| Öğrenim Öğrencisi |
|
Öğrenim gördüğümüz üniversite de bile televizyonda izleyip üzüldüğümüz, keşke olmasın dediğimiz sahneler yaşanırsa; gelecekten ne bekleyebiliriz ki?. Ne mi diyorum: eğitim - öğretim sistemimiz berbat!. Doğudaki okulları biliriz az çok; tv den gördüğümüz kadarıyla: 1 den 5.sınıfa kadar herkes tek sınıftadır ve tek hocaları vardır; herkes aynı sınıfta sıkışa sıkışa öğrenim görür, tabii buna öğrenim derseniz! Peki bunun üniversite ile alakası nedir?. Açıklayayım: Ülkemizde herkesin üniversite okuma hakkının olduğunu kabul ediyorum; fakat binlerce öğrencinin yanlış ve adaletsiz bir sınav sistemi ile üniversite sıralarına gönderilip oradaki sisteme adapte olmalarını beklemek ne kadar doğru?. Sonuçlarını iyi irdelemedikten sonra nasıl bir başarı elde edilebilir ki?. Evet, ülkemizin çoğunun üniversite okumuş olması ülkemiz için iyi bir şey olacaktır ama ne okuyor, nasıl okuyor, okuduğundan bir şey anlıyor mu; bunları irdelemek doğru olmaz mı?. Bugün bir derse girdim, ders 2. sınıf tek numaralı öğrencilerin dersi: fakat o derste çift numaralı öğrenci de var, gececi de var, 3.4.5.6 sınıf öğrencisi de var... var oğlu var... ama sınıf kaç kişilik?. Buna kesin cevap veremeyeceğim ama 4 kişilik sıraya 6 kişi, tek kişilik sıraya 3 kişi oturdu dersem; herhalde durumun vahimetini ve doğu illerinde gördüğümüz manzaranın aynısının olduğunu siz de anlamış olursunuz!. Bazıları şunu diyebilir: dersi geçememiştir, oradadır. Evet, ben de o yüzden zaten oradayım ama bu kadar öğrenci neden?. Daha geçen yıl hükümet neden yaptı bilmiyorum ama öğrenci kontenjanlarını yüksek miktarda artırdı; bu da bana kalırsa eğitimin kalitesini düşürecek bir hamle oldu ama halihazırda okuyan biz gibi öğrenciler geçemedikleri dersleri kalabalık ortamlarda hem de en arka sıralarda dinlemek zorunda kaldı. [ geçseydin kardeşim demeyin, geçsek bu sefer başka derslerde olacaktı bu durum! ] Yani demem o ki; eğitim sistemimiz neden bu kadar kötü? ben bu yazımda sadece üniversitede okunulurken yaşanan bir kısmını anlattım. Bu sorunun daha ötesi var tabii ki; gerçekçi olmayan, adaletsiz bir öss sistemi... İlk okuldan itibaren verilen yanlış eğitim... Öğrencilerin yanlış yönlendirilmesi... vs. vs. İstemediğim bir bölümde okuyorum; bu tip sıkıntıların farkındayım fakat danışman hocam bana: sisteme ayak uydurmak zorundasın diyebiliyor... Ya da bir hocam bizlere " sizlere gelecek için güveniyorum " çocuklar diyor... Bu yanlış sistemin sonucunda nasıl bir güven duyuyor ki bize?. İmza olayı var bir de; yoklama için... Çocuk derse kitap getirmiyor, defter getirmiyor... İmza atıyor, telefonuyla oynuyor. neden? Dersten devamsız kalmayayım, gerisine bakarız! Böyle bir zihniyet oluşturuyor... Ya devamı?. Soru sorun ama abuk subuk soru sormayın diyor hocalar; ben nerden bileyim senin abuk subuk kıstasın ne? Öğrencileri şekilden şekile sokuyorlar... Böyle eğitim olmaz kardeşim... Ve Kazım Karabekir paşamızın, ordumuzun ve devletimizin unuttuğu paşamızın " eğitim " adlı kitabını bir an önce okumam gerek; yöneticilerimizin de okuması gerek...
Newer news items:
Older news items:
|
| Rastgele Haberler | |
Sitemdeki yazıları alıntı olduğu belirtilmeden başka sitelerde yayınlanmamasını RİCA EDİYORUM, içeriklerin hepsinde EMEK vardır. Lütfen biraz saygı gösterelim. İçerikleri alıntı olduğunu belirterek ve web sayfamın linkini de ekleyerek paylaşımda bulunabilirsiniz. Anlayışınız için teşekkür ediyorum. İYİ BLOGLAMALAR! ^_^
Yorumlar
Ama senin dediklerine katılıyorum; biz derste soru soramazken, hala 50 yıl öncesinin muhasebe kayıt yöntemlerini kullanırken, tahtaya kalkıp bir şey söyleyemezken, güncel konulardan bahsedemezken; ne öğrenebiliriz ki?...
Umarım Avrupa'dan her şeyi öğrenmiş bir şekilde gelir ve okulu bitirirsin..
Ve sana bir sır: okulu bitiren tüm abilerim, ablalarım şunu fix olarak bana söylediler " Biz okulu bitirdik ama birşey öğrenemedik. "
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için