Yepyeni Yazılar
Anasayfa / Genel Kategoriler / Sine Kritikler / Sinekritik: Kong: Kafatası Adası

Sinekritik: Kong: Kafatası Adası

Bugüne kadar pek çok uyarlaması yapılan fantastik sinema karakteri King Kong, günümüze kadar birçok filmde yer aldı. İlk olarak 1933 yılında beyazperde de boy gösteren King Kong 2005 yılında çekilen ve ünlü yönetmen Peter Jackson tarafından çekilen film ile 3 dalda Oscar ödülüne sahip olmuştu. Bu kez çekilen Kong: Kafatası Adası adlı yeni filmde (ki devamı da gelecek) yönetmen koltuğunda bağımsız sinemadan tanıdığımız Jordan Vogt-Roberts yer alıyor. Kong: Kafatası Adası filminin senaryosu Max Borenstein, Derek Connolly,Corey Hawkins ve John Gatins tarafından yazıldı. Filmin kadrosunda Tom Hiddleston (Rolü : James Conrad), Samuel L. Jackson (Rolü : Preston Packard), Brie Larson (Rolü : Mason Weaver), John C. Reilly (Rolü : Hank Marlow),  John Goodman (Rolü : Bill Randa), Corey Hawkins (Rolü : Houston Brooks), John Ortiz (Rolü : Victor Nieves) ve Jing Tian (Rolü : San) gibi isimler yer alıyor. Bu isimlerden Brie Larson, Tom Hiddleston ve Toby Kebbell Oscar ödülü almış önemli isimlerken ayrıca Samuel L. Jackson, John Goodman, John C. Reilly ve Corey Hawkins gibi ünlü isimlerinde kadroda yer aldığını belirteyim. 2005 yılında beyazperde de izlediğimiz gerçekçi maymun tipi yerine 1933 yılı orijinal Kong karakteri ile Kong’un Godzilla’ya karşı savaştığı Kaiju filmlerindeki gibi iki ayak üzerinde yürüyen, daha fantastik ve canavarımsı bir görünüme sahip olan bir King Kong’u izlediğimiz Kong: Skull Island filmi, efsanevi gorili yeniden arz-ı endam ettiriyor. 

KİNG KONG YENİDEN BEYAZPERDE DE!

Kong: Kafatası Adası orijinal afişi

Efsanenin köklerine inen Kong: Kafatası Adası filminde keşifçilerden ve askerlerden oluşan bir ekibin, Pasifik’te keşfedilmemiş bir adaya giderek Kong da dahil olmak üzere canavarlarla mücadeleleri anlatılıyor. 1973 yılında geçen hikaye Vietnam savaşının hemen sonrasını anlatılıyor; hatta filmde bu savaşa gönderme yapan birçok sahnenin olduğunun altını çizmemiz gerekiyor. Örneğin daha ilk sahnede ABD askeri ile Vietnam askerinin karşılaşması ve dövüşürken karşılarına King Kong’un çıkması, sonrasında yıllarda beraber yaşamaları iki ülke arasında yapılan savaşın ne kadar gereksiz olduğunun göstergesi adeta. Bunun dışında dönemin ABD başkanı Ronald Reagan’ın oyuncağının helikopterdeki “komik” hali de güzeldi. Bir de izlerken hoşuma giden diyalog vardı: ABD’li Albay’ın savaşı kazandık demesine, muhabirin “kazanan Vietnam’dı” demesi de ince bir mesaj olarak adlandırılabilir. İzleyiciyi bu büyülü ortama çekmek için yönetmen  Jordan Vogt-Roberts, oyuncuları ve film yapım ekibi ile birlikte 6 ayda 3 kıta gezerek ilkel manzaraları yakaladı. Ekim 2015 tarihinde başlayan çekimler boyunca Oahu, Hawaii, Avustralya Gold Coast ve son olarak Vietnam’a giderek bolca çekim yaptılar. Bu çekimlerden filmde oldukça yararlandılar.

Kong: Kafatası Adası adeta bir görsel şölen vadediyor

Kong: Kafatası Adası filmi kilişe bir konuya sahip; bunda hem fikiriz. Fakat günümüzde örneğin Marvel, birçok karakterini sinemaya aktardı ve uzun seriler çekmeye hazırlanıyor. Senarist ve yönetmenlerin güzel bir düşünce ile benzer bir yapıya sokmaya çalıştıkları Kong serisi, sinemada başarılı olacaktır diye düşünüyorum. Yine de eksiklikleri olan bir film; örneğin Vietnam savaşını kaybetmiş askerlerin devasa yaratıklara karşı olan savaşı kaybetmemek için ant içmeleri biraz komik kaçtı. Filmin kadrosunda önemli isimler yer almasına rağmen oynadıkları karakterler bu tarz filmlerin klişe şablonları olmaktan öteye gidemedi; yani karakterler film ile izleyici arasındaki bağı bir türlü kuramadılar. Tom H. adada diğerlerine rehber olmak için gelmiş bir paralı asker rolünde ama tüm film boyunca neredeyse tek yaptığı kasılarak yürümekti, fotoğrafçı kız ise adada karşısına çıkan bina boyundaki hayvanların fotoğraflarını çekerek tepki göstermekle yetindi. Kong serisinden aşina olduğumuz “sarışın kız – goril aşkı” konusunun üzerinde ise neredeyse hiç durulmadı. Bir tek İkinci Dünya Savaşı’ndan beri Kafatası Adası’nda hapis kaldığı için kafayı yemiş bir askeri canlandıran John C. Reilly, senaryo bakımından karakterine pek bir derinlik verilmese de kendine özgü egzantrik performansıyla akılda kalmayı başardı. Yani film tamamen görsel şölen bunun dışında herhangi bir artısı yok diyebilirim.

2013 yılında çektiği bağımsız gençlik filmi “The Kings of Summer” ile adını duyuran Jordan Vogt-Roberts, daha çok TV dizileri ile tanınsa da ünlü stüdyolar tarafından son dönemde yüzlerce milyon dolarlık bütçeli filmlerin emanet edildiği isimlerden biri oldu. 150 milyon dolarlık Jurassic World’ü yöneten Colin Trevorrow ya da 160 milyon dolarlık Godzilla’yı yöneten Gareth Edwards bir diğer örnekleri bu konunun… Jordan Vogt-Roberts özellikle görsel sahnelerdeki başarısı ile adından söz ettirdi fakat senaryonun zayıf kaldığını üstüne basa basa söylemek gerekiyor. Bu arada filmin 185 milyon dolar bütçe ile çekildiğini ve buna yakın bir gişe elde ettiğini de belirtelim.

Kong: Kafatası Adası görsel bir şölen.

Filmin en önemli sürprizi ise bilinen klişe hikayenin dışına çıkılacak olması. Bunun zaten bu ilk filmde devasa canavaların seriye dahil olması ile gördük. Devam filmlerinin geleceğini ise film bittikten sonraki sahne ile görüyoruz. Kafatası Adası filmi, yapımcı şirket olan Legendary Entertainment şirketinin Çinli yatırım şirketi tarafından satın alındıktan sonra oluşturdukları MonsterVerse’de ki ikinci filmi. Şirket ilk filmi Godzilla ile çekmişti; bu film ile başlayan ortak evren mevzusu 2019 senesinde çekilecek olan “Godzilla: King of the Monsters” filmiyle devam ederek 2020 senesinde çıkacak olan “Godzilla vs. Kong” filmine bağlanacak. Acaba kazanan kim olacak? Bu yüzden seriyi merak edip takip edecek çok kişinin olacağını söylemek gerek…

Film hakkında bazı bilgiler vermek gerekirse; filmin kadrosunda daha önce Michael Keaton ve J.K. Simmons filmde yer alacaktı fakat her ikisi de diğer filmleri ile çatışmalar nedeniyle çıkmak zorunda kaldı. Samuel L. Jackson Simmons’un, John C. Reilly ise Keaton’ın rolünü devraldı.

Kong: Kafatası Adası, ‘Nerede o eski canavar/Kaiju filmleri?’ diyenleri ve durmayan aksiyonu, tatmin edici bir senaryo ve karakterlere tercih edenleri sevindirecektir. Film görsel bir şölen niteliğinde ama King Kong dışında kimsenin oyunculuğu iyi değil ve senaryoda ciddi sıkıntılar var. Sürekli “yeni evren mevzusu” yapılması, tekrarlanan diyaloglar, klişe sahneler, ton ile uyuşmayan müzik ve şakalar ile birlikte hiç umursamayacağınız bolca karakterin olması… Büyük eksiklikler bunlar ama görsel şölen gözlerinizi örtebilir, bunları düşünmenizi engelleyebilir. Yine de özellikle bol görseli sevenler açısından İMAX salonlarında izlenmesini tavsiye ediyorum.

Son söz: filmin senaryosunda ciddi eksiklikler olsa da böyle efsanevi bir karakteri adeta güncelleyerek bilim kurgu – fantastik tarzından yenilemek, güzel bir düşünce. Tutabilir. Hep beraber göreceğiz.

İyi seyirler.

Bu yazımızı beğendiyseniz, bu kategoride yer alan Sinekritik: Kara Gün (Patriots Day) başlıklı J.K. Simmons, John Goodman ve Kara gün konularında bilgi veren bir önceki yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Hakkında Hakan KARA

1986 Rize/Çayeli doğumlu. Öğrencilik hayatında bir çok kulüp organizasyonlarında, etkinliklerde ve sempozyumlarda yer aldı. Sosyal medyayı aktif olarak kullanmasının yanında; bu blogu ile 2010 yılında Türkiye çapında yüzlerce katılımcının yer aldığı yarışmada 1. oldu. Kitap okumayı, araştırmayı ve yazmayı çok seviyor...

Bu Yazıları da Okumalısınız!

Sinekritik: Muhteşem Yedili

Akira Kurosawa’nın efsanevi Yedi Samuray’ından (1954 – Hala İMDB listesinde en tepelerdedir) uyarlanarak çekilen 1960 …

Sinekritik: Uzay Yolcuları

Passengers / Uzay yolcuları uzun zamandır beklediğim filmlerden biriydi; fakat tüm dünya ile aynı anda …

Sinekritik: Hesaplaşma

Ben Affleck son yıllarda adını sıkça duyduğumuz, önümüzdeki dönemde Batman serisi filmlerle adını daha çok …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Spam Kontrol * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.