| Yılmaz Özdil neresiyle yazıyor? |
|
Kendisini ilk başta bir programda izlemeye başlamıştım, adını unuttum bu programın: fakat istediğini, özgürce söylemesi: hem de kabadayı gibi bağıra çağıra, hoşuma gitmişti o zaman. Fakat sabah gibi, hürriyet gibi gazetelerde yazdığı için bu gazetelere olan " haklı önyargım " nedeniyle yazılarını takip edemiyordum. Ta ki 5 gün önceye kadar... Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinin en sağlıklı sonucu haberlerin daha çabuk yayılması. Bu vesileyle " övgü dolu mesajlarla süslenen " bir iletinin sonuna yılmaz özdil'in " Yargıyı tok et, yürüt " ( ki sayfa linki bu: http://bit.ly/b5lQ3P ) başlıklı yazısı eklenmişti, hemen açtım; çünkü iletiyi paylaşan kişi pek bu tip şeyler paylaşmazdı. Merakıma yenildim yani burada... İyi ki okudum mu? bunu hala bilmiyorum. Bu 5 günlük süre zarfında yazarın yazısı hakkında her gün yazı yazmak istedim, fakat kendime engel oldum. Çünkü o bir hürriyet yazarı, milyonlarca kişi tarafından okunuyor belki de... Ya ben? beni belki de kimse okumayacak, neden yorayım kendimi... Blogluyorum işte!!! Tabii ki bu 5 günlük süre zarfında diğer yazılarını da okumak zorunda kaldım ve hakkında yazacaklarım da birikti de birikti... Kendisinin ilk yazısını okuduktan sonra - ki anayasa paketinden bahsediyor yazısında - hemen anayasa paketini incelemek istedim, hepsini okudum. Yasalardan aşırı anlayan biri değilim, sade bir vatandaşım: yılmaz özdil gibi... Fakat şansa bakın ki hem komşum hem de üniversiteden hocam olan , hukuk derslerimize giren Prof. Hakyemez'in yazısının nete düştüğünü gördüm. ( Ki o da burada: http://bit.ly/cEfv8h ) İki yazıyı karşılaştırdığımda ne yapacağımı bilemedim; çünkü bu iki yazıyı okuyan herkes sanır ki iki tane anayasa paketi var! Bu yazıdan sonra bu insanın demokrasi fakiri olduğuna karar verdim, çünkü anayasa paketinde her ne kadar tbmm'nin varlığı düşşe de ve kapatılacak partiyi her partiden 5 kişinin katılacağı karma bir komisyonun karar vereceği bir değişiklik önerisi olsa da bu adam yine bildiğini okuyor; bu ülke de AKP'nin anayasa değiştirme hakkı diğer partiler kadar yok mu? Neden bu kadar kızıyor, olayı futbola, jet fadıla sürüklüyor ki? güya tek akıllı kendisi!!! İlk yazısını saolsun hocamızın yazısı sayesinde bertaraf ettik, keşke hocamızın yazısını kendisi de okusa; bir nevi hocamız cevabını vermiştir diye düşünerek bu konuda yazı yazmamaya çalıştım ama ertesi gün ki yazısı: yine sinirlerim tepemde! ( ikinci yazısı için : http://bit.ly/acON6I ) Bu adamın kendi hayal dünyasında mı yoksa başkalarının(!) düşüncelerini sayfasına taşıma gayesinde mi olduğu arasında kalakaldım. Çünkü, medyamızda her ne kadar şuan ki anayasa değişikliklerinin bile iyi bir gelişme olmasına rağmen avrupadaki/amerikadaki emsallerine nazaran hala eksikliklerinin olduğunun söylenmesine rağmen, bu şahıs yine bildiğini okuyor! Neymiş efendim: cumhurbaşkanı anayasa mahkemesine 2 kişi seçecekmiş. Cübbeliyi, nihat doğanı seçsinmiş! Böyle bir eleştiri mantığı olur mu? Sanane kimi seçeceğinden; HSYK'dakilere dokunulmazmış. Nedenmiş? Onlarda bu ülkenin vatandaşı değil mi? Bu adama biri terlik fırlatsın lütfen! Yine yazmak istemiyorum, sınavlarım var. Ama her gün kalktığımda bu adamın yazısını merak edip açıyorum. 3. yazısı: Hukuku niye sevmiyorlar? : http://bit.ly/c8wpKS ) Kendini akıllı sanıp, googlede arama yaptığını düşünüyorum bu metni bulduğu için: çünkü akp düşmanlarının kullandığı argümanlardan biri olan anayasa mahkemesi ile danıştayın " iptal " kararlarını yazmış sayfasına: belki de hepsini yazmış oraya. Ve bunun sonucunda, hukuku sevmediklerinden anayasayı değiştiriyor kanısına varmış. İşte insan zekasının son örneği, ben bu adamın neden ve nasıl hürriyette yazdığına hala hayret ediyorum ve tek açıklamam var: aydın doğan'ın isteklerini iyi yerine getiriyor!. Yazısını okurken öyle üzüldüm ki; anlatamam. Yök'ün katsayı kararına karşı danıştay'ın kararını bile yazmış. Hukuktan anlamayan birinin böyle bir yazı yazması ne kadar mantıklı? E be adam, sen yazarsan, sen gazeteciysen haklı olan danıştay yök kararı mağdurları hakkında yazı yazsana? işine gelmiyor değil mi, bre adam! 4. okuduğum yazısı konusunda ( ki şurada: http://bit.ly/ap8ali ) benzer düşünceler içerisinde olduğumu söylemeliyim: çok fazla makam aracımız var. Fakat şu da var: yabancı ülkelerde valiler felan o kadar halk içine çıkmazlar, bunu araştırsınlar göreceklerdir. Ve en doğal haklarıdır valilerimizin güvenliklerini vs. sağlamak için makam aracı kullanmaları. Yurt dışı ile kıyaslarken nufüsumuzu, il-ilçe sayımızı da gözönünde bulundurmak gerekir; bir ilin makam aracı varken diğer ilin olmamasının da şikayet konusu olacağını düşünmeliyiz. fakat burada asıl yanlış bulduğum makam araçlarının mercedes vs. olması. Bunun yerine yerli üretim olan renault gibi markalar seçilebilirdi; tabii teknik özellikleri bilmiyorum. Ve şunu da eklemek istiyorum: yurt dışında daha çok oto kiralama olayı gelişmiş, bunu da dikkate almak gerekir. Biraz sinirim yatıştı derken, yine kendi içinde tezat oluşturan 5. yazısını okuyorum şuanda; ( ki şurada: http://bit.ly/97Dbie ) Adam hem anayasadaki bir durumu kötülerken, değişiklik taleplerini de eleştiriyor. Bu nasıl bir mantıktır? Bu adama biri benim yerime terlik fırlatırsa, duacısı olacağım... Maillerime bakmıyor; umrunda değiliz zaten... Halkımız hakkında söyledikleri şeyleri buraya yazmıyorum; işine geldiğinde başbakanı eleştirmesini biliyor ama ya kendi?. Sabah gazetesinden uzaklaştırılmasını AKP yönetimine bağlayanlar, gazete yazılarını okursalar iyi ederler: çünkü ben yazılarını okudum bu yazı vesilesiyle. Patron iyi , sabırlı davranmış yine de: yazılarında patronunu bile kötüleyen, kendi gazetesindeki kişiler hakkında isim vrmeden konuşan biri için AKP'nin araya girmesine gerek yok: direk patronu postalamıştır!. ( Şimdi ki patronunu da suçlasın ya? Vergi kaçırdı; devletin fazla makam aracı almasını eleştiriyorsun da devletten para kaçıran patronunu eleştirsene? yemiyor şimdi değil mi?. ) Şuan için Aydın DOĞAN'ın gazetesinde yazı yazan yılmaz özdil, şuanlık onun istediklerine uygun yazılar yazıyor: sürekli iktidarı kötülüyor. Başka bir şey yazdığı yok: güncel bir yazar yani : ) hehehe. Şuan ki anayasamızın savunulacak bir tarafı yok ki, yılmaz özdil boş yere bağırıyor ( halk arasında bir laf vardır ama bunu buraya yazmayayım, ben onun seviyesine düşmeyeyim! ) Yapılan düzenlemeleri her ne kadar tam olarak kimse beğenmese de bilimsel olarak ve avrupadaki demokrasinin üstün olduğu ülkelerin seviyesine yakın iyileştirmeler olarak baktığımızda iyi ve yerinde bir adım olarak görmek en doğrusu değil mi? Yılmaz Özdil'e diyecek laf bulamıyorum... Fakat sizlerden ricam, ilk yazısıyla bağlantılı olarak hocamın da yazısını okumanız... O zaman kimin yazar olduğunu göreceksiniz. Artık rahatladım : ) Newer news items:
Older news items:
|
| Rastgele Haberler | |
Sitemdeki yazıları alıntı olduğu belirtilmeden başka sitelerde yayınlanmamasını RİCA EDİYORUM, içeriklerin hepsinde EMEK vardır. Lütfen biraz saygı gösterelim. İçerikleri alıntı olduğunu belirterek ve web sayfamın linkini de ekleyerek paylaşımda bulunabilirsiniz. Anlayışınız için teşekkür ediyorum. İYİ BLOGLAMALAR! ^_^
Yorumlar
yazınız gerçekten çok ilginç. :) profesör sade vatandaş ayrımı yapmaya gerek yok bazı konularda... çünkü memleket meseleleri önemlidir. ki eğer sizin gibi düşünürsek, profesörün doğru söylediğini ve böylelikle doğru yazıyor dediğiniz özdil'in yanlış yazı yazdığını anlarız. ki zaten öyle aslında. :)
Ben 5 yazısı üzerinden yorum yaptım zaten. Eskiden ben de beğeniyordum ama everestin tepesinde başladığı işinde şuan o kadar yüksekten aşağıya doğru son sürat iniyor. :)
yorumunuz için teşekkürler.
yazınızı saygıyla okudum linklere de tekrar tekrar baktım fakat tek bir şeyi anlamadım neden prof. Hakyemez hocamızla sayın özdil' in yazısına aynı çerçeveden baktınız sonuçta biri bizim gibi sade vatandaş diğeri profesör ayrıca şu da insani açıdan bakınca bir insan ne kadar güzel şeyler yaparsa yapsın tek bir hata yaptığında yaptığı bütün iyiliklerin üstünün o kötülükle örtüldüğü çoğu kez görülmüştür.say ın özdil hep bu iyiliklerin üzerlerini örten kötülükleri ortaya kendi üslubuyla koyuyor olması patronunun dediklerinin yaptığından dolayı mıdır. anı şekilde sayın çölaşan'ın hürriyetten kovulması aynı patronun dedikerini yapmadığından mıdır? size taraflı demiyorum sayın özdil e de taraflı ve araştırmadan yazıyor demiyorum çünkü yazdıklarında abartı olsa bile doğruları yazdığına eminim saygılarımla mert
Öncelikle yorumun için teşekkürler.
Yazımı ben tekrardan okudum, düzeltecek bir kısım bulamadım. Fakat eğer dediğiniz gibi yılmaz özdilin yazısını okuduktan sonra diğer bahsettiğim yazıları okursanız: benim yazımı okumanıza gerek kalmaz, doğruyu söyleyeni bulurdunuz. Sanane lafını eğer özdili izleyen biri olsaydınız, ona verilecek cevapta normal karşılardınız. Çünkü o da bu tip tepkileri çok kullanır.
Fakat, sinirle yazıldığı konusunda hemfikiriz. :)
Sonuç olarak biraz sinirle ve kötü yazılmış bir eleştiri yazısı olmuş.
halkı savunan kişinin tarafı olmaz.....
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için