Yepyeni Yazılar
Anasayfa / Genel Kategoriler / Sine Kritikler / Sinekritik: Başlangıç ( Inception )

Sinekritik: Başlangıç ( Inception )

Son zamanlarda film izlemeye ara vermiştim fakat geri dönüşümün güzel bir filmle olmasını istiyordum. Sinemada izleme şansını bir türlü elde edemediğim, sinema sitelerinde en iyi filmler arasına çoktan girmiş bir filmle tekrar sinema yazıları yazmaya başlamak gerçekten güzel bir ‘ başlangıç ‘ oldu benim içinde; sonrasında hemen uyumaya gidip rüya görmeyi istemem de filmin üzerindeki etkisi olsa gerek. :)

Di Caprio‘yu titanic filminden sonra kült sayılabilecek 1-2 filmde daha izleme şansını elde etmiştim: bu filmde onun oynaması zaten izlenimesi için ilk sebeblerden biriydi. Konusunu anlatmak gerekirse;

Dom Cobb, bir fikir hırsızıdır. Babasından öğrendiği bu yetenek konusunda uzmanlaşmış ve artık küresel bir casus olmuştur. Fakat bunu yaparken, kendi de hatalar yapmaktadır. Ailesinin yanına dönmek için aldığı son işi başarıyla gerçekleştirmesi gerekmektedir, fakat bu sefer işi gerçekten zordur: çünkü çalmak yerine fikir ekecektir! Bu daha önce pek denenmemiştir ve olma olasılığı düşüktür. Zamanla ne kadar profesyonel ve kusursuz bir plan yaptıklarını bilseler de sonuç bekledikleri gibi olmayacaktır.

Christopher Nolan ı batman serisinden tanıyanınız vardır, yine farklı ve güzel bir konuyu merkeze oturtarak güzel bir film ortaya çıkartmış. Artık zaten bu tip özgün konuların daha çok tuttuğu bir gerçek. Fantastik bir konu olsa bile içinde derin anlamlar barındıran, dikkatlice izlenilmesi gereken ve filmin sonunda kararı izleyenlere bırakan bir baş yapıt ile karşılaşıyorsunuz başlangıç filminde; oyunculuk, görsel efektler gerçekten çok güzel. Kadro konusunda yorum yapmaya aslında gerek yok; hepsi de rollerini gerçekten çok güzel yaptılar, zaten pek bir şey yapmaları da gerekmezdi: çünkü tüm izleyiciler herhalde daha çok konuyu takip etmeye odaklanmışlardır. Matrix benzeri bir konusu olduğunu da belirtmekte fayda var…

Bana kalırsa filmde, araf ile ahiret inancı sorgulandı daha çok… Bu dünyanın bir hayalden ibaret olduğunu ve insanların arafta kaldığını yorumlamaya çalışmış.. Rüyalar alemine girerken, matrix benzeri bir sistem kullanmışlar: kollara takılan bir kablo ile hemen rüyaya girmeleri… Fakat burada farklı olan, bir kaç kişinin tek kişinin rüyasına girip; orada bir şeyler yapmaya çalışması. Gerçekten ilginç değil mi? Böyle şeyler mümkün mü bilemiyorum; bir insanın düşüncelerini değiştirmek veya düşüncelerinde gezmek mümkün olabilir belki de ama bir kaç kişinin tek kişinin rüyasında dolaşması bence biraz uçuk bir şey. :) Ama rüyalar aleminde insanların sınırının olmaması gerçekten güzel bir özet film hakkında…

Ben filmin gerçekten bir baş yapıt olduğunu düşünüyorum; fakat bir matrix kadar ses getiremedi belki de… Fakat top 50 listesinde kendine yer bulmuştur. Bence devamı çekilmeli ve senaryo biraz daha güçlendirilebilir. Abd, fransa, ingiltere, japonya yapımı filmini özellikle sinema hastası olanlar zaten büyük ihtimalle kaçırmayacaktır. Mutlaka izlenmeli! Bu arada filmde beğenmediğim tek şey, afişi…

Benim puanım 10 üzerinden 9. Müzikler pek kullanılmadı ama yine nolan a yakışan bir müzikle sonlandı film. İMDB gibi sitelerde de benzer puanları aldı film. İşte fragmanı:

{dailymotion}xdb8kw{/dailymotion}

<p

Aranan kelimeler:

  • türk tumbir com
101.565 kez okundu

Hakkında Hakan KARA

1986 Rize/Çayeli doğumlu. Öğrencilik hayatında bir çok kulüp organizasyonlarında, etkinliklerde ve sempozyumlarda yer aldı. Sosyal medyayı aktif olarak kullanmasının yanında; bu blogu ile 2010 yılında Türkiye çapında yüzlerce katılımcının yer aldığı yarışmada 1. oldu. Kitap okumayı, araştırmayı ve yazmayı çok seviyor...

Bu Yazıları da Okumalısınız!

Incredible-Hulk

Sinekritik: The Incredible Hulk

Marvel‘in süper kahramanlarından biri olan Hulk, çocukluğumuzda severek izlediğimiz bir çizgi filmdi aslında. Sinema da ...

Predestination-2014

Sinekritik: Predestination

Hollywood sinemasından biraz uzak durayım dedim, kendimi oscarlık bir film ile karşı karşıya buldum! Bilim ...

ay-moon-afiş

Sinekritik: Ay – Moon

Duncan Jones ismini ben ilk olarak Yaşam Şifresi filminde duydum aslında; yine de dünyanın en çok ...

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: