|
İş dünyasının gürültülü atmosferinden yorgun düşen zengin bir işadamı, küçük, temiz ve gürültüsüz bir tatil beldesine gider. Rıhtımda sabah yürüyüşü yaparken, tuttuğu bir kaç kasa balığı neşe içinde satmaya çalışan bir balıkçı dikkatini çeker. “Merhaba balıkçı. Bugün fazla balık tutamamışsın.” diyerek söze başlar.
Balıkçı, “Tutabilirdim, fakat daha çok beklemem gerekiyordu.” der. “Eee... bekleseydin. Hem bu saatte eve niye gidiyorsun ki ? saat daha erken.”
Balıkçı, “ Eşim ve çocuklarıma ayırdığım vakit benim için en az işim kadar önemli. Onları gezdirmeye götüreceğim. Öğle yemeğini beraber yiyeceğiz. Balık satışından elde ettiğim parayı beraber harcayacağız. Oğlumu salıncakta sallayacağım. Sonra ormanda beraber yürüyeceğiz. Akşam olunca da ailemle birlikte huzurlu yuvamıza döneceğiz. Ben gitarımı çalarken, eşim ninni söyleyecek oğluma.”diyerek cevap verir. İşadamı: “Yine de tüm gün çalışmalısın. Hatta gece gündüz. Aileye ve oğlun Ali’ye daha sonra vakit ayırırsın. Bu yaptığın iş değil ki...” Balıkçı şaşkın şaşkın sanayiciye bakarak, “Neden?” diye sordu. “Gül gibi geçinip duruyoruz işte. Huzurum yerinde. Ailem mutlu. Oğlum Ali, ondan da mutlu.”
İşadamı gülerek, “Olur mu öyle şey” diyerek şöyle devam eder sözlerine, “Hayat yanlızca geçinmek değil ki başka şeyler de var. Kazanacaksın... Çok kazanacaksın... Sonra eğleneceksin... ” Balıkçı “Başka?”
İşadamı balıkçının yanına gelerek, kaldığı yerden anlatmaya devam eder: “Bence balık tutmaya daha çok zaman ayırmalısın. Onunla daha çok balık tutup daha fazla para kazanarak tekneni büyütmelisin. Onunla daha çok balık tutmalısın. Daha fazla kazanacak, kazandığınla modern avlanma tekniği satın almalısın. Bir kaç balıkçı filon olacak. Derken, zamanla şirketleşeceksin. Sonra zamanı geldiğinde dünyanın her yerine balık ve balık ürünlerini satacaksın.”
Balıkçı sanayicinin anlattıklarını anlamaya çalışarak, “Bütün bunlar niçin yapılır ?” diye sorar zengine...
İşadamı; “Nedeni para! Çok paran olacak. Eğleneceksin... dünyayı gezeceksin...Aileni mutlu edeceksin.. Ama bütün bunlar hesap kitap işi.... Öyle kolay değil. Balıkçı, “Peki sonra?” İşadamı devam eder; “İşler yoluna girip adamakıllı zengin olduktan sonra, istersen emekliye ayrılır, küçük temiz ve gürültüsüz bir balıkçı kasabasına yerleşirsin. Artık keyfin çektikçe balık tutarsın. Kalan zamanını ailene ayırırsın. Onları parkta ormanda gezdirirsin..Akşamları evinizde birbirinize eski günleri anlatır, gitar çalar onları mutlu edersin. Nasıl anlattıklarım hoşuna gitti, değil mi? Balıkçı mütevazi bir edayla yapıştırır cevabı: “Dostum bütün bu anlattıklarını ben zaten şuanda yapıyorum. Ailemi, eşimi çocuklarımı, hayatımı ve mutluluğumu neden sonrasına erteliyeyim ki ? Hem önümüzdeki yıla kadar yaşayıp yaşayamayacağımın garantisi yok ki... Ayrıca dünyalara değişmeyeceğim aile mutluluğumu, dünya mutluluğuna niye değişeyim? ”
Sanal alemden, güzel bir yazı daha...
Hayatını, gençliğini para uğruna heba eden ne kadar çok insan var etrafımızda... Para, pul, güç herşeyden önemli olmuş ve hayat denen girdabın içine kaptırırsan kendini, bunlar olmadan yaşaman imkansız gibi! o yüzdendir, hayattan kendimi koparma isteği...
Ders alınacak bir hikaye; ama gel gör ki bir işe yaramayacaktır da büyük ihtimalle..
Related news items:
Newer news items:
Older news items:
|