|
Yıllar önce TRT ekranlarında orhan bolaç'ın icat ettiği fakat aklımıza erkan yolaç'ın 'mehter marşıyla geliyorsunuz, izmir marşıyla gidiyorsunuz' sözleriyle renk kattığı bir evet hayır yarışmasını izliyorduk; hem de büyük bir heyecanla... Evet veya hayır dediklerinde nasıl kahkahalar attığımızı ve 'ben kesin evet demezdim' gibi artistik cümleler kurduğumuz anı hala hatırlıyorum; güzel günlerdi. Bugünlerde daha da sık duymaya başladığımız 12 eylül 2010 referandumu hakkında duyduklarımızda malesef bahsettiğim yarışmadaki gibi daha çok evet ve hayır ekseninde dönüyor; fakat bu bazılarımızı bu durum hiç güldürmüyor, aksine endişelendiriyor.
12 Eylülde yapılacak referandum hakkında, değişiklik metnini hazırlayan iktidar partisi ile muhalefet seçim mitinglerini andıran çalışmalarına hız verdiler ve belirledikleri illerde düzenledikleri mitinglerle neden evet veya hayır denmesi gerektiğini anlatmaya çalışıyorlar. An itibariyle sadece benim değil, cumhurbaşkanımızın bile dikkatini çeken konu ise şudur: iki tarafta birbirleriyle düello ediyorlar. Yani, aslında anlatılan bir şey var ama bunu yaparken araya soktukları 'soy, ırk, geçmiş, gelecek, yaşananlar' gibi kavramlar yüzünden vatandaşlarımızın ilgisi ne yazık ki anayasa değişikliği metninden çok söylenen bu sözlere kayıyor ve verilecek oyun rengini de bu söylemler belirliyordu.
Referandum kararı kesinleştikten sonra okuduğum gazete metinlerinde belki 1-2 kez tüm maddelerde nelerin değişeceği konusu işlenmişti, bu durumda bir çok kişinin gerçekte değişeceklerden habersiz olduğunu gösteriyordu. Ve bu konuda açıklama yapan - parti liderleri dahil - hep belirli konuları kendilerine seçmişler ve propagandalarını bu konular üzerinde işliyorlardı; tabii muhalefet dışında! Muhalefet, taktik belirlerken 80 li yıllarda Kemal SUNAL'ın o unutulmaz filmlerinde söylediği sloganlara benzer sloganlar kullanarak hayır cephesini oluşturmaya çalışıyorlar ve AKP düşmanlığı olgusunu da yanlarına alarak bu cepheyi daha da büyütmeye çalışıyorlardı. Nasıl mı?
İnternetin nabzını tutan sosyal paylaşım siteleri ile sözlük sayfalarında referandum konusunda yazılan yazılar, genellikle farklı. Sosyal paylaşım sitelerinde ( örneğin facebook ) evetciler ile hayırcılar genellikle kendilerini belli ediyorlar; sözlüklerde ise daha çok hayırcılar revaçta olmasına rağmen hayır deme sebeblerinin hiçbirinde yeni anayasa metniyle alakalı bir ibare yok. Genel anlamda hayırcılar incelendiğinde ise ortaya çok acınası bir durum çıkıyor bana göre: hayır deme sebeblerinin anayasa değişiklik maddeleriyle alakası yok.
Ülkemizde anayasa değişikliklerinin seyri incelendiğinde, ilk anayasayı saymassak genellikle ordunun etkisini görüyoruz. Bunun sonucunda yapılan maddelerde askeriye ile ordunun yapacağı icraatlarda dönem şartlarına uygun şekilde inşa edilen yargı sisteminin ne kadar doğru olduğunu tartışmaya gerek yok: 21. yüzyıl ülkelerinde örnek olarak verilebilecek bir çok anayasa metninde demokratik olarak yer alan bir çok kuralcıklar bizim anayasamızda kendine yer bulmaya daha yeni yeni başlamışken, yapacağımız referandum neticesinde bir çok uzman tarafından 'daha demokratik' bulunan değişikliklere hayır demenin bir izahi açıklaması yoktur.
Bir önceki paragrafa dönecek olursak, hayır cephesinin hayır deme sebebleri içinde herhangi bir anayasa metnini eleştiren taraf yok. Olayı 'seçim propagandası'na indirgedikten sonra belirli mesajlar kullanarak referandumda hayır oyu vereceklerini söylüyorlar, bunlar ise;
- AKP zihniyetine hayır
Bir kere %50 ye yakın oy alan bir parti için bu ibareyi kullanmak, bencillik olsa gerek... Tamamıyla mükemmeli arayan zihniyetin söyleyebileceği bu cümle, insanın aklına şu soruyu götürüyor: peki o zaman senin önerdiğin zihniyet ne?
Burada devreye diğer partiler giriyor fakat o partilerinde ne olduğunu, ne durumda olduğunu da başka bir yazıda anlatmak gerek.
- AKP kadrolaşmak istiyor
Bunun çıkartılacak yasalarla alakası nedir bilemiyorum; komplo teorilerinden biri. Bu zamana kadar gelen hükümetlerin yaptığı atamalar sonucunda oluşan bürokrasinin durumu şuan ortada.
- AKP ülkeyi satıyor
Bunu, araştırma yapmayıp papağan misali söylenen sözü aynen alıp ileten kişiler söylüyor genellikle: ekonomik olarak kazancı hesaba kattığımızda ortaya çıkan sonuç satmak değil, kazandırmak olsa gerek... Devlet neden bütün bunları yapamıyor peki? sorusunu ise zamanında ülkemizde yapılan kadrolaşma neticesinde oluşan niteliksiz bürokrasi yüzünde bu durumda diye cevaplayabiliriz.
- AKP şeriat istiyor
Bu zaten içlerinde en komik olanı; zamanın behlinde başbakanın yaptığı konuşmaları sürekli sürekli gündeme getirip, bu tezlerine destek bulduklarını zannediyorlar. Fakat aynı kişiler örneğin ahmet hakan da yaşanan değişimi normal karşılıyorlar; insanlar değişir. Hep aynı düşünce de kalacak değiller ya?
Bunun gibi bir çok sebebleri var, başbakanın talibanlarla beraber çekilen resimlerinden tutun da 'ananı da al git' gibi onaylanmayan görüntülerine kadar bir çok şey paylaşılıyor, konuşuluyor... Peki ya bunların anayasa metniyle alakası ne? Hala cevap yok.
Bütün bunlara muhalefette çanak tutuyor, örneğin ülkemizin en eski partisi olan chp ' nin başkanı sanki seçim mitingleri yapar gibi seçimlerde 'burayı şehir yapacağım, fakir insan kalmayacak' gibi söylemler kullanıyor. İzleyenlerde alkışlıyor. Hala akıllanmadık mı?
Değişecek anayasa metnini okuduğumda, yıllardan beri okullarda öğrendiğimiz temsilde adalet kavramının şuanki anayasada çok eksik olduğunu gördüm; yaş kararları, hsyk kararları, darbe girişimlerinde bulunanları durumları gibi konularda ne kadar eksik bir metnimiz olduğunu gördüm. Zaten belirli dönemlerde yapılan müdahaleler neticesinde yeterince kirlenmiş bir yargı sistemi ile bu sisteme karşı koymamızı sağlayacak, destekleyecek bir yasanın olmadığını gördüm. Elit kesim için gerçekten bir güç haline gelen anayasa gördüm karşımda... Fakat ya değişiklikler? Bir çoğunu değiştirecek, biz insanlara daha demokratik bir anayasa metni oluşturacak...
Anayasa metnine karşı çıkan zihniyetin farkında olmadığı bir gerçekte , bu yasaları hazırlayacak kişinin her zaman iktidarda olan kişiler olduğudur. İktidarda olan partiyi seversiniz veya sevmezsiniz; siz çıkartılan yasaların size katkısının ne olduğu noktasında düşünmelisiniz. Önemli bilim adamları, hukuk profesörleri bas bas bağırıyor: yeterli olmasa da eski anayasaya oranla daha demokratik, daha temsili bir anayasa metni çıkacak ortaya! O zaman buna hayır demenin mantık izahı nedir?
Ve hayır derseniz kazancınız ne olacak? Bugün ülkeyi kaosa getiren bir anayasa ile yaşamaya devam edeceksiniz... Darbeye zemin hazırlayan kişilerin yüzlerinin tekrar gülümsemesine sebeb olacaksınız... Bir sağdan bir soldan aldık diyen zihniyetin doğru yaptığını onaylayacaksınız... Önemli davalara müdahil olup, suçluların yakalanmasını engelleyen bir yapının aynı şekilde devam etmesini sağlayacaksınız... Kadınlara, engellilere daha fazla hürriyet, daha fazla imkan sağlanmasını engelleyeceksiniz... Verdiğiniz oyun devletin kurumlarında daha fazla oranda temsil edilmesini engellemiş olacaksınız... ....
Daha çok şeye sebeb olabilirsiniz!. Şöyle düşünmeyin sakın: ülkeyi satan, şeriat isteyen, sevmediğim bir partinin anayasa değişiklik metnine evet demem. Bu aşırı basitliğe kaçmanız demektir. Çünkü zaten eğer bunları yaptıysa, yapılacak değişikliklerle daha fazlasını ya da daha azını yapmayacak. Eğer öyle düşünüyorsanız onun cezasını 2011 seçimlerinde vereceksiniz. Ama varolan eskimiş, demokratiklikten yoksun bir yasayla devam etmek mi istiyorsun? Durma o zaman...
Jim Carrey'in o ünlü komedi filmlerinden biri olan Bay Evet geldi aklıma; inadına, herkesin inadına herşeye hayır diyen bir karakteri canlandırmıştı.
Yazımı, günümüz gazete köşelerinde yazılar kaleme alan usta yazarların klasikleşmeye doğru giden yazı sonu 'günün sözü' öbeğine benzer bir şekilde bitireyim:
Ben ölünce tek elimi tabutumdan dışarı çıkarın... Çıkarınki insanlar padişah olan kanuninin dünyadan eli boş gittiğini görsünler.. Kanuni Sultan Süleyman... Velhasıl, hepimiz bu dünyadan göçerken peşimize bir şey almayacağız: partizanca düşünmek yerine sadece metne odaklanalım derim, dedim, siz de tekrar bir düşünün...

Related news items:
Newer news items:
Older news items:
|
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için