete sokan eserlere bayılıyorum; İnsan Neyle Yaşar adlı eserde bu hissiyatı bana verdi açıkçası. Tolstoy eserinde İnsan Neyle Yaşar sorusuna kendince cevaplar aramış ve ulaşmış aslında; bunlar “Sevgi” ve kendi deyimiyle “Tanrı”… Bunların yokluğu yaşamı olanaksız kılar mı dersiniz? Üzerinde sizleri düşündürten bir konuya sizi itiyor okumayı bitirdikten sonra eser. Herkesin yaşama kavramını farklı yorumlayabileceği günümüzde yazarın ulaşması oldukça zor olduğu anlaşılan bu olgulara yaklaşması da okuyucu açısından zor olacaktır, belki de…

İnsan Neyle Yaşar adlı kitapın ön kapak şekli bu şekilde.

İnsanın yaradılış gayesini kendi dini düşünceleri çerçevesinde ele alan, hayatını ve önceliklerini, yapmak istediklerini, iyiliği ve daha bir çok şeyi içinde sevgi barındırarak yapması gerektiğine inanan yazar; kitabında severek yapılan şeylerin daha mükemmel olacağını anlatmaya çalışıyor belki de… Ben okurken aklıma Simyacı adlı eser geldi; hangisi daha önce yazıldı araştırmadım ancak Simyacı’ya nazaran daha kısa olan bu eser sonuçta sevgiyi kalplere aşılaması ve arka planda Hristiyan inançlarına gönderme yapan ince mesajları ile benzerlikleriyle gözüme çarptığını da eklemeden geçemeyeceğim. Okumadan önce ve okuduktan sonra İnsan ne ile yaşar sorusunu sormanız ve verdiğiniz cevaplardaki değişkenliği tartmanızı öneriyorum.

Buraya yazarın sorduğu soruya kendi karakteri ile verdiği cevabı da eklemek isterim: “Tanrı beni 3 hakikati öğrenmem için Dünya’ya yolladı. Tanrının bana söylediği ilk soru şuydu. ‘İnsanın kalbine ne hükmeder?’ ve anladım ki insanın kalbine sevgi hükmeder. İkinci soru ise ‘İnsana ne verilmemiştir?’ İnsana kendi ihtiyaçlarının bilgisi verilmemiştir ve üçüncü soru ise ‘İnsan ne ile yaşar?’ ve anladım ki insanın elinde hiç bir şey olmasa bile Tanrı sevgisi olsun yeter.” Yani insan yaradana inanmadan yaşayamaz… Tanrı kelimesinin kitabı tercüme eden arkadaşın tercihi olduğunu da ekleyeyim.

İNSANA NE KADAR TOPRAK LAZIM?

İnsan Neyle Yaşar adlı eseri farklı yayınevleri farklı hikayelerde ekleyerek yayımlama gereksinimi duymuş; İş Bankası yayınları 6 hikayeyi birden yayınlarken, Karbon Kitaplar ise 2 hikaye ile yayımlamış; anladığım kadarıyla piyasada 3 hikaye ile de yayımlanan türleri var. Benim elimdeki eserde Karbon Kitaplar tarafından piyasaya sürülmüştü ve 2. hikaye olarak İnsana Ne Kadar Toprak Lazım adlı hikaye vardı (Aslında yayınevi İnsana Ne Kadar Toprak Gerek şeklinde yapmış ama Lazım kelimesi daha doğru ve biraz araştırma yaptığımda çoğunluk bunu kullanmış).

Pahom’un hizmetkârı küreği aldı ve Pahom’un sığacağı genişkikte bir çukur kazıp onu gömdü. İki metrelik toprak Pahom’a yetmişti.

İnsana Ne Kadar Toprak Lazım – Lev Nikolayeviç Tolstoy

İnsanoğlu maalesef doyumsuz bir varlık; hep daha fazlasını, daha da fazlasını ister durur ve bunun için istediği neyse onun peşinde koşar. Elde edemediğinde de mutsuzluğu artar. Aristo bu konuda mesela “Arzu öyle bir şeydir ki hiç doymak bilmez, birçok insanın hayatı arzuları doyurma yollarını aramakla geçer.” söylemiştir ki maalesef çok doğru bir tespittir. Kitapta aslında bu sözleri örnekleyecek bir konu üzerine yazılmış; çiftçi Pahon’un bitmek bilmeyen toprak hırsına yenilmesi yaşamın anlam ve gayesini iyi özetleyen bir örnek.

Tolstoy’dan iki anlamlı hikaye birden

Her şeyin fazlası zarardır derler ya; eserin özeti de budur aslında. İnsanın nefsine yenilmesi, şeytana uyması herhalde bu kadar çarpıcı ve açık bir şekilde, sade bir anlatımla anlatılamazdı. İnsan Neyle Yaşar hikayesiyle birlikte düşünüldüğün de yine akla Simyacı eseri geliyor: benzerlikler fazla. Kitabın sonunda Pahon’un hırsına yenik düşmesi “…Adamlarına bir mezar kazdırır. Pahom’u bu mezara gömerler. Reis Pahom’un mezarının başında durur şöyle der: ‘Bir insana işte bu kadar toprak yeter!'” sözleriyle çarpıcı bir şekilde özetleniyor.

Ders alınması gereken bir hikaye. Böyle anlamlı ve düşündüren eserler insana bir şeyler katmalı diye düşünüyorum; okuduktan sonra kendi kendinize bu yazılanları, anlatılanları bir tartın, düşünün: hayatınızda da benzer “toprak” hırsına düştünüz mü? Belki de bir an önce önlem almanız için de ipuçları verir sizlere bu düşünceler…

İyi okumalar.

Yazı gezinmesi

Mobil sürümden çık