İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sine Kritikler
  3. Aşk Tutulması – Sinekritik

Aşk Tutulması – Sinekritik


Aşk tutulması… Film çok iddialı bir isimle gösterime girmişti ve fragmanları ilk izlediğimde aşkı gerçekten çok güzel bir şekilde anlattığı, izlenesi olduğu hissine kapılmıştım. Filmin bir yerine kadar öyleydi, fakat yanılmışım!

Film dünyasında izlediğimiz filmleri, gerçekçi ve fantastik filmler olarak ikiye ayırmak gerekirse bu film ikisine de uygun değil! Tamam, gerçekçi bir filmde de fantastik birkaç şey olabilir, o kadarına bir şey diyemiyorum bende ama bir film, güzel bir senaryo bu kadar basitleştirilip saçma bir pozisyona sokulabilir mi? Komedi filmini yoksa senaryoyu bu kadar güzel yazan arkadaşlarımız filmin sonunu nasıl yapacaklarını kestiremediler mi bilmiyorum ama filmin sonundaki saçmalık, tüm seyir zevkini alıp götürdü desem yeterlidir. Önemli olan sonuçtur.

2.paragrafın ilk cümlesine tekrar dönmek gerekirse, yönetmenlerin ve senaryo yazanların bir sistem oturtması gerekir, çok gerçekçi giden bir filmi fantastik ( ben buna saçmalık diyorum ) bir olay ile harmanlamaya çalışmaları komikten ziyade 1 saattir filmi izleyenleri ciddiye almamak anlamına gelir, bana göre. Çünkü bu kadar basit olamaz… Filmde işlenen konu ( ki bazen bu konunun ucunu kaçırdıkları da oldu ) aşk ve ciddiye alınması gereken bir şey.

Filmi anlatmak gerekirse, tesadüf – kader, inanmak – hurafe, aşk – tutku arasında geçen karmaşık duyguları anlatan güzel bir film idi, tabii son kısma kadar. Ailesini bakan, ilaç mümessili erkek oyuncumuzun, bir kaza sonrası tanıştığı bayana bir anda aşık olması ve sonrasında yaşanan komik ve üzücü olayları anlatan filmde, Fenerbahçe’nin yer alması bir fenerli olarak beni sevindirmişti fakat filmin başına “ kesin yönetmen fenerli “ dememe rağmen, film bittiğinde “ yönetmenin sanırım fenere garezi var, bu kadar rezil edilir mi bir takım “ dediğimi de iyi hatırlıyorum.

Film bittiğinde ise ilk lafım “ bu mu yani? “ oldu.

Oyuncu seçimleri, zengin züppe iş adamını oynayan kişi hariç gerçekten güzeldi. Oyunculuk da iyiydi, başroldeki oyuncularımız gerçekten oynadıkları rolün hakkını verdiler. Fakat senaryonun bazı yerlerde çok basitleştirilmesi, buna Fenerbahçe’nin alet edilmesi ve filmin sonucundaki saçmalıklar, film hakkında daha önce edindiğim iyi izlenimleri tamamen silip attı.

Şunu da burada yazmak istiyorum: her ne kadar film hakkında kötü desem de, yabancı komedi – aşk filmleri yerine bu filmi izlemeyi yeğlerim; çünkü bir çok yerinde kendinden izler bulabiliyorsun… Konuşmalar, küfürler, söylemler bize daha çok yatkın…

İyi seyirler.

Artıları:

Oyuncu seçimleri, oyunculuk

Eksileri:

Yönetmen ve senaristin senaryoyu iyi başlayıp, iyi bitirememeleri… Anlamsız, saçma bir son.

Beyazperde linki

Yorum Yap