Yepyeni Yazılar
Anasayfa / Genel Kategoriler / Hikayeler / Kadın, gerçek aşkı ararken…

Kadın, gerçek aşkı ararken…

Yine gerçek aşkı bulamamış, terk edilmiş, gözyaşları içerisinde insan kalabalığında yürürken içinden “ yeni saç şeklim güzel olmuş” diyerek kendini avutmaya çalışıyordu. Kuafördeki arkadaşlarının telkinleri onu rahatlatmaktan çok depresyonunu daha da arttırmıştı. “Tırnaklarımı farklı bir renge mi boyasaydım?” diye kendi kendine sorarak farklı şeyler düşünmeye çalışırken bir alışveriş merkezinin önünden içeriye girmeden geçtiğini fark etti.

Şaşkın bir ifadeyle “depresyonum bile farklı!” dedi kendi kendine…

Önce aldatılmış, sonra sanki kendi suçluymuş gibi hakaretlere uğrayarak uzun emek harcayarak sürdürmeye çalıştığı ilişkisi bitmişti. Gerçek aşkı bir türlü bulamamıştı. Yine yapayalnızdı. Kayalıklara oturduğun çevresinde sadece öten martılar vardı ya da öyle sanıyordu. Eline bir kâğıt alıp “ beni her şeyden çok seven erkeğe hayatımı vereceğim “ diyerek yazdı ve batan güneşin kızılımsı mükemmel gösterisini sunduğu denize bakakaldı. Kâğıdı kızıl sulara bırakıp giderken hemen yanında balık tutmakta olan adamı görmemişti bile.

Adam yere düşen kâğıdı alıp okudu ve sonra sessizce yürüyen kadına baktı. Bir süre düşündükten sonra kâğıdın altına “ Seni her şeyden çok seveceğim. “ notunu düşerek, kadının peşinden koştu. Kadının yanına geldiğinde, önüne geçip kâğıdı uzattı. Şaşkın kadın kâğıdı açıp okuduğunda, ağzı açık kalmıştı.

Kafasından geçen düşünceler içerisinde boğulacak gibi oldu. İki cümlenin bu kadar anlamlı olduğu bir başka an yaşamamıştı. Adamın yazdığını ve ifade ettiği anlamı tekrar tekrar düşünmekten alnından terler akmaya başlamıştı. İşin garibi bütün bunlar birkaç saniyede oluyordu! İsteksizce adamı baştan aşağı hızlıca süzdü. O an kendinde bir sorun olduğunu anladı. Adam aşırı kamburdu, konuşamıyordu, bir ayağı sakattı, bir gözü de kapalıydı! Kadın cümleyi tekrar tekrar okudu: “Seni her şeyden çok seveceğim.”

İçinden birkaç kez tekrar edip, adama baktı. Adam sözünde duracak, sadık bir köpeğin sevimli bakışı gibi inandırıcı bir şekilde ona bakıyor, cevap bekliyordu. Kadın dudağını ısırdı; o da modern dünyanın tutsağı olduğunu yine anlamıştı. Boş gözlerle ona baktı.

Aşk gerçekten bu muydu?

Yoksa o ve diğer insanlar, aşkı kendi kalıplarına ve hayatlarına göre mi şekillendiriyordu?

İşte o zaman tercihini ve ne olduğunu tekrar anladı…

Elindeki kâğıda daha dakikalar önce yaşadığı duygular içerisinde ne yazmıştı ve şuan ki durumu neydi?
Evet, hak etmiyordu!
Gerçek aşkı hak etmiyordu…

Batan güneşe tekrar baktığında ağzından “Gerçek aşk bu boktan dünyada çoktan batmıştı.” dedi. Adama hiç cevap vermeden, yanından uzaklaştı.

O artık yürüyen bir et yığınıydı…

Bu yazımızı beğendiyseniz, bu kategoride yer alan Aşk Ayrıntıda Gizlidir - 4 başlıklı aşk, aşk ayrıntıda gizlidir ve aşk hikayeleri konularında bilgi veren bir önceki yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Hakkında Hakan KARA

1986 Rize/Çayeli doğumlu. Öğrencilik hayatında bir çok kulüp organizasyonlarında, etkinliklerde ve sempozyumlarda yer aldı. Sosyal medyayı aktif olarak kullanmasının yanında; bu blogu ile 2010 yılında Türkiye çapında yüzlerce katılımcının yer aldığı yarışmada 1. oldu. Kitap okumayı, araştırmayı ve yazmayı çok seviyor...

Bu Yazıları da Okumalısınız!

Bir daha mektup yazmayacağım

Tam 10 yıl sonra…Bir kumsal kenarında, sessizce yürüyorlardı. Geçen 10 yıllık süreçte, birbirlerini hiç görmemişler, …

Korna sesleri ve zaman

Korna sesleri.Tik, tak, tik, tak…İnsan sesleri.Tik, tak, tik, tak…Bağrışmalar, bebek sesleri.Tik, tak, tik, tak… Meydandaki …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Spam Kontrol * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.