1. Ana Sayfa
  2. Kişisel Yazılarım
  3. Herkes bir aşk arıyor ama; ne aradığının farkında mı?

Herkes bir aşk arıyor ama; ne aradığının farkında mı?


Herkes bir aşk hayal edip duruyor hergün; çevresinde gördüğünde kıskanıyor ya da bazen hüzünlendiğinde ‘keşke benim bir sevdiğim olsa ‘ diyordu… Demekle kalmayanlar vardı; can yücelin, can dündarın, küçük iskenderin hoşlarına giden sözlerini paylaşıp duruyorlardı: ekliyorlardı hatta ‘evet, işte doğru’ ya da ‘evet böyle olmalıydı’ diye… Daha ileri gidenlerde oluyordu: maziyi hatırlayıp, hayıflananlar… İşte herkes bir aşk hayal edip duruyordu…

Aşk istiyordu herkes, sevilmek; ilgi görmek istiyordu. Bu duyguyu yaşayıp yaşayıp, yüceltmek istiyorlardı en başta; büyük bir istekle belki de…

Ama ya sonra…

Aşılmaz engeller çıktığını sanıyorlardı; halbuki zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır sözünü daha önce onlarda okumuş ve evet demişlerdi.
Yapamıyorlardı.
Yapamazlardı.
Çünkü yürekleri bunu kaldıramıyordu.
Aslında yürekleri kaldırıyordu belki de; fakat insanı insan yapan sadece yürek değil…
Akıl…
Vicdan…
Duygular…
Nefs…
Ve yürek…
O yürek, bu yalan dünyayla yani bu dünyevi zevklerle başedemezdi onlara göre…
Edemedi de…
Güzel duygularla başlayan her aşk, tvlerde hani izliyoruz ya; yeni doğan bebeklerini öte beriye bırakanlar gibi uluorta bir yere bırakılıyordu…
Arkasına bile bakmıyordu…
Ne yaptım ben ya? diyen yok.
‘Olmadı, olamaz’ diyen ise çok…
Önümüzdeki maçlara bakalım diyen de çok…

Ama halbuki…
Yürek, bir gün bunların hesabını bizden soracak.
Diyecek ki: beni her aşkta yaraladın, durdun: eline ne geçti?
Hiç bir aşktan ders alamadın diyecek.
Ve ekleyecek; ne zaman bitecek bu arayış?

O an insan susacak… Bir şey diyemeyecek… Dili dönmeyecek…

Belki de pişman olacak…

İş işten geçmiş olacak mı, bilinmez…

Fakat zamanı gelince bütün bu yaşananların hesabı sorulacak…

Bölüm 1 sonu…

Yorum Yap