Twitter Hakan KARA hakan kara - rss friendfeed google talk
English French German Italian Portuguese Russian Spanish

Kategoriler

Anasayfa Kategoriler Kişisel Yazılarım Son gündem konuları hakkında, kişisel karalamam
Son gündem konuları hakkında, kişisel karalamam
Forex
Ülkemizdeki anayasal süreci tam olarak irdeleme gücümüz olmasa da bildiğimiz birşey var: kuruluşumuzdan itibaren 4 kez anayasamız değişti!. Ülkemizin küçük sayılabilecek bu ömründe bu kadar anayasa değişmesine rağmen halen ülkemizde anayasa değişikliğinden bahsediliyorsa; bunu iki kez düşünmek gerekir.

Son günlerde, her gazeteyi açtığımızda bir haber karşımıza çıkıyor ( bazı gazeteler haberleri geçiştiriyor ya da kendince yorumluyor ama olsun ) : Albay Çiçek hükümeti devirme planı ve bunun yargısal süreci. Ortada bir belge var ve bu belge ile ülkede kaos çıkarma ihtimali var. Bunun soruşturulması için ise askeri mahkeme olaya el atmış ve kendince basına bir yasak uygulamış.. Olaylar nasıl cereyan ediyor, bilmiyoruz.Her gazetenin farklı açıdan baktığını düşünürsek, biz T.C vatandaşlarının hangisinin doğru olduğunu bilmesi için varsayımlarla değil de mantıkla ve belgelerle hareket etmesi gerekir. Ben de buna uyarak bir kaç gazeteyi alıp, okumaya başladım.

Öncelikle bu tür olaylarda bilgimiz yok ise başvuracağımız kaynaklar; bu işin ehli olanlardır. Okuyorum: görüyorum ki çoğu hukukçu askeri mahkemenin şuanki tavırlarını doğru bulmuyor! Niye böyle düşünüyorlar diye baktığımda görüyorum ki ülkemizde özgürlük - demokrasi - en güvenilen kurum denilince akla gelebilecek bir kurumumuzun ( adını siz biliyorsunuz ) basına yasak koyması.. 21. yüzyılda bu tip olayların eğer ciddi kanıtlar yok ise yapılmasına karşıyım; çünkü: neden korkuyorsunuz ki? Sonuçta bunu bir insan kurumda çalışırken yapsa da o kurumu tamamen temsil eden biri değil! O ve yandaşlarını elersin, çıkarsın özrünü dilersin: sorun biter! Tabii ki bir daha olmaması için önlemini de alacaksın. Sadece bu değil, işin ehli olanların görüşlerine sebeb olan askeri mahkeme kararları: bugün karar açıklandı ve diyor ki: bu belge fotokopidir, bu yüzden soruşturmaya gerek yok. Hadi canım! Bir belge fotokopi ise , demek ki bunun bir aslı vardır ve fotokopi üzerinde oynama y-a-p-ı-l-a-m-a-z. Askeri savcılığın böyle bir karar vermesinde tek sebeb vardır; çalıştığı yere kim soruşturma açabilir sorusunun cevabıdır! Savcılık, albayın lehine olanlara göre bir çıkarım da bulunmuş ve karar vermiş; halbuki buz dağının görünmeyen kısmı var! Oraya baksana?

Bu dava, sanırım askeri savcılığın çözebileceği bir dava değil; zaten anayasa da böyle bir kural olmamasına şaşırdım ama askerlerin askeri savcılıkta sorgulanması normaldir; fakat hükümeti düşürme çabaları veya ülkede kaos çıkarma çabaları sivil mahkemelere taşınmalıdır diye düşünüyorum. Ki haberlerden okuduğumuz kadarıyla istanbul savcılığı olaya el attı ve artık onlar kendileri arasında karar verip bu olayı ve/veya albayı ergenekon davasına tanık veya sanık olarak katacaklarını düşünüyorum; öyle de böyle de artık bu belge(ler) diğer davanın dosyaları arasına girmiştir. Bunun için sivil yargıya hiç olmassa güvenilmeli ve aşırı yorumlardan kaçınılmalıdır; bunu neden söylüyorum: çünkü deniz baykal beyfendinin açıklamalarını üzüntü ile dinledim. Bir insanın gerçekleri bilmesine rağmen, doğruyu görmesine rağmen yalan ve taraf konuşmak için nasıl çaba harcadığına şahit oldum.. Gerçekten üzücü; umarım gün gelir ülkemizde ana muhafelet partileri daha oturaklı, daha kaliteli görünürler ve ona göre işler yaparlarda ülkemiz için de iyi şeyler olur..

Ülkemizde bunları tartışırken, gündem bu konuyla kavrulurken sessiz sedasız cumhurbaşkanı çin'e gitti ve yanındaki milletvekillerinin arasında kim var dersiniz: DTP milletvekili! Cumhurbaşkanının yeni açılımından sonra olabilecek şeylerden biriydi fakat açıkcası bu kadarını beklemiyordum. Cumhurbaşkanı DTP konusunda Başbakana nazaran daha açılımcı ya da başbakanın bu eksikliğini tamamlar nitelikte. Bana sorarsanız; dtp'nin tutumunu değiştirmesi için baskı oluşturmaya devam edilmeliydi. Onları kendileri değil Halkla , medya ile sıkıştırmalıydılar; fakat ipin ucunu umarım fazla bırakmazlar çünkü şımarıklık hiç iyi birşey değildir!.

Evet, en başta anayasamızdan bahsediyordum ya birazcık; sonrasında da askeri savcılığın neler yaptığından.. Sivil savcılığa ne demeli? Atatürk üni.nde silahla öğrencilere ateş eden tutuklu 400 küsür günlük esaretten sonra ceza almasına rağmen serbest bırakıldı. Akıl almaz bir olay!. 400 gün nerde, 5 sene nerde! iyi halden dışarı bırakıldı desem, bu adamın durumu belli yaptıkları belli.. neyin iyi hali?. Hem artık avrupa birliğine uyum çerçevesinde değişik ceza türlerimiz var ve serbest bırakılsa dahi onlara çeşitli zorunluluklar sağlanabiliyor; okul boyamak, her gün kontrol gibi.. Bu adama ne yaptılar, tam anlamıyla haberlerde yazmıyor ama psikolojik tedavi benzeri bir uygulama çok iyi olurdu!

Trajikomik bir olaydan bahsedeyim mi?. 12 Eylül davası yüzünden yargılanan vatandaşlarımızdan bazıları bugünlerde hapse girme korkusu yaşıyor! Ciddiyim, eğer temyiz ddavası alehlerine sonuçlanırsa ceza alıp hapse girme durumları var... İşte bizim anayasamız bu!

Ülkemizde bunlar olurken, dünya dönüyor... Zaman geçiyor...
Gerçekten uğraşmamız gerekenler bunlar mı?.
Önümüzdeki senelerden sonra ülkemizde zorunlu eğitim 5 yaşına indirilecek; üniversitedeki eğitim kalitesi çok düşükken bu gencecik fidanları yeni öğretmenlere nasıl emanet edeceğiz? Bu öğretmenler yeterince donanımlı olacak mı? Peki ya tarihimiz. Ona ne kadar bağlıyız? Bir ermeni öldü diye hepimiz ermeniyiz nidası atanlar, hiç utanmayacak mı? vicdanları sızlamayacak mı? peki ya devlet... Gayri müslim vatandaşların kalabalık ortamlarda ne idüğü belirsiz gruplar tarafından öldürülmesinden sonra yıllarca aynı davayı çözemeden duracak mı?

Evet, işte zaman geçiyor...
Tahminim odur ki; eğer yeterli medya desteği sağlanamazsa albay davası kapanacak ya da tanık olarak ergenekona katılacak... Cumhurbaşkanı sonraki gezilerine DTP milletvekillerini çağıracak hatta belki de köşkte onları kabul edecek... Atatürk üni.nde ateş açan kendini bilmez kişi ileri de başka bir olaya karışacak...

Keşke böyle olmasaydı... Keşke insanlar kararlarını verirken başkalarının empoze ettiği bilgilerle hareket etmek yerine " insan olma " duygusu ile hareket etseydi; mantıklı kararlar verilebilseydi ve her ne olursa olsun sahte - gerçek ülkede kaos oluşturmak isteyenlere gereken cevap yandaşlarıyla beraber verilebilseydi... Fotokopi olduğu için... Ne kadar komik bir sonuç?

Related news items:
Newer news items:
Older news items:

 
Rastgele Haberler