1. Ana Sayfa
  2. Kişisel Yazılarım
  3. Ermeni Tasarısı ve ABD’nin yaptıkları

Ermeni Tasarısı ve ABD’nin yaptıkları


Son zamanlarda çıkan bu ” Ermeni Tasarısı ” ile ” Ermeni Açılımı ” konusunda bende bir kaç kelam etmek istiyorum; haddim olmayaraktan… Çünkü aslında tam bilgiye ulaşılmadığından şuanda yorum yapan hiç kimse aslında doğruyu söylemiyor: sadece doğruyu söylediğine inanıyor. Ve inanın bir çoğu da bu doğruya yaklaşamıyor bile…

ben bu tasarıya siyasi yönden bakıyorum, çünkü ABD temsilciler meclisinin tarihle alakadar olmadıkları bu tasarı konusunda diplomasimizin bas bas ” konuyu tarihçiler incelesin ” sözlerini duymazlıktan gelmelerini iyi irdelememiz gerektiğini bildiğimden dolayıdır… Onlar tarihle alakadar olsaydılar, kendi tarihlerinde yaptıkları kızıldereli soykırımlarından veya avrupada yapılmış daha nice soykırımdan dolayı birilerini/kendilerini suçlamaları gerekir. Böyle bir şey yapmayıp, sadece bizi suçlamaları tamamen bir siyasi duruştur ve bu konuda aslında pek bir şey yapamayacağımızı da söylemek istiyorum: çünkü oy kaygısı bitmedikten ve amerika’da ki türk lobisi güçlenmedikten sonra bu konuda bir adım bile ileri gitmemiz mümkün değil bana göre…

Haberlerden takip ediyoruz ya da arkadaşlarımızdan duyuyoruz; hatta bir uçak gezisinde ermeni vatandaş tarafından kendi ağzından dinledim: ermeni gençleri Türkler ile antlaşmaya ve kapıların açılmasına muhtaç durumdalar. Ki kendileri en çok bunları istiyorlar.. Madalyonun öteki yüzüne bakacak olursak, ermeni tasarının geçmesi için uğraşan diaspora zaten abd de ikamet ediyor ve oradaki lobinin yaptıkları yüzünden olay buraya kadar gelmiş…

Ben, bu tasarının temsilciler meclisinden geçmesinin her hangi bir handikap yaratmadığını düşünüyorum bizim açımızdan… Eskiye göre daha büyük bir devletiz; artık orta doğu da daha sağlam yere basıyoruz ve ilişkilerimizde hep diyalogdan yana hareket ediyoruz. Tabii istediğimiz – beklediğimiz kazanımları elde edemedik şuana kadar ama bu başarısız olduğumuz anlamına gelmez; daha sert bir tablo ile yapsaydık neler başımıza gelcekti diye de düşünmek gerekiyor.

Zaten ABD yönetiminin bu tasarıya karşı olduğunu da varsayarsak ileriye dönük bir korkunun olmaması gerekir; burada yapmamız gereken olayı bu raddeye getiren lobi faaliyetleri konusundaki başarısızlığımızı nasıl tersine çevirebileceğimizi düşünmemizdir. Yani bizim duruşumuzu kaybetmeden aynı tarzda devam etmemiz gerekiyor; çünkü ABD’nin buradaki taktiği bellidir: çünkü onların tarihlerinde büyük yer edinen aztekler, kızılderililer şuanda yok olmanın eşiğindeler. İnsancıl bir yaklaşımları olsaydı zaten ırağa bile girmezdiler.

Tamamen siyasi bir olay bu ABD için ve seçimlerde verdikleri sözleri tutmaya çalıştıklarını göstermek için bunları yapıyorlar… Ayrıca bizim bu tasarı hakkında neler yapabileceklerimizi sınıyorlar… Bu tasarının meclisten geçmesi yasallaşması anlamına gelmiyor; sıra bunu bir üst meclise taşımakta var… Ondan sonra ise başkanın onayı gerekli. yani alacağı yol daha uzun. Dik duruşumuzu devam ettirmeliyiz.

Ben bu ermeni açılımını kendi lehimize kullanabileceğimizi düşünüyorum; fakat bunun için avrupa birliği yolunda ilerlememiz şart. Tabi bu ilerleme sırasında malum bizde bazı şeyleri kaybedeceğiz ama dünyanın da bir güç dengesi var ve deli kadirlik yapmaya gerek yok; herkes masanın etrafında eşit değildir bu dünyada… Bunları da bilmek gerek; iran gibi herkese kafa tutabiliriz belki de ama geçmişimizde darbelerle, ekonomik krizlerle temelimizi öyle aşındırdılar ki boş yere iran yapıyor bizde yaparız düşüncesine kapılmayalım; hala dış dünyaya bağımlıyız. Paragrafın başına dönecek olursak; avrupa birliğinde ilerleyen bir türkiye ile sınır komşusu olan ermenistan arasındaki ilişki tamamen bizim elimizde olacaktır. Onlar bize muhtaç olacaktır. Ve onların tarih komisyonu konusunda sıkıştırmamız anlamına da gelir bu ve buna abd’de hiç olmassa obama yönetimi döneminde soykırımın tamamen yasallaşmayacağı varsayımını katarsak; sonuçta kazanan ülke biz olacağız diye varsayıyorum.

Burada şunu da belirtmekte fayda var; peygamberimiz kendi amcasını öldüren kişiyi bile müslümanlığa kabul etmiştir. Yani sonuçta ” küslük, düşmanlık, dargınlık ” dinimizce olmayan şeyler; bu yüzden 100 sene önce yapmadığımız şeyden dolayı bizi suçlayıp binlerce türk’ü öldüren insanların torunlarına ataları yüzünden ” mimlemek ” de yanlış.

Her şeye rağmen; tarihimizi unutmamamız gerektiğini düşünüyorum… Bu konunun gündemde kalması aslında bir yere kadar da iyi: tarihimizi unutmuyoruz… Çünkü öyle bir zamandayız ki, bu sanallık yüzünden artık geleneklerimizi unutur hale geldik. Fakat toplumu kontrol etme amaçlı olabilecek bu tip amaçların bir an önce belirlenen devlet duruşu şeklinde aynen devam ettirilmesi taraftarıyım.

Ve son olarak ABD’nin tarihindeki soykırım örneklerinden oluşan haber videoyu sizinle paylaşmak istiyorum.

{dailymotion}xchbjy{/dailymotion}

Videoda herşey anlatılıyor zaten, fazla söze gerek yok. Yani burada şunu söylemek gerek: ABD sen de soykırım yaptın bizi niye suçluyorsun dersen, gülerler bizi : ) Çünkü bu umurlarında değil.

Not: İsmet İnönü ölüm döşeğinde iken son sözleri; Ermeni Alfabesi olmuş… Bunu da eklemek istedim.

Yorum Yap