Yepyeni Yazılar
Anasayfa / Genel Kategoriler / Sine Kritikler / Sinekritik: Logan

Sinekritik: Logan

Son “Wolverine” filmi olarak tasarlanan ve galasını 67. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde yapan Logan: Wolverine filmi 3 Mart 2017 tarihinde önce ABD’de sonra tüm dünyada beyazperde de yerini almıştı. Filmin yayınlanmasından önce basında sıkça adından söz ettirdiğini söylemek gerek. Wanted, Marvel Knights, Spider-Man, Ultimate Fantastik Dörtlü, Kick-Ass ve Civil War gibi tanınmış çizgi romanların yazarı Mark Millar’ın elinden çıkmış olan İhtiyar Logan çizgi romanından uyarlanan film, 2029 yılında geçiyor. Mega bütçeli süper kahraman filmleri genellikle çocuklara da hitap ediyordu fakat Logan filminde “çocuk” katkısının ciddi manada artırıldığını söyleyelim. Böylesine karanlık, vahşi ve bir o kadar da efsanevi bir filmde çocuk karakterlerin yer alması Hollywood endüstrisinin yeni bir hamlesi olarak görülebilir. Logan: Wolverine filminin oyuncu kadrosunda Hugh Jackman, Patrick Stewart, Boyd Holbrook, Dafne Keen, Stephen Merchant gibi oyuncular yer alırken yönetmen koltuğunda James Mangold yer alıyor. Logan, orijinal Wolverine serisinin devamı, yani 2013’te gösterime giren The Wolverine filmiyle başlayan serinin 2. filmi, toplamda X-Men Origins: Wolverine ve The Wolverine’in ardından Wolverine üzerine çekilen 3. film ve diğer adı Wolverine 3 olarak lanse edildi.

LOGAN İLE WOLVERİNE KARAKTERİYLE HUGH JACKMAN’I SON KEZ İZLEDİK

Logan
Logan Film Afişlerinden bir tanesi

Logan’ın izleyiciler açısından en önemli yanı Wolverine karakteriyle adeta bütünleşmiş olan ünlü oyuncu Hugh Jackman’ın son kez bu karakteri oynadığı film olması gösterilebilir. 2029 yılında geçen filmde Logan (Hugh Jackman) artık yaşlanmış ve yorulmuş, süper yetenekleri erozyona uğramaya başlamıştır. Alzheimer’ın etkisiyle iyice unutkanlaşan Profesör X, yani Charles Xavier’i Meksika sınırına yakın bir yerde saklamaktadır. Logan tüm dünyadan kaçmaya çalışsa da bir gün onları bulan Laura Kinney (Dafne Keen) adlı küçük bir kız bu huzuru bozacaktır, nitekim kendisi gibi mutant olan kızı, peşindeki karanlık güçlerden koruması gerekecektir. Filmin özellikle finalinin çok sürpriz olacağını ve serinin hayranları açısından üzücü olduğunu hatırlatalım.

PROFESÖR X VAZGEÇTİ AMA YENİ WOLVERİNE KİM OLACAK?

Türkiye’de 1 milyona yakın kişinin sinemada izlediği film dünya genelinde 220 milyon dolarlık hasılat yapmayı başardı. Sir Patrick Stewart’ın Profesör X’i oynayacağı son film olarak düşünülmüştü fakat ünlü oyuncu X-Men filmlerinde rolünü yeniden canlandırmak istediğini belirterek bu kararından vazgeçmişti. Filmde – ağır spoiler içerir – ölmesinin, diğer filmlere nasıl yansıyacağını merak edenler olabilir buna da cevap verelim: Profesör X, Logan filminde hayatını kaybediyor ama filmde zaten son X-Men filmi ile Logan filmi arasındaki zamanda geçen bazı olaylara da göndermeler yapılıyor. Bu da olası bu diyalogların yeni filmlerde karşımıza çıkacağını gösteriyor. Burada aklımıza şu gelecektir: Diyaloglarda geçen olayların yaşandığı filmlerde Wolverine karakterini kim oynayacak? Güzel ve merak edilen bir soru…

KANSER NEDENİYLE “ERKEN EMEKLİLİK”

Serinin hayranlarını hayal kırılığına uğratan olay Jackman’in bir daha Wolverine karakterini canlandırmama kararı almasıydı: ünlü oyuncunun aslında geçerli bir sebebi var. Jackman rolünden emekli olmasına yaşını ve cilt kanserini sebep olarak göstermişti. Bence geçerli bir sebep, sağlık daha önemli değil mi? Zaten Logan filminde onun bu “yaşlılığını” ve “hastalığını” çok iyi anlatan bir karakteri canlandırması da izleyiciler açısından durumu anlamalarına katkı sağlayacaktır. Diğer filmlere nazaran bu filmde kavga sahnelerinin daha iyi olduğunu, daha gerçekçi durduğunu ve bol kan efektleri ile bezendiğini gördük. Zaten yönetmen James Mangold, Logan’ın CGI ve yeşil ekranlarının az olacağını ve filmin çok daha “insani” bir hisse sahip olacağını söylemişti.

BOL KAN EFEKTLERİ OLMASAYDI ÇOCUK FİLMİ DİYEBİLİRDİK

Film hakkında ilk dedikodular ortaya çıktığında ünlü oyuncu Jackman ”İmza atmadım. Gerçekten de sonuncusuna göre daha iyi olmazsa bunu yapmayacağım” açıklamasında bulunmuştu. Peki, daha başarılı oldu mu film? Aslına bakarsanız – benim gibi düşünen var mı bilmiyorum – Solo Wolverine filmleri, X-Men filmlerine nazaran daha güzel geliyor bana. Logan’da harcanan parayı hak ediyor; bol bilgisayar efektleri falan da yok, daha sıradan ve basit… Diyaloglar ön planda, kovalamaca sahneleri çok iyi, dövüş ve kan efektleri Deadpool filmi ile yeniden zirve yaptığı için bu filmde de çok iyi kullanılmış. Filmin sonunda Logan’ın “demek böyle bir duyguymuş” sözlerini kullanması, rolünün hakkını veren bir karakter açısından çok anlamlı mesajlar içeriyordu.

2008’de bir süper kahraman filminde kötü adamı canlandıran Heath Ledger Oscar’ı kapmıştı, belki 2017 yılında aynı türden bir filmde bir kahramanı canlandıran Jackman, aynı şansa sahip olabilir, performansı o kadar başarılı. Diğer yandan kendine ait aşırı tehlikeli bir mutant bunaklığından yakınan Profesör X’i canlandıran Patrick Stewart ise bu ikonik karakteri trajik bir biçimde göstermeyi başarmış. Diğer karakterlerin çok ön plana çıkmadığını fakat “çocuk” wolverine karakterini canlandıran Dafne Keen (nam-ı diğer X-23) başarılı bir performans ile rolünü iyi canlandırdığını söylemek gerek.

ÇOCUKLARI UZAK TUTUN

Marvel Comics’in kurgusal karakteri Wolverine’den uyarlanan 2017 yapımı Amerikan süper kahraman filmi olan Logan, her ne kadar yan karakterlerde bir sürü çocuk ile izleyicinin karşısına çıksa da kesinlikle bir ÇOCUK filmi değil; Wolverine ve Profesör X var diye bu filme çocuklarını götürmeyin, izletmeyin. Film bilim kurgudan olabildiğince uzaklaşmaya çalışmış, fantastik öğeleri olabildiğince sınırlamış bir yapım. Gerçek anlamda yetişkin bir film ve tipik süperkahraman uyarlamalarından daha karakter bazlı ve oturaklı bir deneyim sunuyor. Bu açıdan filmdeki çoğu şiddet sahnelerinin – ki bu sahnelerde çocuk karakterlerde var – çocuklarda travmalara neden olabileceğinin altını çiziyorum. Diğer yandan fantastik öğelerin sınırlanması ile birlikte son yıllarda izlenebilecek iyi bir süper kahraman filmi izleyiciyi bekliyorum diyebilirim. Filmin Old Man Logan adlı romanın tıpatıp aynısı olmadığını da ekleyelim.

İyi seyirler…

 

Bu yazımızı beğendiyseniz, bu kategoride yer alan Sinekritik: Kong: Kafatası Adası başlıklı fantastik filmler, film ve kafatası adası konularında bilgi veren bir önceki yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Hakkında Hakan KARA

1986 Rize/Çayeli doğumlu. Öğrencilik hayatında bir çok kulüp organizasyonlarında, etkinliklerde ve sempozyumlarda yer aldı. Sosyal medyayı aktif olarak kullanmasının yanında; bu blogu ile 2010 yılında Türkiye çapında yüzlerce katılımcının yer aldığı yarışmada 1. oldu. Kitap okumayı, araştırmayı ve yazmayı çok seviyor...

Bu Yazıları da Okumalısınız!

Sinekritik: Muhteşem Yedili

Akira Kurosawa’nın efsanevi Yedi Samuray’ından (1954 – Hala İMDB listesinde en tepelerdedir) uyarlanarak çekilen 1960 …

Sinekritik: Uzay Yolcuları

Passengers / Uzay yolcuları uzun zamandır beklediğim filmlerden biriydi; fakat tüm dünya ile aynı anda …

Sinekritik: Hesaplaşma

Ben Affleck son yıllarda adını sıkça duyduğumuz, önümüzdeki dönemde Batman serisi filmlerle adını daha çok …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Spam Kontrol * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.