Yepyeni Yazılar
Anasayfa / Genel Kategoriler / Gündem / Neden PKK operasyonları AKP’ye yıkılıyor ki?

Neden PKK operasyonları AKP’ye yıkılıyor ki?

operasyon

Suruç’ta ki patlama, son yıllarda oluşan ‘sessizliğin’ ortasına atılmış bir bomba aslında. Her ne kadar olayı IŞİD’in yaptığı söylense de; patlama sonrası terör örgütü PKK, hedef olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni seçti. Devletin tepkisi sert olunca da ‘barış’ sözleri kullanmaya başladılar…

Yaşanan patlama sonrası tırmanan terör eylemleri ve peşi sıra gelen şehit haberleri, devletini ve milletini seven bir çok insanı derinden yaraladı. Sosyal medyada ve TV ekranlarında inanılmaz bir dezerformasyon yaşandı, herkes kendi düşüncesine uygun paylaşımlar yaparak taraftar toplamaya başladı.

Kimisi hamile bir kadını TSK bombaladı diye haber yaptı; hamile kadın aylar önce ölen biri çıktı.
Kimisi de ‘Yaşasın Selahattin Demirtaş’ derken, arabası PKK’lılar tarafından yakılınca ‘nerede bu devlet’ demeye başladı. Herkes bir şeyler söylüyor; topu taça atan da var ofsayta yakalanan da…

Bu tip kirli ve yanlış haberler Gezi Parkı döneminde de olmuştu. Olan yine ‘masum’ halka, birlikteliğe oluyordu.
Bir şey daha söyleniyordu bu günlerde: ” PKK saldırılarının arkasında, AK Parti var. ” Bu iddiaları güçlendirmek içinse ‘ Ak parti muhtemel bir erken seçimde HDP’yi parlamento dışı bırakıp tek başına iktidar olmak istiyor. O yüzden bu olayları tezgahlıyor’ argümanı ortaya atılıyordu. İtiraf etmek gerekirse ciddi bir taraftarda topluyorlar; bir çok insanın içine ‘acaba?’ kuşkusu düştü bile…

Peki gerçekten öyle mi?

Bu söylenenleri ispat edecek herhangi bir kanıt ortaya sunulmadı. Muhalif kanatta yer alan siyasetçilerin söylemleri dışında -ki onlarda kanıtsız- bir şey yok ortada. Kemal Kılıçdaroğlu koalisyon görüşmeleri nedeniyle aşırı sert olamazken Selahattin Demirtaş ve onu sosyal medyada destekleyen ‘sözde’ aydınlar (Koray Çalışkan, Nazlı Ilıcak ve paralel yapı mensupları vs. de dahil) bu söylemi sürekli kullanmaya devam ettiler.

PKK ve IŞİD, Kuzey Irak topraklarında savaşan iki terör örgütü. Bu terör örgütleri hali hazırda kendi aralarında zaten savaşıyor: Kobani bunlardan biri. Yaşanan savaştan kaçan insanlara kucak açan ise, Türkiye. PKK’nın amacı IŞİD’i Kuzey Irak’tan atarak Kobani merkezli bir Kürt devleti kurma projesini hayata geçirtmek. Bunun için Suriye sınırında Kürt kantonları oluşturmayı düşünüyorlar. Bu amacın bir sonraki adımı ise Irak, İran, Suriye ve Türkiye topraklarını da içine alan Büyük Kürdistan hayalini gerçekleştirmek olsa gerek… Bu hayal peşinde koşan terör örgütü PKK ise her zaman maşa olmaktan öteye gidemedi.

Barış süreci ile PKK’yı siyasi zemine çekme çabasının yanında Kürt devletini kurma hayali daha ağır bastı diyebiliriz. Çünkü Irak ve Suriye hali hazırda savaş halindeyken, geriye iki devlet kalıyordu: İran ve Türkiye. İran ise nükleer pazarlıklar ile ambargodan kurtulmaya çalışılırken teskin edildi. Geriye kalan Türkiye içinse plan şuydu: Kantonlar bir araya gelip, Türkiye çok sert tepki verdiğinde (Kıbrıs harekatında olduğu gibi) Kürt kantonları Avrupa Birliği üyelik sürecine sokmak ve böylelikle koz olarak kullanmak. Bu durumda Güvenlik Konseyi üyesi olan Türkiye, bırakın askeri saldırı seçeneğini bu Kürt devletini korumakla görevli olacaktı. HDP’nin zaman zaman ortaya attığı ” Türkiye Kobani’ye sahip çıkmıyor” laflarını bir de bu açıdan değerlendirmek gerekiyor işte. Peki AB düşüncesi neden hayata geçmedi? Oyun kurucu bir tane değil sanırım ki: Yunanistan hesap edilemedi. AB’nin Yunanistan kriziyle ilgilenmesi kantonlar konusundaki niyeti bitirmedi ama geçici olarak erteletti diyebiliriz.

Sıradaki soru: Neden AB böyle bir hamle yapsın?

Katmanları sırayla geçiyoruz aslında: İsrail devleti gerçeğini hesaba katmak gerek burada. İsrail’in en büyük düşmanı IŞİD olması gerekirken, İsrail’e tek bir cümle bile kullanmadığını görüyoruz. Bunun yanında İsrail’e komşu tüm devletlerin savaş veya kaos içerisinde olduğunu da hatırlamak gerek. Minik İsrail’in kendi güvenliği için Ortadoğu’da huzura nasıl kast ettiğini görmeyen yoktur. İran ile olan sorun tam bitti derken, PKK tekrar aktif saldırı haline geçti ki bu tesadüf olamaz. IŞİD’in arkasındaki güç(leri) ve PKK’nın maşa görevini hesaba katınca; bütün bu saldırıların arkasında Türkiye’yi görmek aşırı nefretle körelmiş bir düşünceden başka bir şey olamaz.

Ortadoğu’da yani sınırlarımızda en önemli şey insanlar değil: İsrail’in kendini güvende hissetmesi gerçeğidir. IŞİD gibi El Kaide gibi örgütlerin İslam’dan çok İsrail’e hizmet etmesi gibi bir gerçeği akla getirdiğinizde kuzeyde kurulması planlanan kantonların (sonrasında Kürdistan’ın) ve Irak’ta yaşanacak bir bölünme sonrası kaos ortamının en çok yine İsrail’in ekmeğine yağ süreceğini bilmek gerek. Burada en önemlisi, projenin başarıyla sonuçlanması halinde İsrail dışında kimsenin (Kürtler ve İslamcıların) kazanamayacağı gerçeğidir.

Bu proje şuanlık sekteye uğramış gözüküyor: son 3 yılda hükümete karşı yapılan hamlelerin (gezi parkı hamleleri, 17 aralık operasyonları, pkk saldırıları) geri tepmesi her ne kadar başarılı olduğumuzu gösterse de şu durumda İsrail’in tekrar ABD ile arasını düzeltmesi, İran ile ABD’nin yaklaşması ve AB içerisindeki mali krizin geçiştirilmesi hesaba katıldığında ileri ki günlerin bizim açımızdan çok zor geçeceği aşikar. Yeni plan ne?

Nerede duracağımızı iyi bilmeliyiz.
Nerede harekete geçeceğimizi de…
Belki çok geç olabilir.

Bu yazımızı beğendiyseniz, bu kategoride yer alan Fuat Avni Kimdir başlıklı ajan, Emre Uslu ve fuat avni konularında bilgi veren bir önceki yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Hakkında Hakan KARA

1986 Rize/Çayeli doğumlu. Öğrencilik hayatında bir çok kulüp organizasyonlarında, etkinliklerde ve sempozyumlarda yer aldı. Sosyal medyayı aktif olarak kullanmasının yanında; bu blogu ile 2010 yılında Türkiye çapında yüzlerce katılımcının yer aldığı yarışmada 1. oldu. Kitap okumayı, araştırmayı ve yazmayı çok seviyor...

Bu Yazıları da Okumalısınız!

Fuat Avni Kimdir

Fuat Avni artık bir fenomen. Sokakta tanınıyor. Sevenleri ve sevmeyenleri var. Reklamını iyi yapmış olması …

Nedir bu İŞİD belası?

Bir kaç gündür elimde okuyacak kitap kalmadığı için gazete yazarlarının köşe yazılarını okumakla yetiniyorum; günü …

Bu iktidarın yaptığı hiç mi iyi bir şey yok?

Bir konuyu en iyi anlamanın yollarından biri de: olumlu ve olumsuz konu hakkında söylenenleri okumaktır. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Spam Kontrol * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.